27 Mayıs 1960 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti, tarihindeki ilk askeri darbeye tanıklık etti. Demokrat Parti (DP) hükümetinin devrilmesiyle sonuçlanan bu müdahale, ülkenin siyasi ve toplumsal yapısında kalıcı izler bıraktı. Milli Birlik Komitesi (MBK), 38 rütbeli askerden oluşan bir kadroyla yönetimi ele aldı. Peki, bu süreçte Alparslan Türkeş’in rolü neydi? Türkeş, darbenin planlayıcısı mıydı, yoksa olayların akışını yönlendirmeye çalışan bir figür müydü? Bu makalede, 1960 darbesini ve Alparslan Türkeş’in bu tarihi olaydaki yerini detaylı bir şekilde ele alacağız.
1960 Darbesinin Arka Planı
27 Mayıs 1960 darbesi, DP hükümetinin 10 yıllık iktidarının ardından, ekonomik sorunlar, siyasi baskılar ve ordu içindeki huzursuzluğun birleşimiyle gerçekleşti. MBK, darbenin lider kadrosu olarak Orgeneral Cemal Gürsel, Tuğgeneral İrfan Baştuğ, Tuğgeneral Sıtkı Ulay ve Tümgeneral Cemal Madanoğlu tarafından yönetildi. Geriye kalan 34 subay ise çeşitli görevlerle destek sağladı. Darbe, DP liderleri Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idam edilmesiyle sonuçlandı ve bu olay, Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde tartışmalı bir dönüm noktası oldu.
Alparslan Türkeş’in MBK İçindeki Konumu
Alparslan Türkeş, darbenin dört üst rütbeli planlayıcısı arasında yer almıyordu. Türkeş, MBK içindeki “14’ler” olarak bilinen grubun bir üyesiydi. 14’ler, darbenin başından beri müdahaleye karşı bir duruş sergilemiş, ancak bunu engelleyebilecek güce sahip değildi. Türkeş’in 1994 yılında kaleme aldığı 27 Mayıs ve Gerçekler adlı kitabında, DP hükümetinin politikalarına karşı ordu içinde artan bir hoşnutsuzluk olduğunu fark ettiğini ve bu konuda Adnan Menderes’i uyardığını ifade ettiği görülüyor. Bu uyarılar, sadece Türkeş tarafından değil, dönemin önemli isimleri Necip Fazıl Kısakürek ve Kadir Mısıroğlu gibi şahitlerin de katılımıyla yapılmıştı.
Türkeş’in Necip Fazıl Kısakürek’e söylediği iddia edilen “Darbeyi engelleyemeyiz, fakat içinde yer alarak kanlı olmasına engel olabiliriz” sözü, onun darbe sürecindeki pozisyonunu özetler nitelikte. Türkeş, darbenin kaçınılmaz olduğunu düşünerek, olası bir iç çatışma ya da kan dökülmesini önlemek amacıyla MBK içinde aktif bir rol almayı tercih etti.
Darbe Sonrası Türkeş’in Çabaları
Darbe gerçekleştikten sonra, Türkeş’in idam cezalarının önlenmesi için yoğun çaba sarf ettiği biliniyor. MBK Başkanı Cemal Gürsel’e defalarca mektup yazan ve bizzat görüşen Türkeş, Adnan Menderes ve diğer DP liderlerinin idam edilmesini engellemeye çalıştı. Ancak bu girişimleri sonuçsuz kaldı. Türkeş’in bu tutumu, onun darbe içindeki rolünün sadece bir destekçi olmaktan öte, olayların seyrini yumuşatmaya çalışan bir aktör olduğunu gösteriyor.
Darbe sonrası dönemde, Türkeş liderliğindeki 14’ler grubu, MBK içindeki Batı yanlısı politikaları benimseyen diğer üyelerle ters düştü. Sonuç olarak, 14’ler tasfiye edilerek yurtdışına sürgüne gönderildi. Bu durum, Türkeş’in darbe sonrası yönetimde etkili bir pozisyon elde edemediğini ve milliyetçi duruşu nedeniyle dışlandığını ortaya koyuyor.
CIA Belgeleri ve Türkeş’in ABD ile İlişkisi
CIA belgelerine göre, Türkeş liderliğindeki 14’ler grubu, Batı yanlısı politikalara mesafeli bir duruş sergilemişti. 1960 sonrası CIA raporlarında, bu grup “radikal” olarak nitelendirilmiş ve Batı yanlısı MBK yönetimi için bir tehdit olarak görülmüştü. Bu belgeler, Türkeş’in ABD tarafından desteklenen bir figür olmadığını, aksine Amerikan çıkarlarına karşı bir pozisyon aldığını açıkça ortaya koyuyor.
Türkeş’in ABD’den 50 milyon dolar aldığına dair iddialar ise genellikle ABD askeri ataşesi Fred Haynes’in anılarına dayandırılıyor. Ancak bu iddialar, orijinal birincil kaynaklarla desteklenmiyor. ABD arşivleri ve Türk kaynakları, böyle bir mali desteğin varlığına dair somut bir kanıt sunmuyor. Dolayısıyla, bu iddia tarihsel gerçeklikten ziyade spekülasyon olarak değerlendirilebilir.
Uzman Görüşleri
Konuyla ilgili uzmanlar, Türkeş’in 1960 darbesindeki rolünü farklı açılardan ele alıyor:
- Prof. Dr. İlber Ortaylı: “27 Mayıs darbesi, Türkiye’nin demokratikleşme sürecine büyük bir darbe vurmuştur. Alparslan Türkeş’in rolü, darbenin içindeki bir figür olmaktan öte, darbenin olası olumsuz sonuçlarını hafifletmeye çalışan bir aktör olarak değerlendirilmelidir.”
- Doç. Dr. Ahmet Demirel: “Türkeş’in darbe içindeki pozisyonu, onun milliyetçi çizgisini ve Batı yanlısı politikalara mesafeli duruşunu yansıtmaktadır. CIA belgeleri, Türkeş’in ABD tarafından desteklenmediğini, aksine potansiyel bir tehdit olarak görüldüğünü göstermektedir.”
Türkeş’in Rolü: Tablolu Anlatım
| Tarih | Olay | Alparslan Türkeş’in Rolü |
|---|---|---|
| Darbe Öncesi | Menderes’i Uyarma | Darbe tehlikesine karşı Adnan Menderes’i uyardı |
| 27 Mayıs 1960 | DP Hükümetinin Devrilmesi | MBK üyesi olarak darbe içinde yer aldı |
| Darbe Sonrası | İdamların Önlenmesi Çabası | Cemal Gürsel’e mektuplar yazdı, görüşmeler yaptı |
| 1960 Sonrası | 14’ler Grubunun Tasfiyesi | Yurtdışına sürgüne gönderildi |






















