Dün İngiltere Genel Savaş Bakanı’nı gördüm. Kuzey Irak’ta Neçrivan Barzani’yle görüşüyordu. Onların huyudur, kriz ortamlarında ortalıkta görünmezler aslında. Biz ABD biliriz ama bu coğrafyanın Batı adına en büyük oyun kurucusu onlardır. Eğer ki, görünür bir durum varsa, onlar fotoğraflara düşmüşse, bu demektir ki, bölgede bir çok önemli hadise daha vardır. Sadece Suriye değil.
Suriye’yle biten olsaydı durum eğer İngiltere, yine görünür olmayanı oynardı. İngilizler sahaya inmiş. Derin, geniş çukurlar açılıyor demektir.
Suriye’de HTŞ’ye devredilen Şam’ın yarınlarının ne anlam ifade ettiğini henüz HTŞ’nin kendisinin bile bildiğinden şüpheliyim.
Kimse konuşmuyor, gündeme gelsin istemiyor, organize suskunlukla seyrediyor ama Şam’ın el değiştirdiğinin hemen saatler sonrası İşgal Rejiminin, Suriye’nin savunma gücünü felç ettiği, en stratejik tepesine İşgal Bayrağı çektiği, Suriye içlerine girip kendi güvenlik alanları oluşturduğu ve hatta istihbarat bağlantılı televizyon ekiplerinin sahadan haberler geçtiği günleri yaşıyoruz bu gün.
Netenyahu, “bizim istediklerimiz oluyor” diyor.
“Sayemizde oldu” diyor.
Bu “oldu”nun “olacaklar” bölümü de var mı, bilmiyoruz.
Bildiğimiz şu ki, İngiltere en büyük sömürgeci güç.
Önce bilincimizi sonrada zenginliklerimizi sömüren…





















