- Hakan Fidan’ın Politik Okuma Kılavuzu-
- Erdoğan sonrası için Liderlik Simülasyonu-
Sayın Fidan’ın medya mensuplarıyla “2024-2025 değerlendirme toplantısı”ndaki açıklamalarında “Türkiye’nin Geleceği”ne ilişkin yorumlarında “kritik kodlar” vardı. Bu kodlar sadece “Gelecekte Türkiye” odaklı değil aynı zamanda “Erdoğan sonrası ne olacak?” merakı içinde kendisine yönelik “izlenme ivmesini” hızlandıran ince ayarlı ip uçları vardı. Şahsi tespitlerimi paylaşmak istedim.
1) “DEVLET ADAMI” PROFİLİ AÇISINDAN; “Devletin adamı olmak” ile “Devlete Adam olmak!” arasında fark var. İlkinde “Görev adamı” profili var; ikincisinde ise “Devlet aklı yüklenmiş adam” tipolojisi var. TİKA-MİT Başkanlığı ve şimdide Dışişleri Bakanlığı… Sayın Fidan’ın “Devlet aklı yüklenmiş” bir tipoloji resmettiği kesin.
Bu şu demek: Sayın Fidan’da “Devlet adına/Devlet elçisi/Devlet Vitrini” pozisyonları artık “Elde var bir!..” etkisinde duruyor; Kuşkusuz “Çok şey biliyor!…” sicili sebebiyle değil; daha çok “Çok şey anlattıra biliriz!…” imkanı veren bir sicili var. Yani Devlet açısından hem “Hakan” hem de “Fidan” potansiyeli-Kinetiği var.
Fakat çoğu zaman Devlet Aklı, bu sicile sahip/sahip kılınmış tipolojilerde bir yol ayrımına girer: “Devlet Adamı kalsın mı? Yoksa “Halkın Adamı” kılalım mı?… Biraz da sayın Fidan’ın, Erdoğan sonrası arayışlar kadrajında “Halkın Lideri” avansına sahip kılınma sebebi bu.
Kuşkusuz “Halkın Adamı” olarak yola çıkmış; finali “Devletin Adamı” ligine erişmiş Erdoğan örneği ortada. Hatta “Siyasette, “Devletin Adamı” olduğun kadar “Halkın Adamı” oluşundan seni eksiltir!…” tecrübesini sayın Fidan biliyor; yaşıyor.
Dolayısıyla Erdoğan sonrasında “Devletim uygun görürse!..” avansına sığınılacaktır. Bu şu demektir: “Beni Devlet “Halkın Adamı” yapsın!…”. Sayın Fidan’ın bu yönde talebi olacaktır; demiyorum… Benim söylediğim; “Devlet ile Halk adamı olmak arasındaki etkileşim içinde kalanların yol ayrımında hem Devlet hem Halk nezdinde önüne çıkacak seçenekleri değerlendirirken; hangi adresin adamı olmaya karar vermek durumda kalacağıdır.
Çünkü Halkın Adamı olmak; Sahadan Masaya… sürecidir. Devlet Adamı ise Masadan sahaya sürecidir. Halkın kendi adamı olduğuna ikna olacağı ve “Lider” sayacağı tipolojinin özelliklerini ayrıca konuşmak lazım. Fakat çok rastlanan Halk refleksi iki yerde çabuk beliriyor: Ekonomik kriz ve Güvenlik krizi.
Sayın Fidan’ın “Güvenlik krizi” konjonktüründe Halkın ikna olacağı ve “Lider”” görüleceği kesin. Ancak bir de Ekonomik krizden çıkılacağına dair güven telkin etmesi de önemli….
Süreç devam ediyor…
2) “HALKIN ADAMI” PROFİLİ AÇISINDAN; Halkın “Bizden” diyeceği; kendi kumaşından sayacağı ve en önemlisi “Bu çözer!…” iknasında olacağı tipoloji hiç değişmemiştir: ” Sokak Adamı; Aileden Biri; Politik Akraba”….
