İslam düşünce tarihinde, toplumun kültürel ve entelektüel dokusunu bozan hareketler, “çekirge sürüleri” olarak adlandırılan hareketler şeklinde periyodik olarak ortaya çıkmıştır. Bu güçler çeşitli biçimlerde kendini göstermiştir: bazen küçük gruplar veya topluluklar, bazen ilim çevreleri veya okullar, bazen de otoriter varlıklar veya devletler olarak.
Günümüzün dijital çağında, bu “çekirge sürüleri” evrim geçirerek çevrimiçi alanlarda yeni bir alan bulmuştur. “Dijital çekirgeler” olarak adlandırılan bu bireyler, gruplar veya kanallar, yakından incelendiğinde iki belirleyici özelliğe sahiptir: sansasyonalizme olan bağlılıkları ve “sürü’cülük” pratiği – insanları manipüle etme veya yönlendirme anlamına gelen Türkçe bir terim.
Dünya, dijital platformlar aracılığıyla giderek “magazinleştiriliyor”. Eğitimden siyasete, ekonomiden kültüre, dinden inançsızlığa kadar her yaşam alanı, merak uyandıran, sansasyonel içeriğe dönüştürülüyor. Bu süreç, bireyleri veya fikirleri ünlü veya fenomen yapmak amacıyla, değerleri ve inançları merak, takipçiler ve beğeniler için manipüle ederek bir magazin formatına sığdırmayı amaçlıyor.
“Sürü’cülük” ise daha ileri giderek, bireyler için sanal bir yaşam yaratıyor, bunu gerçeklikleri haline getiriyor ve dijital alemde ikincil bir kimliği sürdürmek için her şeyi sansasyonel içeriğe dönüştürerek istismar ediyor.
Haber Ajanda‘nın bu sayısında, “İslam topraklarında çekirge sürüleri: Dindar Fenomenler” konusuna odaklanarak, bu fenomenlerin toplum ve kültür üzerindeki derin etkisine ışık tutuyoruz.
Bu analizi ilginize ve takdirinize sunuyor, Hayırlı Cumalar dileklerimizle eşlik ediyoruz.
Kaynak: Servet hocaoğulları






















