Bir Politik “Çelme” olarak: ANKET
AK Partinin Gerçek(leşen) OYU
Türk siyasi tarihinde “Medya” ve “Anket” özü ve sözü itibariyle “Politik araçlar”dır. O nedenle Anket araştırmaları ve kamuoyu ile paylaşılan yüzdelikler ( İktidarıyla ve Muhalefetiyle) “Kamuoyu oluşturma” ataklarıdır.
Kuşkusuz bir de Liderlerin önüne giden “Saha raporu” vardır ve genelde “Sahadaki gerçekliğe en yakın” yüzdelikleri verir. Bu rapor “Anket firmalarının ürünleri” değildir!… Kendine özgü bir tekniği vardır. Kuşkusuz bu raporu hazırlayanlar anket firmalarının da ürünlerine göz atarlar. Ancak Kamuoyu ile paylaşılanlar “Çelme” tekniğidir. Futbol tekniği ile söylersek; Maç içinde yapılan “Faul”dür!… Peki “Bugün seçim olsa!” diye “Çelme/Faul” olmadan; Maç devam ederken “Skor” kısmına bakarsak; gerçekte ne var!
Gelin; temenni-zihnin kendini ikna terapileri değil de; saha gerçekliğindeki durumu/skoru tespit metodunu arz edelim.
Bir sefer ve en başta “Bu ay yapılan anketlerde; Şu parti önceki aya göre oyunu azalttı veya artırdı!…” cümlesi ile başlayan her ne varsa; bunları “asılsız” haber bilelim. Bunlar “Oy” grafiği değil; Kamuoyu gündem nabzıdır!… Anket şirkelerinin Kamuoyu nabzını “Oy grafiği” diye sunması mesleki bir kurnazlıktır. Daha kabaca söylersek “Ekmek mesaisi”nden ibarettir.
Saha gerçekliğinin kodları ise farklıdır; Yani liderin önüne giden rapordaki sayılar “Kamuoyu nabzı” değildir; Olasılığı. yüksek Oy grafiğidir. İşte biz bu grafiği deşifre edeceğiz.
*** Oy demokrasilerde öncelikle “Seçim zamanı tercih”i anlatmaz. Seçmen’in partilerde kendi aidiyetini ve inandığı politik programı desteklemesini anlatan bir “Müdahil olma iradesi”dir. Dolayısıyla Oy öncelikle bir “İrade” taşır. Nitekim Seçmen de hayatında bir kez oy kullanmaz; bir çok kez kullanır! O nedenle seçmenin bir “irade grafiği” vardır.
AK Partinin kesintisiz 23 yıl iktidarı bir “İrade grafiği”dir. Bu şu demektir: Hayatının 23 yılında kesintisiz AK Partiye oy veren bir sosyoloji var demektir. Bu grafiğin sosyolojinin değiştiğini, finale erdiğini ileri sürmek için “sokak anketi” veya “şu kadar denekle” gibi teknikler yetmez. CHP 50 yıldır tek başına iktidarda değil!… Demek ki Yarım asırdır bir halk iradesi grafiği var!… Meseleleri doğru yerden okumak lazım.
Nitekim… 2023 seçimlerinde Muhalefetin onlarca anket firmasıyla kamuoyu ile paylaştığı bir yığın sonuç neden çöp oldu! Çünkü onlar “Çelme/Faul” grafikleriydi. Hatta 2023 seçim sonucu sonrası ekranlarda boy veren onlarca firma “Yanıldık! Mesleki olarak kendimizi gözden geçireceğiz! Önemli bir tecrübe edindik!…” dediler. Dediler, ancak samimi değillerdi! Profesyonelliğin gereği olan “Hafızayı yumuşat! Ekmeğine bak!” tekniğindeydiler.
Dolayısıyla Oy dediğin eylem sandıktan önce karara bağlanmış bir eylemdir. Şimdi… İrade grafiğine baktığımızda şunu görürüz:
Türkiye’de ( Başkanlık sistemine kadar) Oy grafiği şudur: Seçmenin % 30 eşiği “Sol” şemsiye içinde; % 70’i de sağ şemsiyede toplanmıştı. Türkiye’de Cumhuriyet tarihi boyunca bu oranın grafiği hiç değişmemiştir. Fakat Başkanlık sistemi ile beraber %10 ölçeğinde bir irade grafiğinde yeni dilim diyeceğimiz bir olgu(ulaştırma) var: Kürt(çülük) farkındalığı. Bu şu demektir: Sol-Sağ-Etnik Kimlik dilimlenmesi oluştu(ruldu)..
Türkiye’de hiç bir anket ( Çelme/Faul) bu çemberi değiştiremez. Yani çelme takıp düşürsen bile Oy’u; O Oy kalkar ve maça devam eder!…
Dolayısıyla… Oy’un irade grafiği Türkiye’de “Kamuoyu oluşturarak” zor değiştirilir. Ancak “Seçimi kazanmak” ayrı bir kategoridir. Yani bir sefer “Oy grafiği” ile “Sandık sonuçları” arasındaki ilişkiyi, etkileşimi doğru bir formül-denklem ile analiz etmeniz gerekir.