Halk bu geleneğini sadece bir ara kullanmaz; Kızgın ve Tepkiye odaklanmış halde iken…
O zaman; sırf kızdığını cezalandırmak için; ne devlet adamı ne de halk adamı vasfı olan; sadece halkın tepki enerjisi kendi kafasına “Halk Kuşu” diye konan birine oy verir. Bunun en tipik örneği Ekrem İmamoğlu’na verilen destektir. Zaten bir gün bağlam, süreç Hakan Fidan ile Ekrem İmamoğlu arasında bir kıyaslamaya düşülürse; Kıyasa girmek bile “Abesle iştigal” olur… İmamoğlu’nun bahçesine dikilecek bir “Fidan” onun için asgari “İncir Ağacı” olur. Bunu İmamoğlu’yla istihza etmek için söylemiyorum; “Halkın Adamı” olmak ile başına “Halkın Kuşu”nün konması arasındaki farkı netleştirmek için söylüyorum. Konumuza dönersek…
Sayın Fidan siyasi gelenek olarak “Sokak”tan gelmiş biri değil. Kökeni “Masa”dan geliyor… Yüksek Bürokrat olarak başlayan sicili; TİKA ile “Yumuşak güç aktörü” deneyimi ve ardından MİT ile olgunlaştırılmış “Güvenlik ve İstihbarat CEO’su” kariyeri var. Şimdide Dışişleri Bakanlığı… ile tamamlanacak “Hazırım!” duruşu var. Bu sicili “eşitlemek” veya “benzetmek” için değil; fakat tarihi rol açısından “PUTİN SİCİLİ”ne çok benzetiyorum. PUTİN’in Rusya için öngördükleri, yöntemleri, tarzı ile sayın Fidan’ın Türkiye’nin tarihi rolünü okuma biçimi ve hazırlıkları açısından paralellik görüyorum. PUTİN Devlet aklı tarafından örgütlenmiş olarak öncelikle Masa’da “Başkan” yapıldı; Fakat PUTİN hızla Halkın Adamı olma programını etkinleştirdi ve sonuç aldı.
Bu bağlamda; Halkın Adamı olmak noktasında sayın Fidan’ın önünde çalışılması gereken çok ödev var. Ve Kuşkusuz, Erdoğan hayatta iken bunu aklından bile geçirmek; hem Vefasızlık olacak hem gereksiz, yorucu operasyonlara maruz kalmayı getirecek… O nedenle; sabır….
3) “İSTİHBARATÇILIK ADAMI” PROFİLİ AÇISINDAN; Kuşkusuz sayın Fidan’ın linkini verdiğimiz medya mensuplarıyla buluşma toplantısında görüleceği üzere; Karşımızda MİT’in hakkını vermiş; İstihbarat kurnazlığı ;Akademisyen disiplini; Siyasetçi esnekliği, Oyun kurucu zekası gibi “Birleşik istihbarat aklı”na sahip biri olduğunu çok net görüyoruz. Hatta basın toplantıları, TV programlarının çoğu “Uluslararası saha afişinde Hoca” tadında tam bir Strateji analisti gibi konuşuyor. Kuşkusuz “Bilgi gücü” noktasında zaten hazır lego parçaları ona geliyor ve o hızla bunu “Maket”e çeviriyor….
Ancak siyaset “Maket” kadar “Market” becerisi de gerektiriyor. Devlet aklı “Maket” ile çalışsa da; Halk “Marketing” beklentisi içinde; İhtiyaçlarını giderecek ürünleri reyona dizecek bir “Siyaset Tüccarı” istiyor… Tıpkı Erdoğan’ın hem “Maket” hem “Marketing” yani hem Masa hem Saha adamı olduğunu ispatlaması gibi…
Sonuç olarak; Sayın Hakan Fidan’ı izliyoruz… Analiz ediyoruz. Ekranlarda çizilen Maket uzmanlığıyla hayatın içinde istenen Marketing yapılanması arasındaki etkileşimi unutmadan izliyoruz.
Ve şunu biliyoruz. Devlet ve Halk Adamı kadar bir üçüncü, sürpriz seçenek var: TARİHİN ADAMI olmak…
Bir bakmışsınız; Devlet ve Halk hazırlıklarını tamamladığını düşünmüşken; Tarih kendi Adamını seçenek olarak sunuyor ve ipi o göğüslüyor. E… Ne de olsa “Kaderin üstünde bir kader vardır!..”.






















