1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. AK PARTİ’DE “TEŞKİLAT” MÜZAKERELERİ ?

AK PARTİ’DE “TEŞKİLAT” MÜZAKERELERİ ?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

-GİRİŞ-

“Bu100denTürkiye” projesi kapsamında; düzenli aralıklarla illere gidiyorum. Toplumun her kesimiyle “Türkiye Yüzyılı” zeminli müzakerelerde bulunuyorum. Özellikle İktidar teşkilatının farklı kademelerinde görevli/görev almış insanlarla iç ve dış politika konularında istişare ediyorum. Yani “AYAKKABI”mı giyip sahada arşınlıyorum. Eş zamanlı olarak İktidar ve Muhalefet partilerini, medyalarını, taraftar sosyal medya klavyecilerini, iç-dış politika odaklı her kesimin yayınlarını takip etmeye çalışıyorum. Yani KLAVYE’yi de elden bırakmıyorum. Doğal olarak gözlemlerimi, öngörülerimi yazıyorum-kayıt altına alıyorum. Örneğin kitaplaştırıyorum çalışmalarımı; sosyal medya’da ( Örneğin facebook’u Makale köşesi gibi kullanıyorum…) paylaşımlarda bulunuyorum. İhtiyaç halinde de RAPOR hazırlayıp ilgilisine müzakere notu olarak iletiyorum. Özellikle Facebook ortamında uzun/makale formatında yazı yazmaktan iki temel amacım var: Kayıt altına almak ve ilgilisine-takipçisine ve en öncelikli olan da illerde temasta olduğumuz insanlarla bir anlamda mektuplaşma gibi işlevlendirmek var….

Bu bağlamda… AK Partinin SAHA SOSYOLOJİSİ’nden kopuş sürecini; Devlet-Medyacılığı seçeneğine kendisini mahkum edişini; Teşkilatın ise ısrarla/inatla “Algı yayıncılığı” kutusuna kendisini kapatmasının siyasi gerekçelerini paylaşmak istedim. Hatta “Muhalefet” durumunda olan toplumun tüm kesimlerinin sosyolojik örgütlenme ve olası iktidar değişikliğine odaklı örgütlenme-pozisyon alma-mevzilenme karnesini de ortaya koymak istiyorum. Çünkü AK Parti teşkilatının ve bileşenlerinin artık “Sosyolojik sonuçları olan etkinleşme” misyonundan tamamen koptuğuna dair “AK Partinin Türkiye Raporu” etkisinde bazı kritik tabloları paylaşmak istiyorum.

Okumaktan uzaklaşmış; okuduğunu anlamaya yabancılaşmış; sosyal medyada emoji-replik eşiğinde algıda kalmayı bir konformizm ikramı saymış ve çoğu “KLAVYE” tabanlı enforme olmaya bağımlı kalmış bir iklimde;

Analizlere, müzakere notlarına bile “Lehte mi aleyhte mi?” tarzı politik papatyacılıkla meşgul olan bir “kütle/arızi sosyoloji” oluşmuş durumda. Genelde Ana akım medya ve sosyal medya gözlüğünde zamanla politik miyoplaşma yaşanan bu süreçte; AK Parti teşkilatının “AYAKKABI mı KLAVYE mi?” tercihinde; tereddütsüz algıya-klavyeye yöneldiği; ancak bunu AYAKKABI arka fonuyla paylaşma kurnazlığına yöneldiğini gittiğim her ilde gördüm/biliyorum.

Konu ettiğimiz durum; Kastettiğimiz: Kapı kapı dolaşılmıyor eskisi gibi; eskiye oranla sahada daha az bulunuluyor; halkla ilişkilerde zayıflama var; Gönüllere eskisi gibi girilemiyor….DEĞİL!.

Biz bambaşka bir durumdan bahsediyoruz: SOSYOLOJİK KOPUŞ!
Yani kesintisiz 23 yıldır iktidarda olan bir siyasi hareketin: ÜÇ ALANDA SOSYOLOJİK KOPUŞ yaşandığını tespit ediyoruz.


DOĞAL ALANDA/GÜNLÜK HAYATTA: Sosyolojik sonuçları-etkinleşmesi olan Fikri-Sanatsal-Etik-Estetik ve en önemlisi Millileşme sözlüğü dokusunun zedelendiği ve hatta hızla sosyolojik bir doğal alan kopuşu yaşandığına yönelik süreç yaşanıyor.

Nitekim Entelektüel etkinleşme, Sivilleştirici organizasyonlar, Halkla performans entegrasyonu ve günlük hayatı kuşatıcı etkinlik takvimi gibi; sosyolojik projeksiyondan bakıldığında; AK Parti teşkilatı DOĞAL ALAN SOSYOLOJİSİ’nden tamamen kopmuş durumda. Çünkü Teşkilatın Doğal alanda etkinleşmesine yönelik hiç bir projeler seti, etkinleşme takvimi ve yönlendirici organizasyon günlüğü yok!… Sosyal medyada karşılama ve ikramda bulunma kadrajı artık politik iletişim diye benimsenmiş.