Örneğin; Cumhuriyet tarihi boyunca; Türkiye genelinde ve özelde illerde, ilçelerde Oy grafiğini ortaya koyun Sol ve Sağ oyların irade grafiğinde ancak kısmi “Kıpırdanma” göre bilirsiniz; Ancak transfer göremezsiniz! Söz konusu Oy grafiğinde de Sol’un CHP odaklanması %30’u ve CHP karşıtı oylarında yani %60 sağ dilimde partiler arasında parçalanmış tablo bile olsa yerelde ve genelde CHP karşısında “tek parça” olarak çakılı bir %30’u görürsünüz.
Dolayısıyla AK Partinin oylarını %30 altında gösteren her anket Çelme/Faul hareketidir. Düşürebilir; Ancak ayağa kalkılır ve maça devam edilir. Bu sadece “Gol atmak”ı geciktirir. Veya bir Gol hakkını gasp ettirir.
Nitekim 2001-2019 arasında ( İttifaksız dönemde) AK Partinin genelde ve yerelde fileleri havalandırması sadece “Ekonomik normalleşme” sebebiyle midir ki; şimdi Ekonomik sebeplerle yok olsun!… Nitekim Pandemi-Enflasyonist baskı- Bölge savaşı- Partinin ardışık hataları-Enformatik kriz… gibi seri dalgalanmalara rağmen %30 dilimi hiç fire vermiyor. Neden?
CHP’nin AK Parti’yi Oy grafiğinde geçmesi Türkiye’nin sosyolojisinde çok büyük kırılma olursa ancak olabilir!…
Peki 2019 ve 2024 Yerel sonuçları nasıl izah edeceğiz!
Çok basit: AK Parti “İttifak” şartı getiren yeni sistemin “Yan etkisi”ni iyi yönetemedi; Hala da yönetemiyor.
Çünkü %50+1 çıtası sadece genel seçimde değil; Yerelde de ittifak sosyolojisini zorunlu kıldı. Bu şu demekti: Oy grafiğinde Sol’un %30 ve Sağın CHP karşısında asgari %30 tabanı/sosyolojik eğrisi geride kalan %40 gibi büyük oranı “İttifak sosyolojisi”ne itti.
Hatta yeni sistem gelmeden elini çabuk tutan HDP kendine “Kurtarılmış Oy’lar” diyeceğimiz veya İrade grafiğinde üçüncü dilim olgusunu %10 tabanına oturttu. Dolayısıyla kalan %30 ittifak sosyolojisinin dip dalgası oldu.
Yani yeni sistem %30 oranında bir seçmen kitlesini sağ içinde kalsa bile AK Partiye karşı rezervli hale getirdi. Kırılganlaştı bu oran!
O zaman şunu görmek gerekiyor: Yeni sistemin yan etkisi ; Yani ittifak rüzgarı Sol şemsiyeyi eğmedi; fakat Sağ şemsiyeyi sapından kırdı!… Kırdı ama; Şemsiye tamir için Sol’a gitmedi! Gitmez!. Ancak kırıldı!…
“Şemsiye kırılır; Yen’i içinde kalır!” kuralı işledi ve işler.
Yeni sistemde CB Erdoğan “İttifak sosyolojisini” yönetmekte zorlandı. 2017’den beri sandıkta Oy kaybetmesinin de Belediyeleri kaybetmesinin de asıl nedeni bu “Kırılma”yı engelleyecek formülü bulamayışında. Teşkilat ise zaten 2017’den beri “statüko”sunu koruma ısrarında!…
Bunun iki nedeni var:
Birinci neden; CB Erdoğan politik bir risk aldı ve konsolide ettiği “iktidarda tutan Oyu” bir şekilde Devlet Şemsiyesi altına yerleştirdi. Yani sağın %60 dilimindeki %30 oyu Ak Parti adına “Devlet şemsiyesi” veya “Devlet Kasası”na emanet etti/yerleştirdi.
( O nedenle AK Parti için %30 altında ileri sürülen anket sonuçları “Politik Palavra”dan ibarettir…)
Nitekim Erdoğan kalan İttifak sosyolojisinin ölçeği olan diğer %30 seçmen yüzdeliğinin ( Kasa dışında kalandır bu oran) %20 oranını “Kalanı Devlet kasasındadır” iknasıyla-algısıyla üzerinde alıp ; 2023 yılını % 52 ile bitirdi!..
Zaten CB Erdoğan’ın 23 yıldır kendi sandık enerjisi Kasadaki %30+… denklemindedir.
İkinci neden; İttifak sosyolojisinin yani %30 dilimin %20 ölçeğini genel seçimde kendisi için konsolide edebilen Erdoğan ;iş yerel seçimlere geldiğinde Devlet kasasındaki %30’luk üzerine kendi avansını koyamadı/koyamamıştır! Ve seri kayıplar yaşandı yerelde! Neden?
Yerel dinamikler mi? Ekonomi mi? Yanlış adaylar mı? Millet İttifakının doğru stratejisi mi? Hepsi mi?
