1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. ANAHTAR HANGİ DELİKTE! / NEO KEMALİZM?

ANAHTAR HANGİ DELİKTE! / NEO KEMALİZM?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ANAHTAR HANGİ DELİKTE!

  • İktidara mı MHP’ye mi Talipler!”
    Veya “Anahtar Parti Kemalist mi?

Tabi, başlık “Parti” ve “Kişi” odaklı bir analiz izlenimi vermektedir; Doğrudur da. Ancak yazımızın odağı Anahtar Partinin genel başkanının “Lider”likte nereye tekabül ettiğine dair bir tespit üzere değildir. Hatta konuşmalarının içerik ve yol haritasının ne kadar “Politik” olduğuna ilişkin bir yoruma da odaklı değildir.

Odaklanacağımız yer: Anahtar partisinin “Türk Devleti ve Kürtler” konusundaki “Kemalist” söylemininin kodlarını ve genel başkanın çok bildiği izlenimi vermek istese de “Devlet”e ne kadar yabancı bir sözlük kullandığını ve sistem ( Devletin işleyişi anlamında ) hakkındaki performansını/eşiğini deşifre etmektir.

Veya Anahtar – Zafer- İyi partinin hizalandığı “Noe Kemalizm”in deşifresi için sayın Ağıralioğlu’nun bu çizginin sözcülüğündeki öne atılışını vesile yapıyoruz, diyelim.

( Öncelikle iktidara talip bir siyasal hareketin lideri olduğunu topluma tanık ettirmek ile ( ki bu toplumun meselesidir…) konulara “Köşe yazarı”-“Politik stand-up” veya “Politik Aktivist” eşiğinden bakmak arasında fark var; Kuşkusuz bu da ilgili partinin müntesiplerinin iç meselesidir. Yani Anahtar partisinin genel başkanının ortaya koyduu profilin “iktidar-lider” kadrajından notunu toplum verecek; Parti müntesipleri de önümüzdeki aylarda ne kadar “Taşıyıcılık kapasitesi” olduğuna kendi içinde karar verecektir…

Biz sayın Yavuz’un meseleler hakkında ( Özellikle ve ısrarla “Türk Devletinin Kürtlere Yaklaşımı” başlığı altında kullandığı dil-yol haritası bildiğimiz “Kemalizmin Kürt meselesi” içeriğinde olmasına rağmen; bunu “Yeni yüzyılda Türkiye” vizyonu gibi sunma çabasıdır. O nedenle “PKK Terör örgütüdür!” cümlesi ile başlayan; fakat devamı “Hükümetin teröre teslim oluşu” ile vites yükselten ve finalde “Terörsüz Türkiye” sürecinde Türk devletinin performansını, “aşağılayan” demek ağır olur; beceriksizlik diye tarif eden “Devlet üstü bakış” havasında sunulan yol haritasının aslında ” Ertelenmiş iktidar” modu olduğunu ve tipik “Kemalizm” olduğunu müzakere edeceğiz.


Çünkü iktidara yürümek ile MHP’nin tekabül ettiği politik geleneğe talip olmak arasındaki sınır belli ki kalkmış görülüyor…Üstelik MHP’yi aşağılayarak yapılan bu “Kemalist” söylemin Anahtarı hangi deliğe soktuğunu resmetmemiz mutlaka gerekiyor… Çünkü bu “Neo Kemalist” perspektif Zafer ve İyi partide de var; O nedenle “Bahçeli sonrasını kim alacak?” konusunda Anahtar parti ile Zafer ve de İyi parti arasında afilli bir rekabet var. Eldeki tek-ana malzeme ise öncelikle “Kürt” sonra da “Araplar/Suriyeliler” konusudur.

Kemalizmin “Kürt” ve “Arap” fikrini canlandırmaya odaklanmış Zafer-İyi ve Anahtar partinin neden bu “Neo kemalizm”e kendini kitlediğini ve bu pozisyona bu partileri hangi iradenin düşürdüğünü analiz etmek lazım.

