1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. Yalnızlaşan Devlet: İsrail Ne Zaman “Normal” Bir Ülke Olacak?

Yalnızlaşan Devlet: İsrail Ne Zaman “Normal” Bir Ülke Olacak?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Orta Doğu’da yıllardır en çok sorulan ve cevabı en zor olan sorulardan biri şüphesiz şu: İsrail ne zaman “normal” bir ülke olacak? Kendi çıkarlarını korurken komşularının haklarını da gözeten, din, dil ve ırk ayrımı yapmaksızın insan haklarına sadık kalan bir devlet profiline ne zaman ulaşacak? Mevcut tabloya ve atılan adımlara bakıldığında, bu hedefin her geçen gün daha da uzaklaştığı görülüyor.

“Güvenlik” Adı Altında Büyüyen Krizler

İsrail’in dış politikası ve bölgesel stratejisi uzun süredir bir kısır döngüye hapsolmuş durumda. Filistin topraklarındaki orantısız güç kullanımı, ağır sivil kayıplar ve temel hak ihlalleri uluslararası toplumun tepkisini çekerken; İsrail yönetimi bu durumu her defasında “tehdit” ve “güvenlik” argümanlarıyla açıklıyor. Ancak sahada yaşanan yıkım, bu argümanların inandırıcılığını çoktan ortadan kaldırmış durumda.
Filistin’e saldırıp oradaki halkı temel haklarından mahrum bırakan yönetim, ortaya çıkan doğal tepkiyi ve direnişi anında “terör” olarak etiketliyor. Aynı senaryo sınır ötesinde, Lübnan’da da kendini gösteriyor. Operasyon düzenlediği, hedef aldığı her devleti veya topluluğu kendi varlığına bir tehdit olarak sunarak eylemlerini meşrulaştırmaya çalışıyor.

Hak Arayanlara Yönelik Hedef Göstermeler

Bu saldırgan politika ve yalnızlaşma süreci sadece sınır komşularıyla sınırlı kalmıyor. Bölgedeki adaletsizliğe ses çıkaran, sivil ölümlerine dur diyen ve uluslararası hukuku hatırlatan Türkiye gibi ülkeler de anında İsrail’in diplomatik hedef tahtasına oturuyor. Filistin halkının meşru haklarını savunan her sesin, İsrail tarafından bir “kriz unsuru” veya “tehdit” olarak algılanması, aslında çözümden ne kadar uzaklaşıldığının en net göstergesi.

Liderler ve Halklar Arasındaki Derin Uçurum

Tüm bu politikaların bir sonucu olarak bugün İsrail, çevresinde güven vermeyen ve sevilmeyen bir ülke konumuna geriledi. Üstelik bu durum yalnızca Orta Doğu coğrafyasıyla sınırlı değil; tüm dünya genelinde istenmeyen bir ülke imajı giderek pekişiyor. Küresel çapta meydanları dolduran milyonlarca insan, İsrail’in politikalarına karşı net bir duruş sergileyerek insan haklarından yana tavır alıyor.
İsrail’in uluslararası alanda bulabildiği destek, büyük ölçüde bazı Batılı devlet liderlerinin siyasi ve stratejik çıkarlarından ibaret. Ancak sokakların sesi, bu liderlerin resmi politikalarından çok farklı yankılanıyor. Halklar barıştan ve masum sivillerin yaşam hakkından yana saf tutarken, devlet yöneticilerinin desteği bu derin uçurumu daha da belirginleştiriyor.

Sonuç: Normalleşmenin Tek Yolu

Bir devletin “normal” kabul edilebilmesi için yalnızca askeri güce sahip olması yetmez; aynı zamanda komşularıyla barış içinde yaşaması, uluslararası hukuka uyması ve evrensel insan haklarına koşulsuz saygı duyması gerekir. İsrail, sorunları silahla bastırıp hak arayan herkesi düşman ilan ettiği sürece, bölgesel barış ve kendi kalıcı güvenliği hayalden öteye geçemeyecektir.
Kalıcı bir huzur, ancak Filistin halkının meşru haklarının tanınması ve tüm bölgeyle eşit, adil, insani değerlere dayalı bir ilişkinin kurulmasıyla mümkün olabilir.

Yalnızlaşan Devlet: İsrail Ne Zaman “Normal” Bir Ülke Olacak?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.