Türkiye’de iktidar ve muhalefet üzerine “Oyun kurucu” olmak isteyen sadece Medya veya Vesayet odakları değil. Kuşkusuz Türkiye’deki “Yargı Tarihi” de en az TSK, MEDYA, BÜROKRASİ kadar “MÜDAHİL” sıfatıyla çoğu politik süreçte pozisyon almış ve kararlar vermiştir. Ve kuşkusuz Yargı söz konusu müdahil hamlelerinin çoğunu “Yasalar ve İçtihadları” ajandası üzerinden gerçekleştirmiştir.
Ve yine kuşkusuz “Yargı ile partilere müdahale” sicilinde CHP’nin eline kimse su dökemez. Çünkü CHP tarihi DARBE-VESAYET-MÜDAHALE-YARGI MARİFETİYLE İKTİDARI DEVİRME tarihidir.
O zaman şu kritik bir sorudur: CHP’nin kanında-kimyasında olan bu “Yargıyı siyasallaştırma” geleneği gibi AK Parti de bu yönteme arada bir başvuruyor mu? Yani CHP-KURULTAY-KAYYUM süreci de iktidarın yargıyı araçsallaştırması mıdır?
İki seçenek/ihtimal var:
Birincisi; Siyaset ( CHP kastediliyor) Adli kurumları/Hukuk sistemini yargılıyor; Hiçe sayıp; baypas etmeye çabalıyor; Bunun üzerinde Yargı unsurları da CHP’ye haddini bildiriyor!
Nitekim iktidar olan sürecin bu olduğunu söylüyor.
İkincisi; Gerçekten iktidar CHP’nin olası iktidarının önünü kesmek için Yargı gücünü “Yasalar ve içtihadları” esnekliğinde/Yasal satranç oyununa başvuruyor ev yargıyı politize ediyor.
Nitekim CHP de olanın bu ikinci seçenek olduğunda ısrar ediyor.
Hangisi?
Bence üçüncü bir seçenek var; ve bu seçenek işliyor: YSK ve YARGI arasındaki İÇTİHAD farkı politize oluyor!
Yani Türk tarihinde zaten var olan YSK ve Yargı arasındaki yetki-görev alanlarına ilişkin mevcut yasalar neredeyse yüz yıl öncesine ait düzenlemelerden oluşuyor ve reforma ihtiyaç var!…
Yani söz konusu süreç SİYASİ PARTİLER YASASI zemininde ihtiyaç duyulan reformun yapılmamasından kaynaklı ardışık durumlar yaşanıyor.
Kuşkusuz bu durumu iktidar kendi siyasi satrancında bir boşluk sayıp hamleler yapabilir; Muhalefet de kendi suçlarını bu gerilim içinde örtmek isteye bilir.
Ancak çok net bir fotoğraf var: Mevcut yasalarımızın çoğu onlarca yıl öncesine ait ve deforme edilmesi gerekiyor; başta siyasi partiler yasası olmak üzere.



