1. Haberler
  2. Yaşam
  3. Kuzey Kıbrısın “Resmi dili” TÜRKÇE midir?

Kuzey Kıbrısın “Resmi dili” TÜRKÇE midir?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

  • Kuzey Kıbrıs Halkı ve Türk Devleti Neden aynı dili konuşmuyor?-
  • Kıbrıs’ın “SON”U-

( Bu yazıyla Kıbrıs seçim sonuçları analizini tamamlamış olalım. Ayrıca geçmiş bütün yazılar için yorum-müzakere notlarıyla katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum.)

Şimdi.. Konu “Devlet” ya; Türkiye ile Kuzey Kıbrıs halkı arasında “İki ( bağımsız/butik) Devlet” ve “Federasyon Devleti ( İki halk-Bir Devlet)” arasında fikir-zikir ayrılığı varya…

O zaman şu kritik soruyu sormamız lazım: Devletleşme talebinde “Devlet” yapmada ve halkı halk olarak yaşatmada DİL ve DİN ne kadar belirleyici? Daha keskin cümle kuralım: Devletleşme ve toplumlaşmada DİL ve DİN nasıl rol alıyor veya kullanılıyor?

Kuşkusuz bu çok tarihi bağlamı olan bir soru olduğu; müstakil kitap ölçeğinde analiz etmek lazım. Ancak biz seçim sonuçlarında DİL ve DİN anlayışın etkisini ve tabi seçilen Tufan Erhüman ile gündmeleşen Federasyon modelinde Dil ve DİN’in nasıl gerekçe kılanacağını çözümlemek istiyoruz. Çünkü seçimlerin sonuçları da sonrası da DİL ve DİN konusunu merkez konu kılacaktır. Zaten “Federasyon” dedin mi? DİL ve DİN konusunda uzlaşmak demektir!…

Kuzey Kıbrıs ile Güney Kıbrıs halklarının Dil ve Din konusunda uzlaşması mümkün mü?


1) KIBRIS HALKI “KARADENİZLİ” Mİ?

( Önce latife: Kardenizli dostlar Yunanistan’a gittiklerinde; Horon’dan Kuymak’a; Hamsiden Mıhlama’ya… yani özellikle mutfak ve halk bilimi unsurları arasındaki benzerliğe şaşırırlar. Zaten bunlar da genelde Fatih’in Trabzounu fethinden sonraki tarihsel süreçle ilgili. Başta Trabzon olmak üzere Doğu Karadeniz’de Türklerin hatırı sayılır bir kesimi “Rumca” bilir…)

Şimdi tarihte hiç sonuçlandırılamayan fakat malzeme olarak mutabakata varılan üç ana unsur vardır; Devlet ve halkı inşa eden: Dil, Din ve Soy/Irk.

Bu üç ana unsurun etkisi/lokomotifliği konusunda hem sıralama hem dozajı konusunda farklı tezler var!… Hatta insanın dil, din ve ırk ile kurduğu ilişkinin psikolojisi, sosyolojisi, anntroploji konusunda da çeşitlenmiş iddialar var. Ancak malzemede mutabakat var!

Şİmdi soralım: Kuzey Kıbrıs Halkı acaba Dil, Din ve Irk unsurlarını kendileri için nasıl “Halk/Toplum” ve “Devlet” kılma zekasında, ahlakında, tecrübesinde, iradesindeler ?

Mesela Dil, Din ve Irk unsurlarından bir toplum-halk çıkarmak için; Büyük-geleneklerle, ilmiye sınıfıyla, kültür-sanat birikimiyle, Dini ilimler ve dilin epistemoloji-semantik birikimiyle ve en önemlisi bunu yaşatan halk ile mümkün!

Bir sorun bakalım Kuzey Kıbrıs halkına; Hangi gelenek, örf, dil birikim, dini ilimler kurumsalı ve bu alandaki tarihe mal olmuş isimleri kimler? Hatta günümüzde şu an kimler? Tufan Erhüman mı? Pardon.. O seçilmiş Cumhurbaşkanı; günün siyasetçisi…

Peki… “İki devlet” diyorsak yine halk ve devlet olmanın koşullarında bunlar var. Kuzey Kıbrısta hangi birikim ve kimlerle olunacak halk-toplum ve devlet!

Hele hele, Federatif demek; Güney Kıbrıs halkıyla yani Rumlarla beraber yüzlerce yıllık ortak halk bilimi, dil etkileşimi, gelenekli-maruf kurumların olduğunu iddia etmek demek!

Bir Dil, Din ve Irk ile “Devlet” yapmak var!… Mesela bunun için; Dil-Din-Irk denklemi kurmak, halka benimsetmek ve oradan bir otorite çıkarmak ve o otoriteyi rejim, sistem, devlet ve millet ayalkarındna oluşan bir gelecek masası yapmak lazım. Türkler yapmış mesela “Devlet” dediğini..

Kuzey Kıbrıs halkının Dil, Din ve Irk unsurlarından “Devlet” yapacak hangi hafızası, geçmişi, otorite sicili var? Varsa şu an kim hangi kurum temsil ediyor?

