1. Haberler
  2. Video Analiz
  3. Netanyahu’dan F-35 Çıkışı: Trump’ın Türkiye Mesajı Tel Aviv’i Neden Rahatsız Etti?

Netanyahu’dan F-35 Çıkışı: Trump’ın Türkiye Mesajı Tel Aviv’i Neden Rahatsız Etti?

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye F-35 savaş uçağı satışının yeniden değerlendirilebileceğini açıklaması, İsrail’de siyasi yankı uyandırdı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, CNN’e yaptığı açıklamalarda Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan sert ifadeler kullanırken, F-35 ihtimalinin bölgesel dengeleri etkileyeceğini savundu. Uzmanlara göre tartışma, yalnızca savaş uçaklarıyla sınırlı değil; Doğu Akdeniz’den NATO’ya uzanan geniş bir jeopolitik rekabetin parçası.


Trump’ın F-35 Mesajı Yeni Bir Tartışmanın Kapısını Açtı

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Ankara ziyareti kapsamında yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin F-35 programına dönüşünün yeniden değerlendirilebileceğini belirtmesi, Washington-Ankara hattında yeni bir sayfanın açılabileceği yönünde yorumlandı.

Trump’ın, Türkiye’yi “çok sadık bir müttefik” olarak tanımlaması ve F-35 konusunun yeniden ele alınacağını açıklaması, yalnızca Türkiye’de değil, Orta Doğu’da da dikkatle takip edildi.

Bu açıklamaların ardından gözler, uzun süredir Türkiye’nin F-35 programına dönüşüne karşı çıkan İsrail yönetimine çevrildi.


Netanyahu’dan CNN’de Sert Açıklamalar

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, CNN canlı yayınında kendisine yöneltilen, “Başkan Trump’ın F-35 yasağını kaldırabileceğini söylediniz. Bu konudaki endişelerinizi Başkan Trump’a ilettiniz mi?” sorusuna, konuyu Trump ile birden fazla kez görüştüğünü belirterek yanıt verdi.

Netanyahu, Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki kişisel ilişkiye değinerek şu ifadeleri kullandı:

“Sanırım herkes anlıyor ki, Başkan Trump’ın Erdoğan ile olan kişisel dostluğuna rağmen, bu Türkiye’yi ABD’ye dost bir devlet yapmıyor.”

Açıklamalarının devamında Türkiye’nin iç ve dış politikasına yönelik çeşitli eleştiriler yönelten Netanyahu, şu iddialarda bulundu:

“Aksine, ABD’den nefret eden Müslüman Kardeşler zihniyetiyle enfekte olmuş bir rejim. Hamas’ı, Hamas teröristlerini barındırıyor. Onları destekliyor, finanse ediyor. Muhaliflerini hapse attı, hepsini. Anlaşılamayacak kadar çok gazeteciyi hapse atıyor. Yani ABD’nin tam olarak örnek bir müttefiki değil.”

Netanyahu’nun bu ifadeleri, İsrail Başbakanı’nın değerlendirmeleri olarak kamuoyuna yansırken, Ankara’nın daha önce benzer suçlamaları reddettiği ve Filistin politikasını uluslararası hukuk ile insani gerekçeler çerçevesinde savunduğu biliniyor.


F-35 Tartışmasının Arka Planında Ne Var?

İsrail’in F-35 konusundaki hassasiyeti yeni değil.

Washington yönetimi, uzun yıllardır İsrail’in bölgedeki “Niteliksel Askeri Üstünlüğünü (Qualitative Military Edge – QME)” korumayı dış politikasının temel unsurlarından biri olarak görüyor.

Bu yaklaşım kapsamında İsrail’in teknolojik üstünlüğünü etkileyebilecek savunma sistemleri ve gelişmiş silah satışları, ABD’de her zaman ayrı bir değerlendirmeye tabi tutuluyor.

Türkiye’nin yeniden F-35 programına dahil edilme ihtimali de bu nedenle yalnızca iki ülke arasındaki savunma ilişkileri olarak değil, İsrail’in güvenlik perspektifi açısından da değerlendiriliyor.

Ancak son dönemde Washington ile Ankara arasında savunma alanında yeniden diyalog kurulması, dengelerin değişebileceğine yönelik yorumları beraberinde getiriyor.


