– İktidarın Enformasyon Rutinliği”-
Uzun süre iktidarda olmak iki alışkanlık/yorgunluk alanı dokur: Enformasyon ve Aktivizm.
Enformasyon “Basın ve halkla ilişkiler” eşiğinde kalır; Aktivizm de seçim zamanı saha kampanyalarına evrilir. AK Partide enformasyon ve aktivizm “yükü”nün Erdoğan’a bırakılması; sanırım CB Erdoğan’ın kendi tercihi/ısrarı.
Fakat enformasyon ve aktivizm “doğal toplumsal refleks nehri“dir. Mutlaka yatağını bulur. Bu aralar bu nehrin sosyal medya ortamında aktığı düşünülüyor/kabul ediliyor. Fakat sosyal medya daha çok “Sel” gibi hem kirli hem önüne kattığını alıp götürüyor. O nedenle enformasyon ve aktivizm etkisinde değil. Belki manipülasyon havuzu olarak hükümeti açıklamaya mecbur bırakan “atık”tarla dolu.
AK Partinin 2017’den beri sandık sonuçlarını etkilemediği sürece; sosyo-politik ve sosyo-ekonomik karakterli enformasyon ve aktivizm nehrinde rafting yapmaması; sadece “Dron ile izleme” ile yetinmesi; iki krizi biriktiriyor: Seçmen davranışını beslemek-elini güçlendirmek noktasında zayıf kalınıyor ve en önemlisi “hangi gerçeklik içinde yol alıyoruz?” merakını bilimsel-kalıcı bir görüşe dönüştürmek noktasında gecikiyor.
Ömer Çelik – Fahrettin Altun’un kendileri için belirlenmiş bir kadraj içinde “risksiz izahlar” yapması; Politik tedbir açısından anlaşılır bir pozisyon. Ancak Erdoğan’ı iktidarda tutan seçmen kitlesinin takip edeceği, aklını besleyici ve en önemlisi “iktidara eşlik edici” bir informatik atlas ve aktivist rehberlik bulamaması; finalde şu krizi büyütüyor: “Sandık günü dışında edilgen seçmen!” sosyolojisinde boğulmak.
Sosyal Medya ortamında iktidar seçmenin “iş başa düştü” psikolojisiyle hareket etmesi dışında bir seçeneği yok. Zaten iktidar seçmeninin düzenli takip ettiği ve beslendiği bir enformasyon adresinin olmaması ve aktivizm için bir takvim takibi içinde olacağı bir politik programdan yoksun olması kaçınılmaz olarak tek seçeneğe mahkum ediyor: “Yaşasın Erdoğan! Yaşasın İktidar!”…
Oysa muhalefetin “Erdoğan gitsin!… İktidar bitsin!…” çapsızlığı; iktidarın da iktidar seçmeninin de avantajı değildir!… Çünkü enformasyon ve aktivizm bir enerji taşır: Toplumu dönüştürmek!
Dönüşen toplumu okumayı bırakmak bir “Statüko” belirtisidir. AK Parti kendi statükosunda kendini kafeslemek riskine düşebilir!…






















