1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. Türk Siyasetinde 4K Görüntü?

Türk Siyasetinde 4K Görüntü?

-Kayyum-Kılıçlar-Kürtler-Konserler--Bir devlet ameliyatının epikrizi-Kayyum atamaları, Teğmenlere"Disiplin dışı kılıç çatma" gerekçesiyle ihraç talebi ve "Apo mecliste konuşsun!" ile dejavu yapan Kürt sıfatlı tartışmalar… Hatta Konser soruşturması; Bu sürecin perde arkasında hangi strateji var? Benim şahsi öngörüm: Hepsi ABD başkanlık seçimiyle ilgili

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kayyum atamaları, Teğmenlere”Disiplin dışı kılıç çatma” gerekçesiyle ihraç talebi ve “Apo mecliste konuşsun!” ile dejavu yapan Kürt sıfatlı tartışmalar… Hatta Konser soruşturması; Bu sürecin perde arkasında hangi strateji var? Benim şahsi öngörüm: Hepsi ABD başkanlık seçimiyle ilgili. Bir ön alma; bir mesaj sepeti…

Türkiye neden ABD seçimleriyle yakından ilgilenir? Çünkü Türkiye’nin kalbinin içine yerleşmiş ve askeri, ekonomik ve de kültürel krizlerin ana kaynağı ABD’nin Türkiye’ye yönelik operasyonları. Dolayısıyla kalp damarlarına stent takmak şart.

Tartışma şu: Kayyum, İhraç, Açılım, Soruşturma acaba bir stant etkisi yapar mı? Bence hayır. Çünkü stent takılan ve kalple birlikte “içeride kalan” bir operasyon türü. Anjiyo gibi değil….

ABD içimizde. Kanı yoğunlaştıran, organlarımızı yağ’laştıran, stres yükseltici ve en önemlisi Covid19 gibi bağışıklık sistemini çökerten bir işlevde. Fakat bir tülü kalıcı tedavi yapamadığımız ve hatta “birlikte yaşamaya mahkum olduğumuz bir hastalığımız” gibi: ABD…

Üstelik hastalık riskini artıran alışkanlıklarımız da cabası: Dolar bağımlılığımız, tüketici olarak ABD’ye aboneliğimiz, Yaşamtarzı olarak dip hayranlığımız ve en risklisi de ABD gücüne olan “başedemeyiz!” sendromu…

İşte Trump’ın Türkiye ajandasında tüm bu zaaflarımızı sonuna kadar sömürmek var. Bu şu demek: Çok cepheli bir büyük savaşa doğru ilerliyoruz…. Para savaşı, Hukuk savaşı, Askeri savaş, Kültürel savaş…

Fakat bir gerçekliğimiz daha var: CHP, DEM başta olmak üzere bir çok siyasi örgütlenme ve sosyal çevre, ABD ile mücadele etme niyetinde değil; ABD ile birlikte hareket etmek iradesini açığa vuruyor; uyumlu olmak adına müzakerelerde bulunmak isteyen bu taraf ( “Amerikancı politikalarla birlikte yürümek isteyen bu çevreler) ve ABD’nin stratejisine hizmet etmek isteyenler; şu propagandayı yapıyorlar: “Bütün sorunların kaynağı: Erdoğan…. Erdoğan gider; her şey hızla normalleşir!…”.

Oysa… Durum bu değil!…

Durum: Tam da şu olsa gerek: Türk Devlet Aklı, ABD karşısındaki kendi planını Erdoğan üzerinden örgütlüyor.

14-28 Mayıs seçimlerinde bile Erdoğan’ın iktidarda kalma sürecindeki bütün hamleler bu iradenin gereği… Devlet Bahçeli ise söz konusu planın işleyişi noktasında “Görevli” bir devlet adamı… Erdoğan-Bahçeli uyumu, politik bir uzlaşma veya iktidar odaklı bir uzlaşma değil. İki aktör de ABD karşısında kendi planını işleten Devletin saha operatörleri…

Fakat bu planda aksayan/zorlanan bir süreç var: Enformasyon…
Yani halkı bilgilendirme….Devlet ne yaptığını halka anlatmayı erteliyor/riskli/erken buluyor…

Devlet kendi planını halktan kaçırıyor. Halkı bu planın parçası yapmayı şimdilik erteliyor. Hatta halkın planı fark etmesini “Bilgi karartması” yöntemiyle engelliyor… Vatandaşın bir biriyle çelişen ve kısa sürede ters yüz olan bir çok sürece tanıklığının sebebi bu karartma/Jemir yöntemi…. Dolayısıyla, Devlet aklı, sadece “Devletine güven!” taktiklerini seri şekilde sahaya sürüyor.

CHP ve DEM ise bu planı okuyamıyor. Hatta CHP ve DEM kendilerinden sakınılan bu planı, ABD üzerinden öğrenmeye çalışıyor. ABD de kendi planına uygun şekilde CHP ve DEM’i enforme ediyor…

CHP içinden bir türlü okunamayan bu planı öğrenme ve o planın parçası olma gayretine girenler var. Nitekim CHP’nin kendi içinde bölünme sebebi bu planı öğrenme ve parçası olma kavgasından kaynaklanıyor.