Yoksa Kardeniz esprisince kuymak-mıhlama-horın benzerliği değil ki bu: Federasyon olsun: hatta iki devlet de bile önce halk olma devlet olma kapasitesi, salahiyeti lazım!…

Bana Dil, Din ve Irk nasıl çalıştırılır da halk ve devlet yapılır? noktasında Kuzey Kıbrıs halkı içinde kişi veya kurum ismi zikerdeck var mı?

Yoksa… Bir Kardeniz Fıkrası ile mi karşı karşıyayız!…


Din, Dil ve Irk yerine; Halk ve devlet olmaklık adına başka malzeme keşfi mi yapıldı?

Mesela: Rakı, Tango ve Dekolte’den bir Halk üretmek; Her yere direk uçuştan, AVM’den ve Sitakiden “Devlet” üretile biliyor mu?

Dolayısıyla;

Sandığa giden “Seçmen” şunu bilmelidir: Seçmen “Süpermen” değildir!…

Seçmen HALK ve DEVLET oldurtacak rol de değildir!…

Yani seçmen içip içip ” Biz Halkız! Şu şekilde Halk olacağız! Biz Devletiz; Her devlet haddini bilsin!…” derse; Promili yüksek politika ile bunlar olmaz. Ayrıca trafik kontrolü yapar gibi “Promili yüksek politika” kontrolü adına da iki de bir Kuzey Kıbrıs halkını kenara çekip “Üflermisiniz!….” demek de çözüm. Ne yapılacak; Yüksek çıkınca “Ehil olmana el koyduk!” mu denecek?

Kuşkusuz içip içip halk ve devlet üretilemiyorsa; içmeyip slogan atarak veya hayalci-komplocu tarih şahlandırmaları ile de olmaz!

Hasılı…

Tufan Erhüman’ın bir çok röportajını ve açıklamasını izledim-dinledim. “Masa Müzakerecisi” ağzı var!…

Güzel de ağız iyi laf yapınca da Halk veya Devlet olunmuyor!

Eğer Tufan Erhüman; Dil, Din ve Irk unsurlarından Halk ve Devlet oluşa hakimiyetini hem bu alanlardaki birikimli kadro hem de Kuzey Kıbrıs Halkının tarihten gelen bu üç unsura ilişkin köklü-gelenekli atlasını ortaya koyarsa…

O zaman şu cümleyi kurması hakkı var: Halk olma ve devlet oldurma yolundayız!…

Eğer bu yoldaysan… Adama sorarlar: Senin Türkiye’den ve onun öncesi olan Osmanlı’dan Dil, Din, Irk olarak bağımsız neyin oluşmuş, gelişmiş ki; sen Türkiye ile eşit statüde masada oturacak ve Türkiye ile pazarlık yapacaksın!…

Mesela Azerbeyca, Mesela diğer Türk devletlerinin hepsinin Dil, Din ve Irk unsurlarından ayrı bir Halk ve Devlet kuracak şekilde geçmişleri ve Anadolu Türklerinden bağımsız akan tarihleri var!

Kuzey Kıbrıs Halkının da Anadolu Türklerinden bağımsız akmış Dil, Din ve Irk tarihleri var mı?

Varsa… Zaten adı konulmamış bir Halk çoktan olunmuş ve tanınmasa da zaten gelenkli-köklü devleti yaşıyor!

Ha Tufan Ha Ersin! Ne Yazar!

Yok eğer; eline kalem alan köşe yazarları Türkiye’ye parmak sallıyor; Rakı sofralarında içip içip 1974 çıkarmasına laf sokuluyorsa…

Türk Devleti ve Aklı Promili yüksek politikacıların sadece aracını kenara çekip “Üflermisiniz!…” demez. KEndi üfürüğüyle devirir!…

Onun için… “Devlet” ve “Halk” derken… Neden bahsettiğimizi had bilerek konuşmak lazım.

Doğru olan: Kuzey Kıbrıslı kardeşlerimizin de bir Halk ve Devlet olması için onlarca yıl beraber çaba göstermektir. Bu çaba sürecinde Türkiye Cumhuriyeti Kuzey Kıbrıs ile “Muadil-Eşitlenmiş Muhatap” değildir!…

Kaldı ki, Türkiye Cumhuriyeti kendisini ( Osmanlı köküyle) Yunanistan ile bile muadil görmüyor!…

“Efendim…. Rumlar gibi olmuş çok insan var! Türkiye’yi sevmeyen ama rumları seven de çok!…” deniyor. Katılmıyorum!

Rakı sofrasında rumlarla içmek başka bir şey; Rumlarla Halk ve Devlet olmak bambaşka bir şey!

( Gerçi bizim ülkemizde Dil, din ve Irk unsuru kadar Halk ve Devlet olmanın asli unsurlarından birinin de “Rakı” olduğuna inanalar var :)

Tabi Zekanın rakısı ile rakımını karıştıranlar çıkar; ama daha çok fıkrası olur!

Kuzey Kıbrısın “Resmi dili” TÜRKÇE midir?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.