Şimdi konuşabiliriz artık…
Yıllardır öldürerek bitiremedikleri bir cephe oluştu karşılarında. Kimi şehid ettilerse daha da büyüdü. Kitleler arttı. Âzim yükseldi. Direniş, baskı ve ölümlerden güç topladı.
Şimdi ise şuna inandırmaya çalıştıkları bir sayfa artık Suriye;
-“Herşey boşmuş, sattılar, kaçtılar!”
-“Bu iş buraya kadarmış!”
-“Düşman güçlü, satkın çok, değmez bunca öldüğümüze, fakirleştiğimize, yıkıntılarımızdan dağlar oluşturmaya!”
“Ey Huseyn! Onlar çok/güçlü ve sen yalnızsın. Biz yokuz bu işte!”
Nasıl?!
Sanki zaman hiç geçmemiş değil mi?!
Sanki 14 asır durmuş da insan aynı.
Hayır!
Bu, 70 yıldır öldüren Siyo Emperyalizmin yeni stratejisi.
Bunun için uzun zamandır hazırlık yaptığı belli.
Bu, şahsı öldürmekten daha etkili bir savaş, kabul etmek gerekiyor.
Şahsından ziyade şahsiyeti öldürülmüş liderlerle başbaşa bırakılmış olduğuna inandırmak istiyor Direniş Milletini.
“Esad, sattı”ya inanmış, bunu kanıksamış, bununla çözülmüş bir kitle yaratmak istiyor. Domino etkisi umuyor. Şüphe sokuyor her tarafa.
“Esad sattıysa, diğeri de acaba?!” diye başlayan bir rüzgar kaldırmak istiyor.
Esad’ı satanlara dokunmadan yapmak istiyor bunu. Onun altını kimlerle boşalttığına, neye mecbur ettiğine kafa yormayan kitlelere düşünsel klavuz olmak istiyor…
Yeni bir evreye girdik.
“Hacı’yı kim ele verdi?”yle başlamıştı. Tahran’dakiyle devam etti sonra. Seyyid’le zirveye ulaştı.
Suriye, büyük bir sayfa şimdi. Okuyabilenin kazanacağı…






















