Kırmızı kart, normal karşılanmayacak ya da kasıtlı sertlik yapana, hakeme ve diğer takım oyuncularına kaba davranışlarda bulunana, seyirciye sataşıp onu kışkırtana falan gösterilir.
Şimdi bakalım bu davranışlara siyasette en fazla kim ya da kimler tevessül ediyor?
Yalanla, aldatmayla kim içli dışlı?
Kimin yönettiği yerlerde işçiler ücretlerini alamadığı, geç ya da eksik aldığı için kapıya dayanıyor?
Çalışanın ücretinden tevkif edilen vergi ve SGK kesintilerini ilgili yerlere kim yatırmıyor?
Hangi belediyelerin sokaklarında çöp dağları oluşuyor?
En çok nerelerde rüşvet ve yolsuzluk söylentileri var?
Kimlerin hakkında hakaretten dolayı daha fazla dava açılıyor?
Kimler iyi oyun çıkarıp maçı lehine çevirmeye çalışmak yerine rakibe çelme takıp, kasti faullerle avantaj elde etmeye çalışıyor?
Kimler seyirciyi tahrik edip saha içine çekmek için çaba harcıyor?
Kimler oyunun kuralları çerçevesinde ve güzel oynanması yerine kavga çıksın, karışıklık olsun diye uğraşıyor?
Kimler hakemlerin (tabi burada söz konusu olan millet) verdiği kararlara sürekli itiraz ediyor?
Kimler her pozisyonu tartışmalı hale getirip AYM’ne taşıyor?
Bunlara eklenecek çok şey daha bulabilirim de bu kadarı yeter. Bu soruların cevapları malumken sen kalk cırtlak sesinle ‘kırmızı kaaart’ diye yaygara yap.
O zaman adama da derler ki ‘caaart, kaba kaaat’.
Firuz Türker : Araştırmacı yazar






















