“APO’nun Çağrısı”nı önce biz deşifre edelim!
Mehmet Ali Birand’ın, PKK’nın ilk yıllarında yaptığı röportajda Öcalan’ın kurduğu cümleler bir videoya çevrilecek ve biz onu “Çağrı” diye dinleyeceğiz/izleyeceğiz. İşte sırasıyla onlarca yıl önceki her cümlesi ve yakında yapacağı çağrıdaki tercümesi.
1) Birand: “Asla Türki Ordusunu yenemeyeceğiniz ortada. Neden silahlar patlıyor?
DÜN/APO(nun söylediği): “Patlayan silah değil; İdeolojik yoğunlaşma. Ara bir durak. Kürt kimliğinin ( Kürt halkının kabul edilmesi) farkındalığını sağlamaya hizmet edecek. O gün geldiğinde silahlar susar; Çünkü Kürtler kimliğini ve liderini bulmuş olacak… Sizin ise Liderlik kriziniz var!…
BUGÜN/ÇAĞRI(Yaptığında söyleyecekleri): Kürt realitesini kabul ettirdik. Dünya bizi tanıdı. İdeolojik yoğunlaşma meyvesini verdi. Kürtler artık masada siyasi bir güç. Silahlar misyonunu tamamladı. Kürtlerin geleceği artık diplomaside… Kürtlerin siyasi kazanımları silahın gölgesinde yıpranmamalı…
2) Birand: Türklerin Liderlik krizi var derken?!
DÜN/APO(nun söylediği): Kürtler de bu topraklarda ter ve kan dökmüştür. Bu toprakların parçalanmasına karşıyız. İki halk bütün meselelerini halleder. İki halk herşeyi konuşarak çözebilir. O zaman biz de şiddeti durdururuz!… Cesur bir Liderinizin yok! Özal biraz cesaret gösteriyor ama yetersiz.
BUGÜN/ÇAĞRI: Kürtlerin Lideri olarak sesleniyorum; Kürtler de kendi liderlerini çıkarabilecek kabiliyete ulaştı. Bu kabiliyet artık siyasi lider üretecek kapasitededir. Çözümün adresi demokraside, parlementodadır. Silahlı mücadeleden amaç “Kürt siyasalı”ydı; bu gerçekleşti. Kürt halkı bu topraklarda geleceği belirlemede ve halkların kardeşliğinde gerekli siyasi kabiliyete ulaşmıştır. Silahlar bu sebeple bırakılmalıdır.
3) Birand: Kürtleri aldatmıyor musunuz? Kürtlerin çok azı sizi kabul ediyor. Kürtlerin temsilcisi gibi davranıyorsunuz? Bu Kürtlere zarar vermiyor mu?
DÜN/APO(nun söylediği): Kürtler lidersiz kalırsa kullanılır. Kürtlere benim liderlik etmem sizin de lehinizedir. Kürtler başsız bırakılırsa dünyanın oyuncağı olur. Türk halkıyla bir sorunumuz yok; Kürt halkının varolduğu realitesi inkar edilmek isteniyor. Bütün partiler meseleleri özgürce tartışacak olgunluğa gelirse; biz de anında şiddeti keseriz!…
BUGÜN/ÇAĞRI(yaptığında söyleyecekleri): Artık Kürtler ve Türkler birlikte geleceğe yürüyecek diyaloğa ulaşmıştır. Sadece Türkiye değil; Suriye dahil tüm Kürdistan bölgesinde Türkler ve Kürtler birlikte özgür, adil ve kalkınmış bir geleceğe yönelecek olgunluğa ulaşmıştır. Ancak eski günlere, haksızlıklara dönmemek için; Kürt halkına her türlü güvencenin verilmesi şarttır. Bu çağrıdan sonra; Devlet tarafından atılacak aşama aşama adımlara göre silahlar da bırakılmalıdır.
Birand: Siz tek lider misiniz? Siz söyleyince herkes kabul eder mi?
DÜN/APO(nun söylediği): Tereddütsüz. Bağlayıcıyım… Bana karşı çıkmayı hep denediler; sonuç alamadılar. Lider yönettiği kitleye rağmen tek başına yoluna devam etme kabiliyetidir. O ben de var!… Bana birşey olursa Kürtlerin işi çok zor; Paramparça olurlar… Arkamdan parçalanma istemiyorum. Kürtleri hem kürtlere hem Türk halkına karşı kullanacak çok adres var. Asıl hedef için önemli mesafe alındı. Benim liderlik etmediğim her süreç çok kanlı ve çözümsüz kalır!…
BUGÜN/ÇAĞRI(yapacağında söyleyecekleri): Bu çağrıyı kurucu lider olarak yapıyorum. Benim liderliğime herkes güvenmeli. Bana karşı gelmek bütün kazanımları yok etmek demek. Çağrım tarihi bir çağrıdır. Mücadelemizin geleceği için yapılmaktadır. İki halkın kardeşliği için yapıyorum. Bu çağrıdan ötürü ne Türk halkı ne de Kürt halkı beni “Hain” ilan etmesin!… Silahlı mücadele dönemi sonlanmalıdır! Demokratik mücadele için gerekli güce ulaştık; artık Kürtlerin her meselesini siyaset ve diplomasi yoluyla çözmek zamanıdır. Bunun için gerekli insan kaynağına ulaşılmıştır; gerekli tecrübe vardır.
( Şahsi fikrim: onlarca yıl önce Mehmet Ali Birand’ın yaptığı röportajdaki her cümleyi alın; yakında yapılacak Çağrının cümleleri ile karşılaştırın; birebir aynı olacağına tanık olacağız!… Peki bu gelinen aşamanın tam adı nedir? PKK karşısında artık sadece Türk Ordusu değil Suriye ordusu da var!… Silahı bırakmak dışında seçenekleri yok!… O nedenle pazarlık da yok!… APO’ya verilecek “Taviz” adına bir şey de yok!… Fakat bu çağrının beraberinde APO’nun bir “Tarihi şahsiyet” olduğu zımni kabulü ( Bir kısım Kürtçüler için ) kendiliğinden oluşacaktır.
Bahçeli’nin “umut hakkı” dediği aslın da tam da budur. APO’ya şu denmiştir: Yıllar önce iddia ettiğin gibi: “Koşulsuz liderleriysen bu örgütün! Göster! Ölmeden önce “Tarih sana umut hakkı versin!…”. Bu teklif bir katil için oldukça cömert bir teklif!…
( Değilse toplumun hafızasında ve vicdanında zaten “Katil” olarak mühürlenmiştir…)
Peki PKK?! APO’nun “Lider”leri olarak tarihe geçmesini ve kendilerinin ise sadece “Katil” olarak anılması zorlarına gitmeyecek mi? Gidecek!…
Bu şu demek: Türkiye ve Suriye ordusunun PKK’ya saldırması an meselesi!… “Son dakikada Çağrı İptal!” anonsu da ayrıca imkan dahilinde… Perde arkasında bir çok ülke yönetimiyle pazarlıklar sürüyor.
Bu arada Silah bırakacak PKK’lıların iltica edeceği ülke aranıyor. Irak kuzeyi en güçlü bölge.
Çağrı metnini yukarıdaki içerikte görmek sürpriz olmasın!
Analiz. Araştırmacı yazar: Servet hocaoğulları






















