Hani ne demiştik geçtiğimiz günlerde;
“Devlet Kararını Vermiştir!”
İyi de, neyin kararını vermiştir Devlet?
O yazımızda genel anlamda anlatmak istediğimiz şuydu;
Devlet artık “Sevecen Müsamahalı ve Hoşgörülü” yüzünü terkedip, “Sert” yüzüyle arz-ı endâm edecektir vatandaşının karşısına!
Bu demek değildir ki;
Devlet 1930’lu 40’lı yılların karakteristiğine geri dönecek?
Hayır ama, son 20 yıldan bu yana vatandaş olarak takdir edersiniz ki o kadar sevecen yaklaşıldık, o kadar şımartıldık ki, neredeyse artık Devleti tanımaz hale geldik!
Devletin saygınlığını, bu bağlamda Devlet Adamlarımızın da saygınlığını her platformda aşındırmaya alıştık!
Devlet adamlarımız, Devlet adına hareket ettikleri halde, vatandaşına hizmet ederlerken, vatandaşın gözünün içine bakar hale düşürüldü!
Herkesin insani ve ahlaki normlardan uzak anlayışla gerçekleştirdiği yasa dışı eylemler yanına kâr kalmaya başladı!
Uzatıp da ağrıtmayalım başınızı;
Herkeste bir başıboşluk, vurdumduymazlık, mâlâyânilik almış başını gidiyordu,
Öyle değil mi?
İyi de, Devlet bunun farkında ve bilincinde değil miydi?
Bilincindeydi!
Bilincindeydi de, neden “Pasifize Devlet” anlayışıyla hareket etti bu zamana kadar?
Şimdi desek ki;
“Pasifize Devlet anlayışı bir FETÖ anlayış ve uygulamasıydı!”
“Her şeyi Fetö’ye yıkıyorsun!” diye düşünenleriniz olacak belki içinizde, lakin bu da bir başka gerçek!
İyi de düğün değil, bayram değil?
İsterseniz sözün ayağını kaldıralım biraz;
Diyelim ki;
“İçinde bulunduğumuz zaman dilimlerinde ülkemizde örtülü bir “Savaş Hali Durumu” uygulanıyor!
Akşama sabaha “Seferberlik ve Savaş Hali Uygulaması” ilan edilirse şaşmayız.
Bu yüzden ilgili kanun ve yönetmeliklerle ilgili bilgi sahibi olunmasında yarar görüyoruz!
Bu yüzden diyoruz ki;
Beklenmeyen gelişmeler karşısında;
“Neler oluyor yaw?” diye sormaya gerek yok!
Sessizce bekleyelim, yasal ve ahlâkî olmayan işlerden elimizi çekelim!
Devletimize güvenelim,
Devletimizin yanında olalım!
Dayım der ki bu arada;
“Birikimlerinizi Altına Çevirin!”






















