Türk-İş asgari ücret talebini açıklamış 29.500 TL olmasını istiyor. Yaptığı hesaba göre %45 enflasyon artı refah payı bu ediyormuş. Bu da yaklaşık %75 ediyor. Yani ‘Biz perdeyi yüksekten açalım da pazarlık payıyla en fazla alabileceğimizi alırız’ diye düşünen esnaf kafasında. Halbuki karşı tarafta işverenler var, artışın getireceği maliyet zorunlu olarak vatandaşa yansıyacak. Mesele pazarlık değil, gerçek hesaplara dayalı bir makul rakam tespiti olmalı. Devlet de bu işe aracılık ediyor, orta yol bulmaya çabalıyor.
Türk-İş’in talebi tabi ki popülizm. Bugünkü geçerli rakama %50 zam yapılsa ancak 25.500 ediyor. O halde Türk-İş ne diye çalışan kitlesini boş hayallerle umutlandırıyor? İşte bu sendikacıları kurtarma operasyonu. ‘Biz istedik vermediler’ deyip işverenleri ve devleti suçlayacaklar. Ben merak ediyorum sendika yöneticileri işçi mi? Yoksa sendika ağası mı? Yani kendileri sendikadan ne maaş alıyor, sendikalarda hizmetli olarak çalışana ne maaş veriyorlar. Bunlar açıklansa da öğrensek. Bizi haksız çıkaracak rakamlarsa da boynumuzu büküp sesimizi kessek.
Muhalefet de aynısını yapıyor. Kendisi iktidar olsa asla vermeyeceği, vermeyeceği rakamları telaffuz edip iktidarı sıkıştırmayı amaçlıyor. Aslında sıkıştırdıkları hükümet değil işverenler. Ben sigortalı olarak da çalıştım, işverenlik de yaptım. İkisinin de ne demek olduğunu bilirim. Madem öyle CHP’li belediyeler SGK borçlarını neden ödemiyor? Hadi desinler ücretler çok yüksek prim de çok tutuyor o yüzden ‘ödeyemiyoruz’.
Asgari ücrette iktidarın bir dahli yok. Arabulucu olarak rol alıyor. Her iki tarafın da haklılığını göz önünde bulundurmak zorunda. Şimdiye kadar da hep işçileri kayırdı. Baktı işverenler zora düşecek, onlara kendinden tavizler vererek işçilerin biraz daha yüksek almasını sağladı. Üstelik asgari üret vergiden muaf.
İşvereni sıkıntıya sokacak rakamlar olursa bu sadece maliyetlere yansımakla kalmaz istihdamı da etkiler, enflasyonu da tetikler. Bütün bunları bilmeden ağzı olan konuşuyor. Bu da insanları yanlış beklentiler içine itiyor. Şımarıklığın da alemi yok, yazık…






















