Herkes kendi yiyeceğini kendi getirir. Zaten öğle arası mola sadece 30 dakikadır.
Son yıllarda İngilizce kelimelerin moda olmasıyla Snackbox denilse de resimde gördüğünüz muhafazaya Almanca ‘Butterbrotdose’ yani tereyağlı ekmek kutusu denilir.
Okullardaki durum da buna benzer. Kantin olmaz. Çocuklar ‘teryağlı ekmeklerini’ evden getirirler. Okul servisi de yoktur, herkes kendi imkanları ile okula gider.
Son yıllarda biraz unutulsa da Butterbrot, yani teryağlı ekmek temel gıda maddesi sayılır(dı).
Öğretmenler ekmek getirmeyen öğrencilere tereyağlı ekmeğini getirmedin mi diye sorarlardı.
Hem vaktin az olması, hem dışarıdan yemenin pahalı olması sebebiyle insanlar tereyağlı ekmek kutularını çıkarır, evlerinde hazırladıkları ekmeklerini, termosta getirdiği veya varsa kahve makinasından aldığı kahvesiyle beraber yer ve işine devam eder.
Devlet dairelerinde, iş yerlerinde çay, kahve servisi yoktur, çay ocağı yoktur, katlarda elinde tepsiyle dolaşan çaycı yoktur.
Devlet dairelerinde, iş yerlerinde ziyaret olmaz.
Bürolarda kahve içmek isteyen olursa, orada çalışanlar kendi aralarında aldıkları bir filtre kahve makinasında kahve yapar, içerler.
Masrafa herkes ortak olur. Bu genelde 2-3 kişinin çalıştığı yerlerde olur. Büyük iş yerlerinde padli kahve makinaları ve su kaynatıcısı olur, herkes kendi getirdiği kahveyi veya sallama çayı içer.
Öğle aralarında iş yerlerine tepsiyle yemek servisi de yoktur.
Çarşıda esnafa da çay servisi yoktur. Müşteriye çay, kahve, içecek ikram etmek, dükkanlara, iş yerlerine çay kahve servisi yoktur. Kapı önüne sandalye atıp çay kahve içip sohbet eden esnaf olmaz. Herkes işine bakar.
Resimde ‘Alman ekonomisini ayakta tutanlar ekmek kutuları böyle olanlar insanlar’ yazıyor.
Bu arada Kanada’da ki durum da farklı değil aynısı.
Öyle ki, kahve içmeye çıktığında masaya oturup ‘bize iki kahve’ diyemiyorsun mesela… Sıraya girip kahvenin parasını ödeyerek kahveyi masana kendin götürmen gerekiyor. Kalkarken de boşlarını toplayıp çöpe senin atman gerekiyor.
Apartman dairelerinde, çöpünüzü toplayan, size ekmek gazete getiren özel kapıcı olmuyor mesela. Benzin istasyonlarında siz arabadan inmeden benzininizi dolduran pomlacılar olmuyor…
Ülkemizde burada yazılan küçük gibi görünen detaylar hiç konuşulmuyor. Avrupa Amerika gibi “gelişmiş” ülkelerde, bizdeki sıradan önemsiz görünen bu lüks yaşantıyı görmek mümkün değil…






















