İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e yönelik sözler nedeniyle açılan davada bugün hakim karşısına çıktı. Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görülen duruşma, saat 10.20’de başladı. İmamoğlu’nun “tehdit ve terörle mücadelede görev alan kişileri hedef gösterdiği” suçlamalarla yargılandığı davada, 7 yıl 4 ay hapis cezası, seçme ve ehliyetten mahrum bırakılma ve kamu görevinden menedilmesi talep ediliyor.
İmamoğlu’ndan Sert Savunma: “Beni Terörle Yan Yana Getirecek Kişinin Alnını Karışlarım”
Duruşmada savunma yapan Ekrem İmamoğlu, suçlamalara karşı net ve kararlı bir duruş sergiledi. İmamoğlu, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Beni terörle yan yana getirecek kişinin alnını karışlarım. Bana bakan ülkesini görür, bana bakan Türk Bayrağını görür, bana bakan Mustafa Kemal Atatürk’ü görür. Beni terörle kurtarmakla isteyenleri gönülden kınıyorum.”
Sözleriyle hem suçlamalarını reddeden hem de milli değerleri vurgulayan İmamoğlu, duruşmada adalet ve hukuk vurgusu yaptı. Savunmada, İstanbul’da üç kez kazandığını ve halkın iradesini temsil ettiğini söyleyen İmamoğlu, kendisini hedef alan davanın siyasi olduğunu ima etti.
Dava Süreci ve İddianame Detayları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianamede, İmamoğlu’nun 20 Ocak 2025’te katıldığı bir panelde Başsavcı Akın Gürlek’e yönelik sarf ettiği sözlerin “tehdit” ve “terörle mücadelede görev alan kişileri hedef gösterme” suçları oluşturulduğu iddia ediliyor. İddianamede, Gürlek’in geçmişteki terör suçlarına bakan mahkemelerde görev yaptığı ve çeşitli terör seçenekleri tarafından tehdit edildiği, İmamoğlu’nun sözlerinin bu bağlamda suç teşkil ettiği savunuluyor.
Ayrıca İmamoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinin sürdürüldüğü kamu görevinden erkekler ve seçme-seçilme haklarından yoksun bırakılması talep ediliyor. Bu talep, davanın sadece cezai olmadığı, aynı zamanda siyasi sonuçların doğurabileceği bir patlamanın da olduğu görülüyor.
Silivri’de Yoğun Güvenlik Önlemleri
Duruşma öncesi Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Jandarma kuvvetleri ve zırhlı araçlar alanında hazır bulunurken, araç girişleri kontrollü bir şekilde sürdürülür. Duruşma salonuna çok sayıda CHP üyesi, belediye başkanı ve İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu’nun da aralarında yer aldığı gruplara katıldı. Ancak salondaki basın mensuplarının ve işlemlerinin beklemesine izin verilmedi.
İmamoğlu’nun Sözleri Neden Gündem Oldu?
İmamoğlu’nun davasının konusu olan sözler, CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın’ın toplanmaya tepki olarak sarf edilmesiydi. İmamoğlu, Gürlek’e hitaben, “Bak Başsavcı, sana üyesi: Biz var ya, sana hiçbir faydamız olmaz, senin zihnin çürümüş de, senin evlatlarını bile bu muamelelerden kurtarmak için seni idare eden aklın bu milletin zihninden söküp atacağız, bunu unutma” dedi. Ancak savcılık tarafından tehdit olarak değerlendirilen sözler ve dava süreci başlatıldı.
Siyasi ve Toplumsal Yansımalar
Davanın, İmamoğlu’nun İBB başkanlığından uzaklaştırılması ve soruşturma soruşturmalarıyla sürekli olarak gündeme gelmesi, siyasi tartışmaların da artmasıyla gündeme geldi. CHP lideri Özgür Özel, duruşmanın Silivri’de, geçmişte Ergenekon davalarının bulunduğu salonda gösteride “kumpas davalarının simgesi” olarak nitelendirilerek tepki gösterdi. İmamoğlu’nun destekçileri ise davayı, halkın iradesine yönelik bir müdahale olarak görüyor.
Duruşma 16 Haziran’a Ertelendi
İlk duruşmada mahkeme, savcının mütalaasını hazırlamak için cumhuriyet savcısına gönderildi. Bir sonraki duruşma tarihi ise 16 Haziran 2025 olarak belirlendi. İmamoğlu’nun savunmasının iyileştirilmesi ve davanın seyrine ilişkin gelişmeler, Türkiye’nin siyasi ilişkilerinde sürekli takip edilmeye devam edecek.






















