1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. Trump’ın Erdoğan Hayranlığının Bilinmeyen Yüzü: Bu Sadece Dostluk Değil?

Trump’ın Erdoğan Hayranlığının Bilinmeyen Yüzü: Bu Sadece Dostluk Değil?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Donald Trump, dünya siyasetinde diplomatik kalıpları zorlayan, liderlerle kurduğu kişisel ilişkileri dış politikanın merkezine yerleştiren sıra dışı bir isim. Görevde olduğu ilk dönemde de, yeniden Beyaz Saray’a döndükten sonra da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı ifadeler dikkat çekmeye devam ediyor.

“Harika bir lider…”, “Güçlü bir adam…”, “Benim dostum…”

Bu cümleler ilk bakışta kişisel sempati gibi okunabilir. Ancak uluslararası ilişkilerde hiçbir lider, yalnızca duygularıyla hareket etmez. Özellikle Donald Trump gibi ticari zekâsını siyasete taşıyan bir isim söz konusu olduğunda, her cümlenin arkasında hesaplanmış bir strateji bulunur.

Peki Trump’ın Erdoğan’a yönelik bu yaklaşımının perde arkasında ne var?

Trump, Kurumlardan Çok Liderlere Güveniyor

Donald Trump’ın siyaset anlayışı klasik Amerikan devlet geleneğinden belirgin şekilde ayrılıyor.

Washington bürokrasisinin uzun diplomatik süreçleri yerine doğrudan liderlerle iletişim kurmayı tercih ediyor. Onun için masanın karşısındaki kişinin karar alabilme gücü, sahip olduğu makamdan daha önemli.

Erdoğan da tam bu profile uyan liderlerden biri.

Türkiye’de alınan stratejik kararların büyük bölümünün doğrudan siyasi irade tarafından yönetilmesi, Trump açısından müzakereyi kolaylaştıran bir unsur olarak görülüyor.

Trump açısından önemli olan, karşısındaki liderin ne düşündüğünü bilmek ve verdiği sözün arkasında duracağına inanmak.

Erdoğan’ın “Hayır” Diyebilmesi Washington’da Dikkatle İzleniyor

Türkiye son yıllarda birçok konuda ABD ile karşı karşıya geldi.

S-400 hava savunma sistemi…

Suriye politikası…

PKK/YPG tartışmaları…

Doğu Akdeniz gerilimi…

Bütün bu süreçlerde Ankara zaman zaman Washington’un taleplerini reddetti.

İlginç olan ise Trump’ın bunu zayıflık değil, güçlü lider refleksi olarak değerlendirmesi.

İş dünyasından gelen Trump için pazarlık masasında en değerli aktör, gerektiğinde “hayır” diyebilen taraftır. Çünkü bu durum, müzakerelerin gerçekçi zeminde ilerlemesini sağlar.

Asıl Hayranlık Türkiye’nin Değişen Gücüne

Trump’ın Erdoğan’a yönelik olumlu söylemlerinin merkezinde yalnızca Cumhurbaşkanı Erdoğan bulunmuyor.

Aslında değişen Türkiye bulunuyor.

Yaklaşık on yıl önce savunma sanayiinde büyük ölçüde dışa bağımlı olan Türkiye, bugün kendi savaş uçağını geliştiren, dünyanın birçok ülkesine silahlı insansız hava aracı ihraç eden ve deniz platformlarını yerli imkânlarla üreten bir ülke konumuna ulaştı.

Bu dönüşüm yalnızca Ankara’nın değil, Washington’un da dikkatini çekiyor.

Trump, güç merkezlerinin değiştiğini gören bir siyasetçi.

Türkiye artık sadece bölgesel bir müttefik değil; küresel dengeleri etkileyebilen stratejik bir aktör.

NATO’nun En Kritik Halkası

Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki krizler, enerji koridorları ve Karadeniz güvenliği…

Bütün bu başlıkların ortak noktası Türkiye.

