Devrimci güçler hiç de dünyaya tanıtılmaya çalışıldığı gibi çıkmadı. Eski rejim kalıntılarıyla iş birliği yapıyor (ki buna mecburlar), gelişmelerden en çok tedirgin olan Nusayriler dahil Suriye’nin tüm kesimlerini kucaklamaya çalışıyorlar.
İşin esası Esad’ın günahlarına ortak olmamış, onun gönüllü yardakçılığını ve tetikçiliğini yapmamış hiç kimsenin dışlanmaması gerekmektedir. Tersi, iç savaşı canlandırma anlamına gelir. Tek çıban başı PKK. O da ya elini Suriye’den çekecek ve elinin altında tuttuğu elemanları tercihleri konusunda serbest bırakacak ya da sürdüreceği tutumun karşılığını görecek. Gelecek günler Suriye için güzellikler getirecek inşallah.
Esad kuklalarının yargılanmasının da zamanı gelecek. Yok öyle insanları preste ezip, yeraltı zindanlarına doldurup, işkencelerden geçirip, yargısız infaz edip de elini kolunu sallaya sallaya dolaşmak. En başta Esad olmak üzere tümünün izi sürülüp yargı önüne çıkarılmalı. Yahudiler Nazi artıklarını hâlâ takip ediyor.
Tabi bir de Netanyahu azgınının dizginlenmesi ve Suriye’den elini çekmesi sorunu var. Öyle umuyorum ki o da layığını bulacak ve İsrail Gazze’de, Batı Şeria’da, Lübnan’da ve Suriye’de yaptıklarını tazmin etmek zorunda kalacak. E artık Amerika ve İsrail’e destek veren ülkeler de elini taşın altına koyacak. Yakıp yıkarken iyi, iş hesap vermeye gelince mır mır… Yok öyle bir dünya. Almanya o kadar seneden sonra Hitler yüzünden ne tazminatlar ödedi. Gönlümden geçen budur.






















