📝 Aşırı sağcı İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Mescid-i Aksa’ya yüzlerce kişiyle düzenlediği baskınla bir kez daha gerilimi tırmandırdı. Müslümanlara ait kutsal mekânda ibadet yasağını hiçe sayan provokatif hamle, uluslararası tepkilere yol açtı.
Kudüs – 03 Ağustos 2025 – 11:00
İsrail’in aşırı sağcı politikaları, bölgedeki barış umutlarını her geçen gün biraz daha zedeliyor. Son olarak İsrail hükümetinin Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, sabah saatlerinde Mescid-i Aksa’ya baskın düzenleyerek yüzlerce kişiyle birlikte cami avlusuna girdi. İsrail polisinin yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşen olay, Müslümanlara ait kutsal mekânda yeni bir statüko ihlali olarak kayıtlara geçti.
Bin 251 Kişilik Baskın ve “Tapınağın Yıkılışı” Anması
İsrail basınında yer alan haberlere göre, baskın “Tapınağın Yıkılışı” adı verilen anma günü kapsamında gerçekleşti. Bin 251 kişiden oluşan yerleşimci grup, Aksa’nın farklı noktalarında yüksek sesle dini ritüeller icra etti. Olay sırasında “Kohenlerin Duası”nın da yapıldığı ve seslerin cami avlusunun dışına kadar yayıldığı aktarıldı.
Mescid-i Aksa’nın mevcut kurallarına göre Müslüman olmayanların alanda dua etmesi yasakken Ben-Gvir’in bu hamlesi, daha önceki kışkırtıcı çıkışlarını bir adım öteye taşıdı.
Ben-Gvir: “Tüm Bölgeyi Fethetmeliyiz”
Baskın sırasında açıklamalarda bulunan Ben-Gvir, İsrail’in Gazze’de Hamas’a karşı zafer kazanması ve militanların elinde bulunan İsrailli rehinelerin geri dönmesi için dua ettiğini söyledi. Ancak asıl tartışma yaratan sözleri, “İsrail’in tüm bölgeyi fethetmesi gerektiği” yönündeki çıkışı oldu.
Gece saatlerinde katıldığı yerleşimci yürüyüşünde de Ben-Gvir, “Tapınağı inşa etmeyi ve burada egemenliğimizi kurmayı düşünüyoruz. Gazze’de yaptığımız gibi burada da yapacağız” diyerek gerilimi tırmandıran bir mesaj verdi.
Mescid-i Aksa’da Yıllardır Süregelen Statüko Tehlikede
Mescid-i Aksa, Ürdünlü dini vakıf tarafından yönetiliyor ve onlarca yıldır Yahudilerin burada dua etmesini yasaklayan hassas bir statüko anlaşması uygulanıyor. Ancak İsrail hükümetinin bu kuralları değiştirmeye yönelik girişimleri, Müslüman dünyasında “kutsal mekânlara saldırı” olarak görülüyor ve tepkilere yol açıyor.
Filistin ve Arap Dünyasından Sert Tepkiler
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın sözcüsü Nabil Ebu Rudeyne, Ben-Gvir’in hamlesini “tüm kırmızı çizgilerin aşılması” olarak nitelendirdi. Açıklamasında, “Uluslararası toplum, özellikle ABD yönetimi bu provokasyonlara derhal müdahale etmeli” ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan da sert bir kınama mesajı yayımlayarak, “İsrail işgal hükümeti yetkililerinin tekrarlanan kışkırtıcı uygulamaları, bölgede çatışmaları körüklüyor” açıklamasında bulundu.
Uzman Yorumu: Gerilim Politikası İsrail’in Yeni Stratejisi mi?
Ortadoğu güvenlik uzmanı Dr. Sami Haddad, olayla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ben-Gvir’in bu hamleleri, sadece dini bir provokasyon değil, aynı zamanda İsrail’in bölgede yeni bir gerilim politikası izlediğinin göstergesi. Kudüs üzerindeki baskı artarsa, Filistin’de sokaklar yeniden alevlenebilir ve bu, bölgesel bir çatışmayı tetikleyebilir.”
Sonuç: Kudüs’te Kırılgan Barış Tehlikede
İsrail’in aşırı sağcı bakanının Mescid-i Aksa’da tekrarlanan baskınları, kutsal mekânın tarihsel statüsünü tehdit ederken, barış sürecini daha da uzak bir ihtimal haline getiriyor. Uzmanlara göre uluslararası toplumun bu provokatif adımlara sessiz kalması, bölgede daha büyük krizlere zemin hazırlayabilir.






















