-Sosyolojik kapanma-
Neden “Sandık”ta kazanamayanlar; “Demokrasi sadece Sandık değildir!” diyorlar.
Bu cümlenin iki yönü var:
Birinci yön: Sandıkta kazananlar; bir sonraki seçime kadar; hak-hukuk, adalet bilsinler; kaybedenleri iki seçim arasında cezalandırmasınlar! Ölçüyü kaçırmasınlar. Demokrasi centilmenlik kültürüdür aynı zamanda; kazananlar kaybedenlerin haklarını da korusunlar. Sonuçta bir siyasi maçtır; sandık! Ve bu kardeşliğe, halk oluşa, toplum kalışa zarar vermesin!… Kazanan belediye başkanı herkesin başkanı olduğunu unutmasın; Ülkeyi yöneten başkan da toplumun başkanı olduğunu unutmasın!…
56 yaşındayım ya; bu yönde, yönelişte ben bir soruna/karşıtlanmaya tanık olmadım. Yani kazananın kaybedeni yok etmeye çalıştığına hiç tanık olmadım. CHP-AK Parti fark etmez; kazanan belediye başkanlarının hepsinin herkesin belediye başkanı olduğuna; seçilen başkanın da her kesimin başkanı kaldığına tanığım!… Zaten aksi yönde bir “durum” olsa; İç savaş kadar hasar alır ülke.
Fakat ikinci yönü var işin; asıl kavga burada!… Asıl kamplaşma bu yönde! Nedir bu ikinci yön?
İkinci yön: Kazananlar, kentin ve/veya devletin imkanlarını bir azınlık/hak iddiasında olan örgütlenmiş yapılar olarak tekellerine alıyorlar; ve kaybedenlerin bu imkanlara yanaşmasına izin vermiyorlar. Kaybedenler ise pay almak adına akla zarar her yolu deniyorlar; şantaj-Montaj işlere girip; İmkanlara ortak olmak için her türlü maskeli balo, provakasyon yapıyorlar. Kim bunlar? Yani kazanan veya kaybeden durumda kaldığında; imkanların etrafını hızla çeviren ve her yolu ama her yolu deneyen bu kesimler; kimler?
Benim tereddütsüz cevabım ve tecrübem ile sabitlediğim: Profesyoneller!
Politika Profesyonelleri. İstisnasız hem bütün partilerde varlar; hem de bütün partilerle ilişki içinde olan her meslekten, her sosyal statüden insanlar!…
Profesyonel gazeteciler, Profesyonel bürokratlar, Profesyonel askerler, Profesyonel iş insanları, Profesyonel politikacılar, Profesyonel sanatçılar ve hatta Profesyonel seçmenler.
Aslında her yolu deneyen; her fırsatta halkı kışkırtan, her dönem maskeli balo düzenleyen, her seçimde pazarlık yapan, her imkana üşüşen, her teklife atlayan ve en önemlisi her “operasyon mutfağında aşçı” olanlar bunlar!…
Aslında; darbeler, soruşturmalar, sokak gösterileri, faili meçhuller, ana akım-sosyal medya ortamında çığırtkanlıklar, gizli-açık tanıklar, gammazcılar, ifşacılar ve en etkin olan ” Simsarcı Ünlüler”in şom ağızları; hepsi Profesyonel iş ve işlemler.
Ve aslında bizim izlediğimiz her şey; özünde: Profesyonellerin savaşı!…. İmamoğlu soruşturmasından bu yana izlediklerimiz “Profesyonel işler”den ibaret!…
Halk mı? Halk profesyonelleştiğinde “Devrim” yapar!…
CHP’nin Profesyonelleri 23 yıldır AK Partinin Profesyonellerine yönelik bütün operasyonlarında ciddi kayıplar veriyor!… Bilelim ki; Partilerin içinden zamanla sayısı artan “Profesyonel insan kaynağı” hep artar. Medyada, Meslak odalarında, İş dünyasında, Bürokraside, Fikir-Sanat dünyasında!… Ve hepsi kesinlikle bir partinin arka bahçesidir.
CHP, tek parti olduğu dönemlerde; Profesyonelleri ile; başbakan asabiliyor; darbelerle bir kuşağın üstünden geçebiliyor; Batı dünyasının “Bizim Çocukları” olarak ülkesini pazarlık konusu yapabiliyordu…
AK Parti 23 yıl boyunca; kendi Profesyonellerini var etti. CHP’den gelen en ufak şantaj veya operasyonun üstünden buldozer gibi geçiyor artık!…
Halk iki şeyi asla karıştırmaz: Profesyonellerin savaşında orantılı güç var mı, oyun kurallarına riayet ediliyor mu, sonuç odaklı tuzaklar ne kadar delilli, ince ayarlı operasyon serisi ne kadar insaflı ile….. Halkın günlük hayatına ödetilen bedel; yarınları görebilme aydınlığı, imkanlardan yararlanma oranı, verilen oydan beklenen sonuçların karnesini ASLA karıştırmadan değerlendirecek tecrübede.
O nedenle Halk, asla Profesyonellerin tuzağına düşmez!… Profesyonellerin gazına gelmez!… Profesyonellerin savaşının faturasını ödemeye yanaşmaz!….