Türkiye’yi Hedef Alan Yeni Suçlamalar

Netanyahu, açıklamalarının devamında Türkiye’nin bölgesel politikalarını da eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

“Ama bundan daha da kötüsü, bir NATO müttefiki olan Yunanistan’ı tehdit ediyor. Başka bir NATO ülkesi olan Kıbrıs’ın yarısını işgal ediyor. Ve en önemlisi, bunu doğrudan masaya koyuyorum, benim ülkemi, tek Yahudi devletini yok etmekle tehdit ediyor.”

Ardından sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“İki numaralı adamı, milletler arasında yerimiz olmadığını söylüyor ve bunun ne anlama geldiğini biliyorsunuz. Ve üç numaralı adamı, içişleri bakanı, Kudüs valisi olmayı dört gözle beklediğini söylüyor. Düşünebiliyor musunuz? Biliyorsunuz, biz egemen bir ülkeyiz ve bağımsız kalmaya niyetliyiz.”

Bu açıklamalar, Netanyahu’nun kişisel değerlendirmeleri olarak uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Türkiye ile İsrail arasında son dönemde giderek sertleşen diplomatik söylemin yeni bir örneği olarak değerlendirildi.


Tel Aviv’in Asıl Endişesi F-35 mi, Bölgesel Dengeler mi?

Trump’ın Türkiye’ye ilişkin olumlu mesajları ile Netanyahu’nun sert çıkışı birlikte değerlendirildiğinde, tartışmanın yalnızca F-35 savaş uçaklarıyla sınırlı olmadığı görülüyor.

Son yıllarda Türkiye’nin savunma sanayiinde kaydettiği ilerleme, yerli savaş uçağı projeleri, insansız hava araçları alanındaki teknolojik gelişmeler ve bölgesel diplomasi girişimleri, Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini yeniden şekillendiriyor.

Bu süreçte F-35 programına olası dönüş ihtimali, Türkiye’nin hava kuvvetleri kapasitesi kadar NATO içindeki stratejik konumunu da yeniden gündeme taşıyor.

Bu nedenle İsrail’in konuya yalnızca askeri değil, jeopolitik açıdan da yaklaştığı değerlendiriliyor.


Washington-Ankara İlişkilerinde Yeni Sayfa mı Açılıyor?

Trump’ın son açıklamaları, Türkiye ile ABD arasında son yıllarda yaşanan savunma krizlerinin yeniden masaya yatırılabileceğini gösteren önemli mesajlar içeriyor.

Özellikle CAATSA yaptırımlarının kaldırılabileceğine ilişkin verilen sinyaller ile F-35 programına yönelik olumlu yaklaşım birlikte değerlendirildiğinde, iki ülke arasındaki ilişkilerde normalleşme sürecinin hız kazanabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Böyle bir gelişmenin yalnızca Türkiye ve ABD ilişkilerini değil; NATO’nun güney kanadındaki güvenlik mimarisini, Doğu Akdeniz’deki askeri dengeyi ve bölgesel ittifakları da doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.


Jeopolitik Rekabet Yeni Bir Evreye Giriyor

Ortadoğu’da değişen dengeler, İran-İsrail gerilimi, Gazze’de devam eden kriz, Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti ve NATO’nun yeni güvenlik yaklaşımı birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’nin yeniden küresel güvenlik denkleminde daha merkezi bir konuma geldiği görülüyor.

Netanyahu’nun CNN’deki açıklamaları da bu çerçevede yalnızca bir siyasi polemik olarak değil, bölgesel güç dengelerine ilişkin kaygıların kamuoyu önünde dile getirilmesi olarak değerlendiriliyor.

Önümüzdeki dönemde Washington’ın F-35 konusunda nasıl bir yol haritası izleyeceği, CAATSA yaptırımlarına ilişkin atılacak olası adımlar ve Türkiye-ABD savunma ilişkilerinin seyri, yalnızca iki ülke açısından değil, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’in güvenlik dengeleri bakımından da yakından izlenecek.


Okuyucularımıza Söz Sizde

Sizce Trump’ın F-35 konusunda verdiği mesajlar Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir mi? Netanyahu’nun açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.

Netanyahu’dan F-35 Çıkışı: Trump’ın Türkiye Mesajı Tel Aviv’i Neden Rahatsız Etti?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.