Oysa Devlet Bahçelinin liderliğindeki MHP “Neo Kemalizm” tuzağına düşmekten U dönüşü yaptığı için; AK Parti ile “”Cumhur İttifakı” stratejisine yöneldiği için; “Türk Devlet Aklının Müttefiki” parkurunda muhatap olundu. Hatta sayın Devlet Bahçelinin beyanlarının “Kemalizmin tasfiyesi” olduğunun görülmesi gerekiyor. Çünkü sayın Bahçeli “Ulus kimliğini sakatlayan Kemalizmin enkazını” kaldırmakla meşgul.

Bahçeli’nin Kürt ve Arap konusuna yaklaşımı; Türk Devletinin “Kemalizm” rotasından sükunetle ayrılıp “Türk Devletinin Millileşmesi” ve “Milli Cumhuriyet” eksenine-rotasına yönelmek içeriğindedir.

PKK konusuna gelince!

Zafer – İyi – Anahtar MHP içinden kopmuşların kurdukları partiler. Deva ve Gelecek partisinin AK Partiden kopanların kurması gibi.Doğal olarak “Kopmuş parça” olan partiler, öncelikle koptukları bütünün “Kopan en büyük parça” olmayı öncelerler. Çok doğal haller…

Fakat MHP “İktidar ideolojisi” odaklı/kodlu olduğundan; söz konusu MHP’den kopan partilerin bir “ideolojik meşruiyet” arayışı/problematiği var. Dolayısıyla bu partiler toplumdan önce kendilerini “Devlet”e kabul ettirmek durumundadırlar; Zaten talip oldukları şey de “Devlet adına millete gitmek ve devletin ödevini yapmaktır!…”.

( MHP kökenli ( Özellikle Mehmet Ağar ve Meral Akşener’in) aktörlerin her fırsatta “Devletimin verdiği her görevi şerefle yaptım; yine görev verilirse yaparım!…” spotu aslında atıfta bulunduğumuz “İdeolojik meşruiyet” ihtiyacının ilanından ibarettir…)

Bu bağlamda en kritik soru şudur: “İdeolojik meşruiyet” kategorisinde “Kemalizm” aslında CHP’nin ödevidir. MHP’nin içinde “Kemalist/Ulusalcı bir doku-kanat” hep var olsa da; Ancak MHP Kemalizm ile özdeşleşmek noktasında hep temkinli davrana bildi.

Kuşkusuz bunun en önemli nedeni “Ülkücülük” doktrinidir. Yani MHP’nin CHP’leşmesini “Ülkücülük” engellemiştir. Zaten derin devlet adına bir masanın CHP içindeki sol fraksiyonları kullanarak Ülkücüleri öldürtmesi bundandır…

Kemalizmin çok temel-öz bir ayracı/esprisi/alameti farikası vardır: “Kürt diye bir halk ve dil yoktur; Anadolu İslamı Araplaştırılamaz; Zaten Araplar haindir!…”.

Ülkücülük, Kemalizmin bu provakatif/alameti farikasının kendisine yapışmasını engellemek için; şu ara/son çıkışı kullanmıştır: ” Ulus devlette; kurucu dil olur; Bu Türkçedir! Kurucu halk olur: Bu Türklerdir. Ancak Türkçe-Türk gelecek treninde Lokomotif olsa bile; Vagon olarak diğer diller ve halklar da vardır ve zaten tek başına lokomotif bir şey taşımış olmaz!…”.

Kuşkusuz Ülkücülerin bu Tren metaforunda hedef istasyonu Turancılık/Kızılelmadır. Yani yüzü Ortadoğu’ya değil Asya’ya doğrudur.

Şimdi gelelim Anahtar partisinin genel başkanının “PKK” üzerinden yürüttüğü analiz ve politikaların kendi içindeki ironik çelişkilerine; daha doğrusu söylemlerinin “Devlet” ile alakasızlığına. Ve daha çok “İdeolojik meşruiyet” için neden Kemalizme sığındığına.


TERÖR ÖRGÜTLERİ VEYA TERÖR “İT” MİDİR?