Mesela; bu cümleleri bile “Eksiklik söylemi”, “Eleştiri baskısı” veya “Politik nizalaşma” diye etiketleyecek ( Çünkü konularla zihinsel bağlantı kodları artık etkin değil…) bir sürü akl-ı evvel var. Oysa kastedilen çok net: İnsan-Toplum-Devlet etkileşiminin temel meselelerine dair ne kadroyu eğiten bir takvimleme; ne sosyolojik gündemlere ilişkin çalıştay-sempozyum-online paylaşım ne de politik nabzı tutacak bir saha günlüğü var.

Kastedilen; Seçim arafesinde yapıldığı gibi; bir sokağı baştan sona ziyaret; bazı evlerde kısa süreli molalar; stand etrafında mini şölenler… gibi; seçim kampanyası günlerinin fragmanı gibi benzer saha turları yapmaktan söz açmıyoruz. Bir siyasi hareketin Doğal alanda sosyolojik etkisi ve sürdürülebilir halk hareketi olma performansından söz açıyoruz ki; Performans ortada!.


SİVİL ALANDA; Amaç ve fayda odaklı her alanda örgütlenme; insanın toplumsallaşma parkurudur. Dernek, Vakıf, Klüp, Cemaat, Tarikat, Örgüt, Şirket…. bu alanın türleridir. Çoğunlukla Doğal alana yüzü dönük kısmı “İNSAN KAYNAĞI” projeksiyonlu; Resmi alana yani devlete bakan yüzü de “FİNANS KAYNAKLI” hesapları içerir. O nedenle uzun süreli iktidar dönemlerinde Sivil alan er ya da geç resmi alanın arka bahçesine evrilir. Doğal alanda insan yetiştirmek bırakılır; daha çok sivil alan örgütleri KARİYER ve RANTA odaklanır. Çünkü artık “Gönüllü Davacılar” değil “Profesyonel Kariyerciler” artar. Yani resmi alanın arka bahçesi sürülür. Zaten 2017’den beri AK Partinin oy ve şehir kaybının ana sebebi bu profesyonellerdir.


RESMİ ALANDA: Yani DEVLET alanı. Kutsanmış/Bekalaştırılmış bir kadraj var ve “Erdoğan sonrası” için Muhalefet bloğunun hazırlığı çok daha keskin sosyoloji içeriyorken; İktidarın imkanlarından beslenen sosyal tabakaların Erdoğan sonrası için bırakın sosyolojik tedbirini; Politik zeka ufkunda tur atacak takati bile kalmış değil.

Dolayısıyla bu yük de Erdoğan üzerine çakılı duruyor. Suriyeliler, Kürtler, İsrailoğulları ve tabi ABD-AB vekaletini üstlenmiş sosyal tabakaların ülke üzerinde yürüttüğü ve etkinleştirdiği projelere karşılık, iktidarın elinde tek gündem var: DEVLET’in savunma hattında milli ödevler (Çoğu güvenlik ve istihbarat kadrajıdır…).

Dolayısıyla; AK Parti teşkilatı ( İktidarın etkinleşmesinden sorumlu kadrolar anlamında ) ya AYAKKABI giyip saha sosyolojisinde etkinleşecek; Ya da KLAVYE’de ellerini nasırlaştıracak bir algı oyunu içinde Erdoğan’ın vefatını bekleyecek!

Zaten AK Partinin teşkilatı ve seçmeni ;Erdoğan sonrası; çekildiği sosyolojinin boşluğunu dolduran VE örgütleyen muhalefet bloğunun, geçmiş kazanımların ve neslin üstünden geçmesini izleyecek. Tabi nefes alıp olup bitene bakacak durumu kaldıysa!…

O nedenle; seri yazımıza bu niyet-tespit üzere başlayacağız! Müzakere etmeye niyetli olanların katkısı önemli ve bekliyoruz; anlamadığına polemik trampleninden atlayanlar için ise tek sözümüz: atladıktan sonra havuzu doldurma beceriniz olsun!…

Dolayısıyla seri yazımız bir AK PARTİ ELEŞTİRİSİ değildir.

SOSYOLOJİK PERFORMANS VE GELECEK SENERYOLARINDA SOSYOLOJİK ETKİ açısından bir iktidarın sorumlu yüzünün; AYAKKABI ve KLAVYe tercihindeki serencamı ve sonuçları ortaya koymaktır. Tabi sadece teşhis değil tedaviyi de göstererek!

AK PARTİ’DE “TEŞKİLAT” MÜZAKERELERİ ?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.