1. Haberler
  2. Eğitim
  3. Üniversite Tercihi Nasıl Yapılmalıdır? Rehber Öğretmenin Gözünden Kritik İpuçları?

Üniversite Tercihi Nasıl Yapılmalıdır? Rehber Öğretmenin Gözünden Kritik İpuçları?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Üniversite Tercihi Rehberi: Hayatınızı Şekillendiren Kararlar

Merhaba sevgili öğrenciler ve değerli ebeveynler! Üniversite tercihi dönemi, hayatınızın en önemli dönüm noktalarından biri. Bu yazıda, yıllarca rehber öğretmen olarak edindiğim tecrübelerimi, ilahiyat kökenli olmamın getirdiği farklı bakış açısını ve iki kızımın üniversite tercih dönemindeki “aile içi deneyimlerimi” harmanlayarak sizlere bir rehber sunmak istedim. Yeğenlerimin tercih telaşı ve dostlarımın yoğun istişareleri bu yazıyı kaleme almam için beni teşvik etti. Yazı biraz uzun olacak, çünkü konu derinlemesine bir yaklaşımı hak ediyor.

1. Bildiğimiz Ama Karıştırdığımız Konular

Bildiğimiz ancak karıştırdığımız önemli konular var. En temelinde, “meslek” yönelimi bir “yaşam tarzı” ve “kişilik etkinleşmesi” alanıdır. O nedenle, meslek yönelimi ve kişiliğe en uygun alan tercihinde, benim önerim hep şu olmuştur: “Mezuniyet sonrası” odaklı bakılmasını tavsiye ederim. Yani, mezun olduğunu varsayacak adayımız ve mezun olduğu okul sonrası “diploma ve eğitimin” hayatına “yaşam tarzı ve kişilik etkinleşmesi” açısından ne imkanlar sunacağına bakacak!

Özellikle kız öğrencilerime hep şu nükteli soruyu sorardım: “Mezunsun; evlisin; bir yaşında bebeğin var! Günlük yaşamını hayal et; her açıdan! Aile sorumluluğu ve kariyer planı dengesi içinde; nasıl bir iş ortamı isterdin ki; hem yaşam tarzına hem kişilik etkinleşmesine hizmet etsin?”

Tabi, baştan “meslek yaşam tarzı ile ilgilidir!” ve “kişilik etkinleşmesi diploma ve eğitim ile yürüyebilir!” öngörüsü (ön yargı da denebilir) olunca; adayımızın hayata bakışı, yaşam tarzı, kişilik etkinleşmesine (mutluluk-huzur-zenginlik-sosyalleşme vb. zihniyeti) yönelik kendisiyle barışık cevaplar vermesi icap eder. Bu noktada; adayımız “aldığı puana, tercih seçeneklerine” yönelmeden; bundan bağımsız olarak bazı kararlar/senaryosu olmak zorundadır. Yani adayımız önce “ne istediğinin robot resmini” çizecek!

Fakat, maalesef, birçok sebeple, öğrencilerimiz “meslek-yaşam tarzı” ve “kişilik etkinleşmesi-diploma/eğitim” ilişkisi üzerine odaklı değil. Onun yerine “iş ve hayat standardı” odaklı bakıyor veya baktırılıyor. Yani “para-kariyer-yaşam standardı-imaj” sözlüğüyle-gözlüğüyle bakınıyor seçeneklere!

Kuşkusuz, puanı çok yüksek öğrenciler ne istediğini az çok bilir ve “para-kariyer-yaşam standardı-imaj” seçenekleri arasında keyfince gezinir ve son kararını verir. Ancak milyonlarca öğrencimiz vasat veya riskli eşikte puan almaktadır.

Bir maalesef daha; aile yapımız/ebeveyn zihniyetimiz de “garantili iş” (kastedilen Devlet işidir) veya “parası bol ve imajlı” tercihlere tutkun olunca; hem kafalar karışıyor hem tercihler. “Türkiye’de mezun olduğu okul alanı dışında çalışan insan” diye bir de istatistiklere baktığınızda; vay ve vah halimize!

