Önümüzdeki hiç bir ay hiç bir konuda “Normalleşme/İyileşme” süreci olmayacak!… İstisnasız devletlerin hepsi gelen dev dalgayaya doğru “devrilmeden yeni dalgayı karşılama” hamlesinde. Dünyada ekonomik “üretim fay hatları” kırıldı!…
Beklentilerinin çoğu “Devlet versin!…” Popülizmi taşıyan bizim gibi toplumlarda bu tarz krizlerde; çok büyük hasar alarak çıkar!…
Devlet dev dalgalara doğru gemiyi sürerken; Gemi içinde patırtı-gürültüye izin vermez. İmamoğlu’nun tutuklandığı günü ” Sivil darbe” diye tarif edenler; soruşturma süreci netleştikçe bir gerçekle karşılaşacaklar: İktidara salvo yapmak için İmamoğlu’nu bahane etmek; “düşük yoğunluklu muhalefet” zekasıdır.
“Trump İmamoğlu’nun tutuklanmasına izin verdi!…” demek; zaten “CHP’nin arkasında Demokratlar vardı; Onlar kazanamayınca; Türkiye’deki planlar da bozuldu!” itirafıdır.
Oysa altını kalın çizgi ile çizerek söylüyoruz: Trump’ın Erdoğan ve Türkiye övgüsü sadece bir “TUZAK”tan ibarettir. Türkiye bunun farkındadır. Tuzak “Suriye’yi terör örgütleri ülkesinden çıkarıp; Çok uluslu üsler ülkesi” yapmaktır.
Suriye’de Rusya-ABD-Türkiye-İsrail üsleri olması noktasında büyük bir savaş var; Karşılığında “Suriye halkı kalkınsın!…” hikayesi var.
Türkiye ise daha stratejik bir plan peşinde: Suriye’nin ekonomik kalkınmasında çok uluslu projeye destek vermek istiyor; ancak iş çok uluslu üsler konusunda gelince; Suriye ordusuyla birlikte buna izin vermeyecek şekilde “Saha savaşına hazırız!” mesajı veriyor.
Trump “Benim işim Para ile!…” diyor sa da; Henüz Trump ABD yönetimine hakim değil!… Yani iç siyasetimizde “Turp’un büyüğü!” tartışması sürerken; dış politikada da “Trump’ın büyüğü!” var!. Dikkat!






















