1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. SURİYEDE ALEVİ KATLİAMI (MI?)

SURİYEDE ALEVİ KATLİAMI (MI?)

Peşinen yazayım; Ben Alevi değilim

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Peşinen yazayım; Ben Alevi değilim. Fakat inanç özgürlüğüne inanan biriyim. Pek çok sevdiğim, saydığım Alevi dostum, arkadaşım var. İş ilişkilerim oldu. Onlarla asla bir inanç sorunu yaşamışlığım yok. Sadece Aleviler için değil, her dinden her mezhepten herkesin inancına saygı duyarım. Bir kişinin dahi inançlarından dolayı horlanmasına, küçümsenmesine, şiddete maruz kalmasına karşı dururum.

Suriye’de gelişen son olaylar üzerinden CHP’nin de kışkırtmasıyla sosyal medyada bir algı operasyonu yürütülmeye çalışılıyor. Bunu satın alanlar, bilerek ya da bilmeyerek bu operasyona alet olanlar var. Öyle ki Alevi bir yakın arkadaşımın, Suriye ile ilgili hem de sadece ‘olaylara ihtiyatlı yaklaşmak gerektiğini’ belirten paylaşımına birisi ‘Sen nasıl Alevisin?’ yorumunu yazıyor. Demek istiyor ki ‘Gel, kervana katıl’. Bu bana Amerika’da Filistin lehine gösteri yapan Yahudilere ‘Siz nasıl Yahudi’siniz’ diyen bir Siyonist’i hatırlattı. Bir başkası ‘bebeklerin öldürüldüğünden’ söz ediyor. İş bu kadar çığırından çıkmak üzere.

Bu işin aslını yazmak boynumun borcu. Çünkü yapılmak istenen hem Türkiye’nin hem bölgemizin özellikle de Alevi yurttaşlarımızın hayrına değil. Bilenler bilir, başından beri Suriye’deki gelişmeleri takip ederim. El Şara Yönetiminin Alevilere, Nusayrilere yönelik değil bir tutumu bir horlayıcı açıklaması dahi olmamıştır. Hatta tam tersi açıklamalar olmuştur. Çünkü yönetim, Suriye’nin iç birliğinin peşindedir. Bu, olmazsa olmaz bir koşuldur. Suriye’nin bu birliğe yaşamsal ihtiyacı var. Başta İsrail olmak üzere emperyalist odaklar, onu paramparça etmek için sırtlanlar gibi pusuda bekleşmektedirler.

Son günlerdeki olaylar, devrik Nusayri Oligarşisi kalıntılarının saldırısı üzerine ortaya çıktı. Oligarşi terimini özellikle kullanıyorum ki Esad yönetimi tüm Nusayrilerin temsilcisi değildi. Nusayriler içinden belli bir zümrenin gaddar ve zalim yönetimiydi. Onun suçunu tüm Nusayrilere yüklemek doğru olmaz. Bunun nasıl bir yönetim olduğunu anlamak için bırakın ülkesini alçakça yakıp yıkmasını, bir milyona yakın yurttaşını katletmesini, 10 milyona yakınını ülkeden sürmesini, bu operasyonları yapmak için yabancı silahlı güçleri ülkesine çağırmasını, sadece Sednaya Hapishanesine bakmak yeter.

Baba Esad zamanından beri PKK’ya yataklık ederek, Hatay’a göz dikerek, DHKP-C’yi besleyerek, gizli servisi aracılığıyla ülkemizde terör eylemleri düzenleterek, vatandaşlarını ülkemize sürerek Türkiye’ye düşmanlık gösteren bu yönetime karşı Suriye Devrimini ve yerine dost ve müttefik bir yönetimin gelmesini başından beri coşkuyla destekledim. Yolu şaşırmadığı sürece de desteklemeye devam edeceğim.

Suriye yönetimi, halisane düşünerek olayların patlak verdiği Lazkiye, Tartus ve çevresine büyük askeri güç yığmamış idi. Buraları Nusayrilerin yoğun yaşadığı bölge olduğundan onları tedirgin etmekten kaçındı. Ama Esad yönetimi artıkları, silahlarını teslim etmeyip dağlarda saklanarak organize olduktan sonra kentlere inerek terör saldırıları gerçekleştirmeye başladılar. Amaçları mezhepsel bir isyan çıkarmaktı. Bunun üzerine bölgeye bindirilmiş kıtalar sevk edildi ve duruma hâkim olundu. Ve elbette saldırganlar etkisiz hale getirildi, kimisi teslim alındı.

Bunu ‘Aleviler katlediliyor’ diye piyasaya sürmek büyük ihanettir. Eğer SDG, aklıselim davranmayıp yönetim ile anlaşmasaydı, Şebbiha kalıntıları gibi yapsaydı onlara da kaçınılmaz olarak müdahale edilecekti. O zaman da ‘Kürtler katlediliyor’ mu olacaktı? Bu tür işlerin arkasında genellikle Suriye düşmanı başka güçler olur. Nitekim kendisine ‘Nusayri Dedesi’ sıfatını yakıştıran birkaç şahıs ‘İsrail’den olaylara müdahale edip kendilerine yardım etmesini’ talep etmiştir. İsrail bu ‘Mazlumlar katlediliyor’ yalanını, kendi yaptıklarına bakmadan hep kullana gelmiştir. Sıkıyorsa gelsin bakalım İsrail. Karşısında sadece zayıf Suriye yönetimini mi bulacak?

Ne yazık ki CHP’nin peşine takılmış bazı Alevi yurttaşlarımız bu propagandayı alıp ülkemize taşıdılar. Halbuki bütün FETÖ’cü hesaplar, MOSSAD’ın bot hesapları, CHP’nin trolleri bunu yaymak için seferber olmuş durumdalar. Alevi yurttaşlarımız 23 yıllık AK Parti yönetiminde ne gibi bir şiddete maruz kalmıştır? Var mı böyle bir şey? Tam tersine Alevi olduklarını bile saklamak zorunda kalmaktan kurtulmuşlardır. Onlar geçmişe dönüp Alevilere gerçekten zulmedenlerin kimler olduğuna bir baksınlar.

Ben inanıyorum ki aklı başında Alevi yurttaşlarımız bu oyuna gelmeyecek. Türkiye, son silah bıraktırma hamlesi ile güçlendirdiği birliğini daha da genişletecek. Türkiye düşmanlarının elinde oyuncak olmuş bir takım iktidarsızlık hazımsızları dışında kendi yüzyılını inşa edecek.

Araştırmacı yazar:Firuz Türker

SURİYEDE ALEVİ KATLİAMI (MI?)
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.