İmamoğlu bu planın parçası değil. Ceza almasının ve istinafta bekletilme sebebi bu. İmamoğlu’nun ABD ve AB’ye yüzü dönük “Politik mandacılık” mesajları geçmesinin sebebi de bu planın muhtemel adayı olmaması… Mansur Yavaş bu planın adamı olmayı seviyor; “Aday olma ihtimalimi seviyorum!” politikası bundan. Kılıçdaroğlu son dakikaya kadar kendisini muhtemel aday sanıyordu. “Bir Alevi olsa da; Cumhurbaşkanı olmalı!” diye aklı sıra Planı baskı altına almaya kalkınca, akıbeti belli oldu… Özgür Özel’de ise bir heyecan var; “Planın muhatabı benim!…” diye. Fakat çok acemi!…Heyecandan, plandan gördüğünü sağa-sola söyleyecek ergenlikte…

( Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ve hatta Abdullah Gül bile; söz konusu ABD ile uyum pozisyonunda… Atanmayı bekliyorlar.)

Dolayısıyla; ABD şunun farkında; Erdoğan-Bahçeli sadece siyasi müttefik değiler. Bir planın iki görevli aktörüler. O nedenle; Türk Devletinin bütün mekanizmaları bu iki aktörü kolluyor. Asıl soru şu:

“Erdoğan-Bahçeli sonrası; söz konusu planın yeni aktörleri kim olacak? Şimdiden bu görevi almış ve dersine çalışan var mı? Varsa; Halk bunu ne zaman öğrenecek? Hatta bu plana dolaylı desteği sağlanan halk ne zaman açıktan bu planın parçası yapılacak?…”

Hatta daha kritik bir soru duruyor orta yerde: Erdoğan-Bahçeli sonrası hangi siyasi parti/hareket bu plan bayrağını alıp koşmaya devam edecek? AK Parti ve MHP Erdoğan-Bahçeli sonrası bayrağı alan olabilecek mi?

( FETÖ güzellemecisi Mümtazer Türköne’nin ABD’ye firar etmiş FETÖ’cü Ahmet Dönmez’e verdiği söyleşi de: Bu bayrağı MHP alacak! demesi; Bahçeli’nin “Erdoğan ile aramızda sorun yok!” deme durumu; bu bayrak alma konusunda büyük bir AK-MHP dip kavgasına işaret ediyor…)

Buna, tüm bunlara, yani herseye deşifre edecek bir cevap anahtarı olduğuna yönelik, bir cevabım var tabi: Herşeyi netleştirecek tek seçenek var: Savaş!.. Savaşmayı göze almak!

ABD bu ihtimalin çok yüksek olduğunu görüyor ve o nedenle Türkiye’deki halkı kendi planının parçası yapmaya odaklı. CHP-DEM üzerinden halkı kendi planının parçası yapma gayreti bundan…

Hakan Fidan’ın “Savaş!… Savaş!…. Savaş! Kaçınılmaz!….” diye; göreve geldiği günden beri tempo tutması da bundan.

ABD’nin propagandası hep aynı olacak ve yakında volümü artacak: “Türk-Kürt halkı beraber: CHP-DEM bunu temsil eder!…”.

Propaganda bu ama ABD bir türlü bundan sonuç da alamıyor!

Çünkü CHP-DEM partisinin omurgası ve aklı, halkların kardeşliğine ve halkın temsiline yetmiyor!

ABD, Türkiye’de halkın açıktan kendisini düşman belleyeceği ve her yönüyle ABD karşıtı bir cepheye dönüşmesini çok riskli buluyor. Her şeyden önce başta İsrail olmak üzere ABD yanlısı her adresin güvenliği riske girer diye düşünüyor.

O nedenle Trump “Başınıza gelenlerin sebebi Erdoğan!..” stratejisini dikkatlice uygulamaya devam edecektir. Hükümeti düşürmek için ara ara “Dolar” üzerinden operasyonlar yürütecektir. Ancak halkı çökertecek dozajda olmamasına dikkat edecektir…

ABD, bir yandan CHP ve DEM seçmenini “Halkın kendisi” diye sunmaya çaba sarf edecek; diğer yandan “Erdoğan giderse hızla normalleşme olacak! Ekonomi düzelecek!…” telkini yapacaktır.

( Arada bir not: AK Parti teşkilatının da tüzel kişilik olarak bu planı okuyamadığını düşünenlerdenim. Zaten bu planı okuyacak ve eşlik edecek bir misyonu da kalmadı… Teşkilat artık yerel siyasetle sınırlı bir “Yerel sivil toplum kuruluşu” eşiğinde kaldı… Yerel kariyerine odaklanmış lobicilik de cabası…)

Tüm bunlardan kastım: “Bilmediğiniz şeyler var!” anonsu geçmek değil. Veya “Biz gördük; siz de gördün!” telkini hiç değil!… Bizim kastımız şu: Dünyadaki gelişmeler sebebiyle kalbinde ABD olan bütün ülkeler kendi imkanları nispetinde “Stent” takıyorlar.

Türkiye de kendi kalbine operasyon yapıyor ve Stentleri bir bir takıyor. Bizim gözlemimiz operasyon başarı ile sürüyor…

Sadece; Ameliyat odasının kapısında merakla bekleyen halka; şimdilik, gerçekte ne olduğu söylenmiyor… “Rahat olun!… İyi olacak!” söylemine de bu sefer Halk inanmıyor! Neden? Çünkü halk kaybedeceklerinden çok; kaybettiklerine odaklı!…

Sorun mu? Değil. Geçici bir durum. Oysa… asıl tehlike: Ameliyatın başarısız olması durumunda; Ameliyat kapısında bekleyen halkın yarını daha zor olacak!…

Peki Ameliyat ne aşamada? 4K görüntüden bizim yorumumuz: Stentler takıldı. Hasta yakında odasına alınacak.

Türk Siyasetinde 4K Görüntü?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.