NATO içerisinde hem Avrupa’ya hem Asya’ya açılan tek büyük askeri güç konumunda bulunan Türkiye, bugün Batı ittifakı için vazgeçilmesi zor ülkelerden biri haline geldi.

Trump’ın açıklamalarında Türkiye’nin NATO üyeliğini özellikle vurgulaması tesadüf değil.

Bu vurgu, Washington’un Ankara’yı yeniden stratejik merkeze yerleştirme arzusunun da işareti olarak okunabilir.

Savunma Sanayiinde Yeni Bir Sayfa Açılabilir

Son dönemde yeniden gündeme gelen F-35 tartışmaları, jet motoru iddiaları ve savunma sanayiindeki olası iş birlikleri dikkat çekiyor.

Trump’ın “Erdoğan’ı mutlu edecek bir şey yapabilirim” sözleri yalnızca diplomatik nezaket cümlesi olmayabilir.

ABD savunma sanayii için Türkiye büyük bir pazar olmanın yanında güçlü bir üretim ortağı olma potansiyeli de taşıyor.

Özellikle Avrupa’nın artan güvenlik harcamaları düşünüldüğünde Ankara ile Washington arasında yeni bir savunma iş birliği modeli oluşabilir.

Çin ve Rusya Hesabı

Trump’ın dış politika yaklaşımında en önemli başlıklardan biri Çin’in yükselişini sınırlamak.

Bu hedef doğrultusunda Türkiye’nin Batı sistemi içerisinde kalması Washington açısından büyük önem taşıyor.

Türkiye’nin Rusya ile diyalog kurabilmesi, Çin ile ekonomik ilişkilerini geliştirmesi ve aynı zamanda NATO üyesi olması, onu benzersiz bir konuma taşıyor.

Trump’ın Erdoğan’a yönelik sıcak mesajları, Ankara’nın tamamen farklı eksenlere yönelmesini engelleme çabasının da bir parçası olabilir.

Kişisel Kimya mı, Stratejik Ortaklık mı?

Trump ve Erdoğan farklı siyasi geleneklerden geliyor.

Ancak ikisinin de ortak yönü güçlü lider profili çizmeleri.

Her iki isim de seçim meydanlarında doğrudan halka hitap etmeyi tercih ediyor.

Karar alma süreçlerinde hızlı hareket ediyor.

Uluslararası krizlerde zaman zaman alışılmış diplomatik kalıpların dışına çıkabiliyor.

Bu benzerlik, iki lider arasında kişisel iletişimi kolaylaştırıyor.

Fakat uluslararası siyasette kişisel ilişkiler tek başına belirleyici değildir.

Gerçek belirleyici unsur, ülkelerin ortak çıkarlarıdır.

Sonuç

Trump’ın Erdoğan’a yönelik olumlu söylemlerini yalnızca “lider hayranlığı” şeklinde değerlendirmek eksik bir okuma olur.

Asıl tablo; değişen küresel güç dengeleri, Türkiye’nin artan jeopolitik ağırlığı, savunma sanayiindeki yükselişi ve NATO içerisindeki kritik konumudur.

Trump’ın kullandığı ifadeler, kişisel dostluğun ötesinde Washington’un Ankara’yı yeniden vazgeçilmez ortaklardan biri olarak görmeye başladığının işaretleri olarak değerlendirilebilir.

Belki de asıl soru şudur:

Trump gerçekten Erdoğan’a mı hayran, yoksa Erdoğan liderliğinde giderek güçlenen Türkiye’nin yeni konumuna mı?

Bu sorunun cevabı, önümüzdeki dönemde atılacak savunma sanayii adımları, ekonomik ortaklıklar ve iki ülke arasındaki diplomatik temaslarda daha net ortaya çıkacaktır.

Trump’ın Erdoğan Hayranlığının Bilinmeyen Yüzü: Bu Sadece Dostluk Değil?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.