Sayın Yavuz’un bütün konuşmalarında edat gibi kullandığı iki şey var: İT ve Yemin. Sürekli yemin ediyor ( sanırım güven telkin etmek için) bir de Terör ve Terörizm analizi yaparken “İT” demeyi seviyor. Yani bir terörle mücadele yöntemi olarak ” Küfür teşbihi” sanatına başvuruyor. YANİ “ARGO ENFORMASYONU” kullanıyor. Bir tercih tabi…

Fakat Sayın Yavuz, hükümeti bahane edip “Devlet Aklı” ile de dalga geçmeyi de ara gaz olarak kullanıyor: Mesela “Terörsüz Türkiye” sürecindeki devletin rolünü aşağılıyor; hatta millet destek verirse “Devleti komple dizayn etmek”ten de dem vuruyor.

Bu tarz salvoları devlet muhatap almaz; ancak bizim odaklandığımız kadraj “Neo Kemalizm” yani “İdeolojik meşruiyet” olduğu için; aslında Anahtar partinin “Kilid açmak” için örgütlenmediğini; daha çok “Anahtarcı” dükkanı olmaya aday olduğu izlenimi veriyor.


Mesela;

İsrail bırakın sadece “Terörist” olmasını; Soykırımcı ve İnsanlığın dipsiz haini. Fakat Mısırda Hamas İsrail ile pazarlık-müzakere-ateşkes-uzlaşma müzakereleri yürütüyor. Şimdi Hamas “İT” olanları meşrulaştırmış mı oluyor!…

Mesela;

Anadolu’yu bizzat işgal eden İngilizler ve taşeronları başta Yunanlılar. Destansı mücadeleden sonra Atatürk günlerce İngilizlerle günlerce barış müzakereleri yürüttü. Şimdi Atatürk “İT” lere meşruiyet mi verdi?

Mesela;

ABD kırk yıldır PKK destekçisi, lojistikçisi; onca yıldır Türk Devleti törenle ABD’yi ağırlıyor; TBMM’de ABD başkanlarını konuşturdu; Şimdi İT çobanı onurlandırılmış mı oldu!

Örnekler çoğaltıla bilir. Dolayısıyla “İT” sözlüğü aslında ne bir şey anlatıyor ne de bir şeyi çözüyor. Tek bir işe yarar: “MHP’den kopan meşru büyük parça Zafer veya İyi parti değil; Biziz!…” gazı verir. Bu gazın da kime verildiğini ben çözemedim.

Ayrıca; “Terörsüz Türkiye” bir terör örgütü ile masaya oturmak veya PKK’yı meşrulaştırmak; Veya Şehid ve Gazilerin hukukunu “Hiç”lemek falan değildir.


“Terörsüz Türkiye” Kemalizmin yüzyıldır geciktirdiği “Ulus kimlik” ve “Uluslaşmayı Tamamlamak” projesidir. Çünkü Fransız devrimi sonrası kabul gören/veya dayatılan “Ulus Kimlik/Uluslaşmak” özü itibariyle “Farklı dillerin, dinlerin, ırkların bir çatı altında toplanmasıdır; ancak çatının “Kurucu Dil” ve “Kurucu Halk”ın çatı olması kaydıyla…”.

Nitekim “Kurucu dil ve halk” kabul olunmazsa; zaten geriye iki seçenek kalıyor: Dil kadar butik devletler veya Federatif devlet!

Türkiye Cumhuriyeti “Kurucu dil: Türkçe ( Resmi dil bu demek zaten) ve Kurucu Halk ( Tarihsel gerçeklik olarak yaygın-öncü halk demek…) üzere kurulmuş bir “Ulus Devlet”tir.

Fakat Kemalizm “Kurucu dil” ve “Kurucu halk” ile yetinmedi! Üstüne “Bu topraklarda Türklerden başka halk ve Türkçeden başka dil yoktur!…” dedi; ve diğer diller ve halklar üzerinde derin devlet ideolojisi marifetiyle operasyonlar yaptı.

Dolayısıyla “Ulus Kimlik” ve “Ulusal Devlet” Kemalizm nedeniyle tamamlanamadı…. Türkiye federatif-özerk veya butik devlet/azınlıklar riskinin eşiğine getirildi/düşürüldü.

Yani Kemalizmin ürettiği durum PKK’dan çok daha derin ve geniş bir risk alanı oluşturdu. Hatta Kemalizm Ulus devletin bileşenlerinden olan Laikliği bile ” Tanrı da Din de insanların aklında yaşasın! Konuşulmasın; zinhar yaşanmasın!” diye bir başka risk artırıcı alan da üretti.