Türk siyasi hayatına dikkatlice bakınca; şunu görürüz: Halk, sokağın Profesyonellerin alanı olduğunu bilir; kendi oyununu kesinlikle sandıkta kurar ve sonuçlandırır!…
Onun için; CHP “Seçmenin %60’ı erken seçim istiyor; anketler bunu gösteriyor!…” derken; sadece yalan söylemiyor; aynı zamanda “Profesyonellerimiz yeniliyor; Ey Halk! Bizim adımıza savaşsana!…” çağrısı yapıyor. Sonuç alamaz!…
Çünkü Halk şunu bilir: Halk Profesyonelleşirse; karşısında sadece kendi devletini bulur!… “Hükümeti devireceğim; Devleti ise yücelteceğim!” dengesini asla Halkın bulamayacağını bilir!.
Bakmayın siz; Profesyonellerin “Demokrasine sahip çık; Adaletini iste! Sıra sana gelsin istemiyorsan; Sen de katıl bize!…” propagandalarına. Halk iktidarın bile çağrılarına, “Profesyonellik kokusu” alırsa; asla uymaz!…
İddiamız hep oldu: Halk sadece ekonomik sebeplerle 31 Mart’ta AK Partiyi cezalandırmadı. AK Partinin süreçleri yönteme tarzında “Profesyonellik kokusu” aldı. Daha da ileri gidelim: AK Partinin içindeki Profesyoneller halkın gözünün içine baka baka; halkın burnuna Profesyonellik kokusunu dayadı!…
Halk son 5 yıldır; şuna anlam veremiyor: Erdoğan neden Profesyonelliği deşifre olmuş olanları hala yanında tutuyor!…
Biz cevaplandıralım: İktidarların ve Muhalefetlerin her zaman Profesyonelleri olur! Bakmayın siz; görgüsüz Profesyoneller arada bir halka sarar; taşkınlık yapar!…
17-25 Aralık ve 15 Temmuz Profesyonellerin operasyonuydu. İkisinde de sendeleyen Erdoğan’a sandık zırhını veren; Halk oldu!. Çünkü Halkın şu tecrübesi var. Kontrol herşeyi ile Profesyonellere geçerse; Halk inim inim inler!… Devlet lime lime satılır!…
Onun için ” Demokrasi bal gibi sandıktır!…”.
İki seçim arasında demokrasi olmaz! İki seçim arasında; Profesyonellerin tezgahına gelmemek ve milli birliği-toplumsal uyumu korumak çabası vardır. Bu iki seçim arasında olması-kalması gereken şeyleri de ne muhalefet ne de iktidar sağlayabilir. Bu sorumluluk bizzat topluma aittir.
Dikkatinizi çekerim: AK Parti 23 yılda onlarca operasyon yedi. Darbeler atlattı. Yolsuzluk iddiası okkasının altında düştü. Tüm bunları AK Partiye kim yaptı? Önemli bir kısmını bizzat AK Parti içindeki Profesyoneller yaptı!… Her defasında Erdoğan halka sığındı ve Halk ona “Sandık zırhı!” verdi.
O nedenle: Erdoğan’a “Diktatör”, “Cunta Başı”, “Zalim”, “Saraycı” diyenler; aslında her defasında Erdoğan’a sandık zırhını giydiren halkın önemli bir kesimini aşağılıyorlar!… Çünkü CHP 23 yıldır Erdoğan’a hakaret eder; Halk da 23 yıldır Erdoğan’ı iktidarda tutar.
Halkın bir huyu var: Profesyonel şom ağzını halka yöneltirse; ağzının ortasına sadece sandık yumruğunu yemez! Ne gerekiyorsa onu yapar!…
Halkın çoğu zaman İktidarın Profesyonellerinin muhalefetin profesyonellerine yönelik operasyonlarına ses çıkarmama sebebi şundandır: İktidara saldıranların çoğu Profesyoneldir!…
CB Erdoğan’ın hayatında yapmadığı tek şey var: Ağzını bozduğunda ( Politik saldırganlık anlamında; Profesyonellerini muhalefetin profesyonellerine saldığında!) asla halka yönelmiyor!… İnsan zırhını kendi eliyle çıkarır mı? Çıkarmaz.
Kuşkusuz, CHP iktidara gelse; “Profesyonellik Rövanşı” dönemini başlatacak!… Sadece gazeteciler, iş insanları, bürokratlar yer değiştirmiş olacak!… Fakat hep söylüyoruz: Halk CHP’nin iktidarına asla hazır değil. Çünkü CHP’nin Profesyonelleri kontrolsüz-sağa-sola ateş açan ve kaza kurşunu bol olan bir yönetme tarzına sahip. Oysa AK Partinin Profesyonelleri artık çok tecrübeli!… “Nokta atışı” yapıyor!…
CHP’nin “Haksız sebeplerle içeride!” dediği kim varsa; İş insanı, gazeteci, bürokrat, politikacı; istisnasız hepsi birer Profesyonel!.
Bu arada; Türkiye ne zaman “Profesyoneller Ligi”nden düşer!… merakı varsa; cevaplandırayım: Düşmez!… Çünkü halk alıştı!. Hatta bazen Profesyonelleri seçiyor; Baktı olmadı; halk, kendi arasında bahis bile oynuyor!…
Siz buna “Sistem” sorunu mu; diyorsunuz. Ben “Sosyolojik kapanma” diyorum!






















