Suriye’de gelişen olaylar ve ortaya çıkan gerçekler bazılarının gözünü belki açabilir ama çok fazla da umutlu değilim. CHP’nin başını çektiği muhalefet yıllarca, seçimle gelen ve sürekli seçim kazanan Cumhurbaşkanımızı diktatör olarak nitelerken Esad’a destek verdi.
Esad’a heyet bile gönderdiler. Esad’ın korumasındaki teröristler ülkemize saldırılar düzenlerken onlara karşı yapılan operasyonlara karşı çıkıp ‘ne işimiz var’ dediler. Yetmedi ülkemize sığınmış, adı üstünde ya ‘sığınmış’ Suriyelilere karşı düşmanca davranıp halkı da kışkırttılar. ‘Onunla görüş’ diye Cumhurbaşkanımızı sıkıştırdılar. Sonunda ne oldu? Esad çekilirken Suriye topraklarını teröristlere devretti.
Erdoğan görüşme talebini açıktan belirtmesine rağmen Esad burun kıvırdı. Önce ‘Türkiye ülkemden çıksın’ diye şart koştu. Sonradan da kulağının üstüne yattı. Sonunda da layığını buldu ve arkasında yakılıp yıkılmış bir Suriye, on binlerce ölü ve sakat, yeraltında kimsenin bilemediği halde gömülü binlerce tutsak bırakarak ülkesinin 150 milyar doların üstünde olduğu tahmin edilen döviz ve altın rezervlerini boşaltıp Rusya’ya kaçtı.
Meğer ne işkence haneleri varmış? Meğer ne gizli infaz odaları yaptırmış. Meğer insanları sorgusuz sualsiz hangi yeraltı mağaralarına doldurmuş. Meğer ne savcı ne hâkim karşısına çıkmadan bir sürü insanın ömürlerini zindanlarda çürütmüş.
O katıksız bir diktatör.
Vahşi bir cani.
Acımasız bir zalim.
Halkının parasına göz koymuş bir hırsız.
Son model spor otoları sıra sıra dizmiş bir playboy.
Birkaç genç duvara ‘sıra sende doktor’ yazdı diye o çocukları zindana atmış, ardından da ülkeyi baştan başa yıkıp çoluk çocuk kadın, genç yaşlı demeden yüz binlerce yurttaşını katletmiş bir seri katil.
CHP kendi ülkesinin Cumhurbaşkanına karşı tam 14 yıl bu adamı destekledi. İnşallah o, halkına karşı suç işlemiş ve katliamlar yapmış biri olarak bir gün UCM’ne çıkacak. Rusya’da rahat rahat sefa süreceğini hiç sanmasın.
Yazar:Firuz Türker






















