Yılın başıymış, ya da sonu,
Hayatımızda bişeyleri değiştirecek mi?
Hayır, her günkü yattığımız saatte yatacak, kalktığımız saatte kalkacağız!
Bırakalım Yılın Sonunu;
Yolun Sonu da Gelecek!
Sahi siz hiç Kurban Bayramlarında koyun, keçi, sığır ya da deve..
Kurbanlık hayvanlardan kesip de fakirlere dağıtan bir Hıristiyan ya da Musevi..
Görmediğinize eminiz de..
Duymuşluğunuz var mı Allah aşkına?
Duymamışsınızdır!
Peki, Müslüman ahaliden Hindi kesip Hıristiyanların kutsal saydıkları bu gün için kutlama yapanların sayısı?
Milyonlarca!
Bırakalım Yılın Sonunu;
Yolun Sonu da Gelecek!
Müslümanların bir Hicrî takvimleri var;
Hicrî yılbaşı bu yıl hangi tarihte kutlandı,
Bilenimiz var mı?
Çoğunlukla “Hayır” diye cevaplandırılacaktır!
Bırakalım Yılın Sonunu;
Yolun Sonu da Gelecek!
Çıkalım sokağa, elimizde mikrofon var ya da yok, rastgele soralım vatandaşa;
“Günde kaç öğün yemek yersiniz?”
Fakiri de, zengini de, hastası da, sağlıklısı da..
Evlisi, bekarı, genci, yaşlısı da..
Sokaklarda yatıp kalkan evsizleri, rezidanslarda, lüks villalarda onlarca hizmetlisi olanlar da..
Kuş uçmaz-Kervan geçmez dağın başında yaşayan çoban da, Boğazdaki Devşirme Aşiret mensupları da..
“Günde 3 Öğün Yediklerini..” söyleyeceklerdir!
Giyim-Kuşama hiç girmeyelim ha?
Sen aynı kumaştan üretilmiş giysilere binlerce lira öderken, ben 100’lü rakamlara aynen senin gibi giyinirim!
Şimdi şöyle bi bakalım;
Kim Zengin-Kim Fakir?
Demek ki Neymiş?
Yolun Sonu da Gelecekmiş!
Peki n’olacak bunca menkul ve gayrimenkul?
Sonradan gelenlere devredecek!
Hani zengindin ya?
Bak, benim emekli maaşımdan başka gelirim yok ama..
Kabul et ki;
Sen benim kadar zengin değilsin!
Onun içindir ki;
Bırakalım yılın sonunu ya da başını;
Yolun Sonuna Odaklanalım!
Zira yolun sonunda seni de, beni de;
“Merhum ya da Merhume” diye vasıflandıracaklar..
Cenaze namazımıza da;
“Er Kişi ya da Hâtun Kişi” diye niyet edilecek!
O halde niye bu afra-tafra?
Mahmut Çetin






















