1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. Yeni Partiler için Kılavuz?

Yeni Partiler için Kılavuz?

Seçmenler "Yeni Yol" Arayışında mı?Vatandaşlar "Yeni bir gelecek" Peşinde mi?Müslümanlar "Yeni İktidar" Talebinde mi?Toplum, siyasete yönelik iradesinin sadece seçim zamanı tecelli ettiğini düşünüyor

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Toplum, siyasete yönelik iradesinin sadece seçim zamanı tecelli ettiğini düşünüyor. O nedenle seçimler arası süreyi ( Ki en az dört yıldır) verdiği oyun bedelini ödemekle geçiriyor. Bu şu demek; Toplum her konudaki tavrını, beklentisini, eleştirisini, adeta “Toptan” ifade ediyor ve bunu sadece oy vererek somutlaştırıyor. Hatta “İki oy arasında dedikodu yapmak” ile sınırlı “Politik magazin” izleyicisi oluyor. Bu alışkanlık uzun süren “Tek partinin iktidarı” ile karşı karşıya kalınca; iki önemli yeti kaybı, hafıza kaybı ve iki kimlik kaybıyla sonuçlanıyor: Vatandaşlık ve Müslümanlık. Yani bireyler uzun süren tek başına iktidar döneminde iki kimliğini, yeteneğini, sorumluluğunu unutuyor: Vatandaşlık görevleri ve Müslümanlık dirayeti.

Oysa Vatandaşlık bilinci; devlet ve toplum etkileşiminin her alanında “duyarlı, bilinçli, katılımcı, denetleyici” olmayı gerektirir. Ve iktidar-muhalefet denkleminde gelişen siyasete “objektif, verimli, kuşatıcı” rollerle dahil olur. Ayrıca iktidara yönelik de “Vatandaşlık hakları” savunucusu olur. Ancak biz bu özelliklerin toplumda kaybolduğunu ve sadece bireylerin “Seçmen” olarak var olunduğunu tespit ediyoruz. Toplumun zekası, duyarlılığı ve hatta ahlakı bile “Seçmen” eşiğinde “tutuklu” kalmış görünüyor. Adeta “Vatandaş” olunduğu unutulmuş.

Bir de tarihsel akış içinde edinilmiş toplumsal ana kimlik olan “Müslüman” olmak ise adeta “Siyaset dışı / Özel alan”a sıkıştırılmış ve olup bitenlere “Müslümanca” bakmak adeta yadırganır olmuş. Müslüman olmanın gerektirdiği “tavır/duruş” kaybedilmiş gibi.

Dolayısıyla şu tespiti yapmak durumdayız: “Müslüman” ve “Vatandaşlık” kimliklerimiz, rollerimiz, misyonumuz artık aktif değil; sadece “Seçmen” kimliğimiz var. Herseye tepkimiz seçmen eşiğinde. O nedenle Müslüman ve Vatandaş olarak asla kabul etmeyeceğimiz çoğu şeyi sahiplendiğimiz parti sebebiyle; veya muhalefet-iktidar konumuna göre tepki veriyoruz.

Nitekim “Seçmen” eşiğinde/ufkunda kalan toplum içinden bakınca; Örneğin CB Erdoğan hem alternatifsiz hem rakipsiz kalıyor. Mesele “Oy vermek” olunca; “Erdoğan dışında kime vereceğiz?” sorusu özü itibariyle “Erdoğan dışında diğer seçenekler çok daha riskli bir gelecek ihtimali taşıyor!” kabulünü yaygınlaştırıyor. Veya Vatandaş ve de Müslüman olarak verilmesi gereken bir çok tepki, yapılması gereken bir çok eleştiri “İktidarı yıpratır!” gerekçesiyle ertelenebiliyor.

AK Parti ve CHP ( Ana iktidar ve ana muhalefet partileri) dışında ortaya çıkan bütün partiler ve yeni kurulacak partiler sürekli “Ne AK Parti Ne CHP; Seçmen arayışta!…” diyerek ortaya atılıyorlar.

Oysa bu okuma hem eksik hem gerçekçi değil. Seçmen arayışta değil; seçmen Erdoğan yanlısı ve Erdoğan karşıtı olarak iki ana bloğa bölünmüş durumda ve buradan ayrılmaya niyetli değil.

Ancak “Vatandaş” ve “Müslüman” kimlikleri yeniden canlandıracak ve yeni sosyolojiyi doğru okuyan bir yeni siyaset dili ve siyasallaşma sosyolojisini inşa eden bir hareket için “Yeni Yol” denebilir.

Mecliste sırf grup kurmak için bir araya gelen partilerin bu “Grup olmak için yeni yol” formülünü işletiyorken; sanki topluma bir “Yeni yol” sunacaklarmış gibi davranmaları sadece seçmeni güldürür!…

AK Parti süresiz ve etkin etkin “Seçmen iktidarı” olmayı başardı. Ancak “Vatandaş” ve “Müslüman” kimlikleri açısından hızla geriliyor ve Vatandaşı da Müslümanları da sadece “Seçmen” kalmaya mecbur bırakan bir çıkmaza sürüklemiş durumda. Şimdi bu ne demek? Bu şu demek: AK Parti “alternatifsiz iktidar” etkinliğinde; ancak “Türkiye Yüzyılı” için Yeni Yol” olabilmesi için; Vatandaş ve Müslüman kimliğinin gerektirdiği toplumsal örgütlenmeyi tamamlamış olmalıydı. Olmadı…

Peki Toplum kendisi için bir “Yeni” yol buldu mu? Hayır!

Öyleyse bir yolunu bulmalı ve “Yeni” olanı Vatandaş ve Müslüman kimliğinin canlandığı bir siyasallaşma, siyaset sosyolojisini tariflemek ve örgütlemek gerekir.

Yeni Partiler için Kılavuz?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.