Müzakereye açık. Ancak kesin olan bir şey var(dı): Yeni sistemle ortaya çıkan: % 30 sol; %60 sağ ve %10 Etnik kimlik farkındalığı irade grafiği içinde;
AK Parti yerelde tek avansının/tabanının yani Devlet kasasında olan %30 oy oranının üstündeki Oy’ların “Kasa dışı” oy olduğunu görmedi/görmek istemedi. Hatta, sert eleştiri gelebilir; ancak yüzleşilmesi gereken bir gerçekliktir ki; Teşkilat konformizmi, Erdoğan’ın kasa dışı %20 avansını “para gibi” harcadı!…
Dolayısıyla 2019 ve 2024 seçimlerinde yerelde hiç bir sürpriz yok! “Geliyorum!..” diyen sonuçlar değildi bile; “Geldim!…” diyen gerçeklikti.
Dolayısıyla:
Türk siyasetinde bir ilk yaşanıyor: Kasa dışı oy olan %30 ittifak sosyolojisi açısından hala Sağ çember içinde kalsa da ; ancak “İttifak” etkisiyle Sol çember ile sınırda kesişme eğrisinde duruyor. Zaten Millet İttifakı bu eğride ivme aldı. Fakat süreci, sosyolojiyi okuyamadı. Hatta Cumhur İttifakına çelme-Faul yapan anketleri sahici sandı!…
Tamamen şahsi gözlemimdir: 2023 seçimlerini Millet İttifakının kaybetmiş olma sebebi Aday değildir. Halkın, söz konusu %30 oranın “Hangi İttifakın Oyu Devlet Kasasında?!” sorusuna aldığı cevabın Cumhur İttifakı olduğunu görmesindendir. Veya Millet İttifakı “Kasadaki oylar”ın örgütlenme geleneğini göremedi!…
Tabi bir tespiti unutmadan. CHP’nin de yüzyıldır zaten %30 Oyu devlet kasasındadır!… Bakmayın siz İmamoğlu’nun Kasa başına gidip, Küstahça ve Parmak sallayarak bunu Devletten istemesine!…
AK Partinin siyasetteki en büyük ve klas başarısı: Sağ sosyolojisindeki dağınık/Politik kur değeri bu sebeple düşüşte kalmış; Parçalı sağ irade grafiğinin en az %30’unu Devletin kasasına “Emanet emin ellerde” diye sokabilmiştir.
Yani CHP artık “Fifti çifti sosyoloji” ile karşı karşıyadır. %50+1 sistemde iktidar olması ;Devlet istemediği sürece; olanaksızdır!…
( Parantez içi geçmişe bir gönderme yapalım: “Kasa mı kazanır Masa mı? diye sormuş olalım:
Ne diyordu Meral Akşener ve Sinan Oğan 2023 seçimlerinde: “Devletimizin yanında yer almayacak da; HDP’nin mi yanında yer alacaktık!…”. Hatta ne demişti Akşener “Bugüne kadar devletimin verdiği her görevi layıkıyla yerine getirdim! Yine getiririm!…”. )
Terörsüz Türkiye projesi şimdi bir riski deneyecek ve “Etnik Kimlik Oyu” olgusunu dönüştürerek “Devlet Kasasında Oy” haline getirmeye çalışacak!… Zaten barışa hizmet, entegrasyon dediğin de budur!… Mümkün mü? Mümkün! riskli mi? Çokkk!…
Şimdi şu soru akla düşebilir: Milletin iradesi yok mu?! Olup bitenler hep “Devlet Kasası” üzerinde mi organize ediliyor!…
Olur mu? Hangi vatandaş Polis eşliğinde gidip Oy kullanıyor! Herkes kendi iradesiyle Oy kullanıyor! Demokraside bu değil mi?
Ve milletin sandığa verdiği oyların önemli bir oranının “Devlet güvencesinde kasada!” diye tutulması da devletin demokrasiyi koruması değil mi? Tabi ki öyle!…
Kritik soru şudur finalde: CHP 100. yaşını kutladı 2023 yılında. Devlet Kasası garantisi sayesinde!… Peki AK Parti 100. yaşını kutlayacak mıdır sizce? Bence şu olacaktır: Devlet Kasasında olan %30 irade grafiğinin sahibini Devlet biliyor ve teslim edeceği adresi de organize ediyor!…
CB Erdoğan sonrası AK Parti isiminin devam edip etmemesine Kasa sahibi karar verecektir! Veya bir bakmışsınız MHP ismiyle 100. yaşa gidilecektir! Bir bakmışsınız; Cumhur İttifakı 3. isimde anlaşıp yola devam edecek!
Unutmayalım; Partiler sadece seçmen için değil; Devlet için de araçtırlar amaç değil! Bir bakmışsınız CHP de isim değiştirmiş!…
Buralarda takılmaya; Politik magazine gerek yok!…
Çelme/Faul sahnelerine takılmaya ve sürekli “Replay/Tekrar” görüntülerde evhamlamaya gerek yok; Maç devam ediyorsa; Skora bak!…
Esas olan Futbolcular değildir; İnsan ölümlüdür; Kulüpler bazen ligden düşerler veya tarihe de karışa bilirler… Esas olan Futbol Federasyonudur!…






