Dolayısıyla; öğrencilerime sıralamayı bozmadan şunu tavsiye ederdim:

Birinci aşama: “Puan sorunun yokmuş gibi düşün; mezun olduktan sonraki hayatını ‘yaşam tarzı’ ve ‘kişilik etkinleşmesi’ açısından senaryolaştır. Diplomanın ve mezuniyet alanının imkanları hakkında bilgilen ve kendi ‘tarz ve etkinleşme’ açısından bak! Ve önce temel alanına karar ver!”

Bu birinci aşamayı ben “hayati” görüyorum. Çünkü bu aşama tabiatı gereği tercih alanlarını öncelikle **”mesleki kategoriler”**i ortaya çıkarıyor.

Eğitim hayatım boyunca “meslek” alanı diyeceğim şu kategoriler var; yani yaşam tarzı ve kişilik etkinleşmesi açısından “büyük fotoğraf” diyeceğimiz ana alanlar şunlar (tecrübem üzere):

SağlıkEğitimMühendislikTeknisyenlikİşletmecilikAkademisyenlik/Araştırmacılık ve “Özel/Trend” alanlar.

Biraz açayım. Yaşam tarzınız ve kişilik etkinleşmeniz, her açıdan (bilgi, tarz, sosyal çevre, ilgi, merak, iklim, mutluluk, huzur…) sağlık dünyasına uygunsa; o zaman birinci aşama olarak “Sağlık dünyasında olacağım!” diye netleşmek lazım. Bu netleşme olduktan sonra da; Doktor mu, Dişçi mi, Ebe mi, Biyo-Mühendislik türleri mi, Biyolog mu, Eczacı mı… diye sonra “branş” kararı verilmelidir.

Veya önce yaşam tarzı ve kişilik etkinleşmesi açısından “Ben MÜHENDİSLİK dünyasına aitim!” demek lazım. Sonra; Makine mi, İnşaat mı, Bilişim mi… diye sonra BRANŞ/CV kararı vermek lazım.

Eğitim dünyası ise karar; sonra öğretmen mi, akademisyen mi, araştırmacı mı, eğitim yöneticisi mi ve derken sonra ilahiyat mı, edebiyat mı, tarih… mi diye BRANŞ/CV kararı vermek lazım.

(Parantez içi: Bir de “ÖZEL-TREND” alan var; asıl kafa karıştıran alan bu! Çünkü bu alan çok efsanesi olan alan. Trend alan deniyor; çok para var deniyor; geleceğin mesleği deniyor… vb. Doğrusu bunu ben de önemsiyorum. Ancak çok bilgi kirliliği olan bir alan. Mevcut Devlet ve Özel Üniversiteler de “klasik alanlar”ı dolsun diye; bu alan hakkında özel bilgilendirmeye yönelmiyorlar. Zaten alt ve üst yapıları da bu alana uygun değil…)

Dolayısıyla ve sonuç olarak; Bildiğimiz fakat karıştırdığımız konular açısından öğrencilerimizin çoğu, velilerin de gazlamasıyla, iki şey karıştırılıyor:

MESLEK-KİŞİLİK ETKİNLEŞMESİ başka bir şey; İŞ-HAYAT STANDARDI bambaşka bir şey!

Birincisini yukarıda kısaca açıkladık. Şimdi İŞ-HAYAT STANDARDI konusuna geçelim.


2. Tercihimde Öncelik Para; Bana Uygun Olanı Sonra Ara! Psikolojisi

Bu müzmin, kronik halimiz. “Mezun olsan ne olur!” veya “mezunların çoğu işsiz!” bilgi kirliliğiyle boğulan alandır bu! Bu bilgi kirliliği içindeki ana eğilimleri şu kategorilerde tespit ettim: Yani toplum olarak şu kategorilerde hareket ediyoruz:

*** BİLDİĞİMİZ YOL EN DOĞRU/KISA YOLDUR DİYENLER: Tıp, Mühendislik, Hukuk, Öğretmenlik gibi klasik meslekler. Özellikle bizim ebeveyn kuşak “Yeşilçam Filmleri” döneminden kalma bu yüceltilmiş meslekleri dayatıp durur. Aslında “Türkiye vasatı” seçeneğidir.

