Bu fotoğraflar acı bir dönemin hatıraları. Avrupa ile ülkemizin arasında 100 yıl fark olan günler.
Yurt dışına köle olarak gönderilen ilk nesil. Nice hikayeler, nice acılar yaşandı.
Bakın, alt köşede bir cankurtaran (ambulans) görünüyor.
O yıllarda gurbetçiler çevrelerinde görevini tamamlamış bir cankurtaran bulurlarsa, aralarında para toplar, hurdaya çıkmadan memleketlerine bağışlamak üzere ona talip olurlardı. Kayserililer, Konyalılar, Zonguldaklılar para toplamışlar, ambulans alıyorlarmış diye konuşulurdu.
Memleketine bir cankurtaran bağışlamak vatanî görev kabul ediliyordu.
İçi boş gidecek değil ya, hastanede kullanılmak üzere sağlık malzemeleri alınır, ambulansa doldurulur, yola öyle çıkılırdı..
Sonra Türkiye’de vali, kaymakam gibi devlet görevlilerinin olduğu törenlerde teslim edilirdi. Vatandaş alkışlar, gazetelerde haber olurdu.
Son 20 yılda böyle bir haber okdunuz mu?
Bu devirde Avrupa’da hurdaya çıkmış bir cankurtaranı Türkiye’ye götüren olsa, vali, kaymakam tören düzenleyip kabul eder mi acaba?
Vatandaş alkışlar mı?
Sanırım sadece gazetelerde haber olur. O da dalga geçmek için. Ha, bir de vatandaş küfrederdi.
.
Saffet Ucar






