Tabi ki bu risk alanında; küresel güçlerin örgütlediği ve desteklediği bir terör örgütü oldu PKK. Tabi ki “PKK eşittir Kürtler” değildir. Zaten sorun da tam da burada: Kürtçenin ve Kürt halkının inkarının getirdiği risk/gecikmiş uluslaşma PKK’dan çok daha etkin bir alanda “Sorun/Ayak bağı oluşturmuştur.

Sayın Yavuz’un çok marifetmiş gibi sürekli “Kürtleri PKK’dan tenzih ederim; Onlar kardeşimizdir!…” ifadesinin ortaya koyduğu bir tespit-çözüm resmi yok ki! Hamasetin bir başka türü bu!

Kritik soru(n) şu: Kemalizmin geciktirdiği ve büyük bedeller ödemeye sebep olmuş; Ulus devletin tamamlanamayışının ve bundan kaynaklı butik devlet – federatif devlet ve azınlıklar riskine kim el atacak!…

Şİmdi Türk devleti buna el atmış; Kemalizm enkazını kaldırmakla meşgul iken ve daha önemlisi bizzat “Uluslaşmayı tamamlamak” projeksiyonuna “Terörsüz Türkiye” başlığı altında bir çözüm üretiyorken… Bunu “İT’lerle oturup-kalkmak” diye sağa-sola anlatmak iki ihtimal içeriyor: Birincisi; Anahtar partisinin zaten açacağı bir kilit yok! İkincisi de “Neo Kemalizm” ihalesi Zafer-İyi ve Anahtar parti arasında bir yarışmaya-mülakata dönüştürülmüş!

Şahsi gözlemim o ki; İki seçenek de örtüşerek yol alıyor.


Zafer-İyi ve Anahtar parti İttifak kuracak mı? Bu İttifaktan amaç iktidarı indirmek mi; yoksa “Devlet bahçeli sonrası” MHP’nin ihaleye çıkacağını varsayarak bir ihale alma hazırlığı mı yapılıyor ?

Çünkü Sayın Yavuz’un Türkiye’nin iç ve dış ana meselelerine dair söylediği tek bir somut-programlanmış (İnsan ve finans kaynağı entegreli) bir cümlesine ben raslamadım.

Sürekli ” Politik vaazlama” yani “Devlet yönetme edebiyatı” yapıyor. Oysa halk edebiyatın da matematiğin de dibini-hasını Erdoğan döneminde yaşamış bu halk. Yani sayın Yavuz’un karşısında tecrübesine-zekasına saygı durulmayı bekleyen “Kesintisiz 23 yıl iktidar kılmak” tecrübesinde bir halk var!…

Halk çözüm bekliyor, “İT” dalaşı değil!… Bu arada halk çok yemin eden ve küfreden politikacıyı “Yetersiz Bakiye” diye anlar!… Velev ki muhatabı teröristler olsun!

Mesela;

“Kahrolsun İsrail” veya “İTrail” dedikçe; Filistin’in toprak kaybetmesinden de mi ders almayacağız! Yani “Arabesk politikaların” sosyolojik karşılığı var; Fakat finale ulaştırıcı sistematik bir çözümlemesi olmuyor.

Yoksa gerçekten “Kahrolsun İsrail Terörü” ve gerçekten “İTrail hükümeti soykırımcı”dır. Sonuç?!

Son olarak sayın Yavuz’un bir de Türk devleti ile diğer devletler arasındaki diplomasiyi aşağılama-edebi hiciv tarzı var ki; Sanırım “Anahtar” hangi deliğe girse; çevrilince; kırılacak!

  • “Kızım sana söylüYORUM; Gelin sen anla!” nüktesince; Anahtar partisinin genel başkanının konum atışını resimledik ama Zafer de İyi parti de aynı hizada! O nedenle yazımız diğer iki parti için de bir epikriz sayılabilir –

yazar: Servet hocaoğulları

Kaynak: analizvakti.com

ANAHTAR HANGİ DELİKTE! / NEO KEMALİZM?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.