*** “MAKSAT ÜNİVERSİTE OKUMUŞ OLMAK” DİYENLER: Özellikle gençlerimizin tamamına yakını artık üniversite okumayı “aileden uzak sosyal hayat ve büyükşehir tecrübesi” olarak bir “SOSYALLEŞME DÜNYASI” olarak görmektedir. O nedenle “bir şekilde üniversiteli olmak” seferberliği olduğundan; tercihler biraz da “piyango” tadında kalıyor. Özellikle “şehir” tercihi (İstanbul-Ankara-İzmir-Konya-Bursa-Gaziantep-Kayseri gibi favoriler) sebebiyle tercih sıralamasında da hatalar yapılıyor.

Tabi bu “maksat” alanında ebeveynlerin de, anlaşılır sebeplerle, mobingi var. Örneğin “ekonomi” başat rolde. Başka şehirde çocuk okutmak çok zorlaştı. O nedenle aileler kendi şehirlerini önceliyor ve baskı yapıyor. Tabi seçenek azalıyor… Bir de; az-çok parası olanlar da “burslu özel okullar” tercihinde kalıyor.

Dolayısıyla bu alandaki tercihler “aile planlaması” eşiğinde kalıyor. Tercihler ile mezuniyet sonrası hayat arasındaki makas baştan açılıyor! Varsa yoksa; “İş ne olacak?” izi sürülen tek cümle kalıyor.

Kuşkusuz bir de gençlerimizin “hayat standardı” içinde tüketicilik-tarz öykünme-imaj bol olunca; tercihler “üniversite borsası” gibi planlanıyor… Yani yatırım yapılan hisseler gibi.

Bense öğrencilerime hep şunu telkin ettim. Önce yaşam tarzını-kişilik etkinleşmesini senaryolaştır! Ardından büyük fotoğraf-ana alan netleşmiş olur. Şimdi ikinci aşamaya geçelim: Branş/CV alanı. İşte iş-aş-hayat standardı bu BRANŞ-CV alanına göre planlanmalıdır.

Mesela, sağlık dünyasının insanı olmaya karar vermişsindir. Fakat Tıp, Dişçilik, Eczacılık, Biyo-Mühendislik türleri… ise BRANŞ/CV olduğunda; işte para-standart bu Branşlar için hesaplanır! Sonuçta; Tıp isteyen alamasa da; Dişçilik, Eczacılık vb. tercihlerde bu dünyada kalacaktır… Gibi.


3. Sıralama Hatası Neden Yapılıyor?

Son olarak; kuşkusuz tercih bir “teknik zeka” istiyor! Önceki yıl ilan edilen Taban puanlar/Yüzdelikler bir ipucu verse de; en zorlanılan alan bu teknik sıralamadır! Bu sıralamada iki kritik eşik var:

*** Taban puan-Yüzdelik eşiği gösteriyor. Ancak böyle sınırda olanlarda iş zorlaşıyor. Çünkü hangi öğrencinin hangi okulu tercih edeceği bilinmiyor… Dolayısıyla tercihte sıralama çok önemli. Ve burada ilk iki aşama zaten netleştirilmiş olmalı ve en son bu teknik sıralama doğru yapılmalıdır. Aksi halde; kazanılacak yerler bile kaçırılmış olacak!

Bu aşamada ise; puanın gitme olasılığı yüksek yerlere öncelik verilmesi şart. Şehrini sorun etmeden!

Sonuç?

Üç adım at:

Bir: Yaşam tarzını ve kişilik etkinleşme sürecini mezun olmuşsun gibi senaryolaştır! Böylelikle ana alanı netleştir!

İki: Ana alanın branşını iş-standart açısından tart ve tercih et.

Üç: Puan ile olasılığı yüksek yerlere öncelik ver!

Tüm sevgili öğrencilere başarılar diliyorum!

Üniversite Tercihi Nasıl Yapılmalıdır? Rehber Öğretmenin Gözünden Kritik İpuçları?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.