📝 KISA AÇIKLAMA
Trump, Gazze sonrası Suriye dosyasına el attı. SDG–Şam uzlaşması üzerinden “inisiyatif bende” mesajı verirken, Türkiye’yi de stratejik denkleme yeniden çekiyor.
📍 Şam – 07 Ekim 2025 – 14.00
ABD’nin Yeni Hamlesi: Gazze’den Sonra Suriye Dosyası
ABD’nin eski başkanı Donald Trump, Gazze planıyla elde ettiği diplomatik ivmeyi şimdi Suriye sahasına taşımaya hazırlanıyor. “Savaşı ben durdurabilirim!” diyerek yeni bir bölgesel diplomasi programını devreye sokan Trump, Suriye’deki dengeleri yeniden dizayn etme niyetinde.
Trump’ın son açıklamaları, hem Şam yönetimiyle hem de SDG (Suriye Demokratik Güçleri) ile yürütülen perde arkası temasların onun kontrolü altında şekillendiği izlenimini veriyor.
Taktik Aynı: Çatışmayı Yönet, Çöz ve Kahraman Ol!
Washington kaynaklarına göre Trump’ın yaklaşımı, klasik bir kriz yönetimi stratejisini andırıyor. Önce çatışmayı organize et, ardından devreye girerek çözümün mimarı gibi görün. Trump’ın Ortadoğu denkleminde uyguladığı bu yöntem, hem Gazze hem de Suriye sahasında aynı kalıbı takip ediyor.
Suriye dosyasında da aynı oyun sahneleniyor: SDG içindeki farklı grupların “ikna edilmesi” süreci, ABD’nin bölge üzerindeki nüfuzunu yeniden tesis etme çabasının bir parçası.
SDG’nin tezi net: “Biz anlaşmaya uymaya hazırız ama bazı garantiler sağlanmalı.”
Bu ifade, sahadaki kırılgan dengeyi koruma bahanesiyle ABD müdahalesine alan açıyor.
Ankara Faktörü: Erdoğan’la İşbirliği Vurgusu
Trump, geçmişte olduğu gibi bugün de Türkiye’yi Suriye denkleminin merkezine oturtmak istiyor. “Erdoğan mükemmel adam! İş birliğimiz tam!” söylemi, hem diplomatik bir nezaket hem de stratejik bir ön hazırlık olarak okunmalı.
Çünkü ABD açısından Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kuzey Suriye’deki varlığı, hem SDG üzerindeki baskı hem de Rusya’ya karşı denge unsuru olarak büyük önem taşıyor.
Trump, Türkiye’yi kaybetmeden SDG’yi kontrol etmek; SDG’yi kontrol ederek Şam’ı müzakereye zorlamak istiyor. Bu zincirin sonunda ise “Ortadoğu’ya barışı getiren lider” unvanını yeniden kazanmayı hedefliyor.
İsrail’e İhale Edilen “Birden Karıştı” Durumu
Gazze’deki ateşkes girişimleriyle eş zamanlı olarak, Suriye hattında oluşan “birden karıştı” atmosferinin de İsrail’e fatura edileceği anlaşılıyor. Zira Trump’ın “Benim barış planım sadece Gazze ile sınırlı değil, tüm Ortadoğu’yu kapsıyor.” sözü, yeni bir bölgesel dönüşüm projesinin habercisi.
Bu söylem, ABD’nin Suriye dosyasını yeniden aktive ederek, İsrail’in güvenlik argümanlarını meşrulaştırma aracına dönüştürmesinin de önünü açıyor.
SDG = Trump? Derin Bağlantı
Trump döneminde SDG’nin sahadaki tüm stratejik hamleleri, doğrudan Washington çizgisinde ilerledi. “SDG dediğin Trump değil mi?” cümlesi, bu gerçeğin sade bir özeti niteliğinde.
Bugün de tablo değişmiş değil. SDG’nin talepleri, açıklamaları ve geri çekilme koşulları, ABD’nin yeni dönem politikasının tam bir yansıması.
📣 UZMAN GÖRÜŞLERİ Dr. Levent K. – Ortadoğu Güvenlik Uzmanı:
“Trump’ın yeniden sahneye çıkması, Suriye’deki statükoyu ciddi biçimde sarsabilir. Bu hamle, hem SDG’yi hem de Şam yönetimini ABD ekseninde yeniden konumlandırmak için tasarlanmış bir satranç hamlesidir.”
Prof. Selin A. – Uluslararası İlişkiler Analisti:
“Trump’ın ‘barışı getiren lider’ iddiası aslında bir güç gösterisi. Her çözüm hamlesi, yeni bir bağımlılık mekanizması doğuruyor. Suriye bunun klasik örneği olacak.”
Sonuç: Yeni Bir “Trump Dönemi” mi Başlıyor?
Gazze’deki planın yankıları dinmeden Suriye sahasına adım atan Trump, aslında Ortadoğu’nun tamamına yayılan bir diplomatik güç gösterisi peşinde.
Ancak bu defa tablo daha karmaşık: Türkiye’nin sahadaki etkinliği, Rusya’nın nüfuzu ve İran’ın direnci, ABD’nin bu kez eskisi kadar kolay hareket edemeyeceğini gösteriyor.
Trump için Suriye dosyası bir sınav olacak; ya “barış mimarı” unvanını yeniden kazanacak ya da Ortadoğu’da ikinci bir diplomatik enkazın mimarı olarak tarihe geçecek.
✍️ Yazar: Servet Hocaoğulları
📎 AnalizVakti.com





















