ANALİZ!
Az önce Öcalan, Şartsız koşulsuz Tüm grupların silah bırakması ve PKK’nın kendini feshetmesi çağrısında bulundu!
1978 yılında PKK’nın kuruluş projesinin içinde yer alan tarafları o kadar çok yazdık ki, bu taraf içinde o günlerde Devlet de vardı.
Tabiki o günlerde Devlet’e yerli ve Milli idi deme imkanımız var mıydı?
Bu batı projesi için o günün Devleti, kurumları ve İktidarları zemini oluşturdu.
Uzun yıllar süren bu zemin çalışmasında Ülkenin doğusu yok sayıldı, ötekileştirildi, hizmet imkan götürülmedi.
O dönem ABD’nin ordusu olan TSK’nın Diyarbakır hapishanelerinde yaptıkları işkenceleri tarafların dillerinden defalarca dinledik. PKK ile eşzamanlı içimize sızmış Fetö de devrede olunca PKK’ya projelendirilmiş zemin oluşturulunca, Öcalan da Kürtlere özgürlük ve özlük hakları diye bir terör eylemiyle ortaya çıktı.
Kimileri ister inansın ister inanmasın net gerçek şu ki, 23 yıl öncesine kadar bu Ülke batı ile derin bir projede anlaşan İnönü zamanından bu yana Yerli ve Milli olmadı, oldurulmadı.
Menderes ve Özal döneminde denensede liderlerin akibeti buna açıklayıcıdır!
İşte Erdoğan ve Bahçeli’nin bugün başardığı budur.
Erdoğan 23 yılda PKK’nın zeminini kaydırmış, sebeplerini ortadan kaldırmıştır. 15 Temmuz sonrası ise Bahçeli ile tam bir zihin birleşmesi yaparak o günden bugüne de Türkiye’de terörün tüm parametrelerini bitirmiştir doğal olarak da sebepler bitmişse geriye kalan terörün bitmesidir.
İmralı’nın bu çağrısı Kandil’de nasıl yorumlanacak sorusuna gelince, elbette ki Kandil bunu örgütün kurucularına soracak.
Yani Öcalan’a örgütü kimler kurdurttuysa feshetme kararını da onlar verecek.
Bence artık önümüzde miadını doldurmuş bir örgüt var. Sahipleri bu çağrıya yanaşmama durumunda TSK’nın sınır ötesini dümdüz edeceğini ve örgütün artık değişen yeni dünya düzeninin ve yeni savaş stratejilerinin yanında kadük kaldığını biliyor.
Artık yöntemler farklı, deşifre olmuş, eskimiş, 23 yıllık iktidar tarafından ana topraklarda bitirilmiş, sınır ötesinde zayıflatılmış bir örgütü artık sahipleri de beslemez.
Bu iş bu sebeplerden biter diye düşünüyorum.
Son olarak DEM’e de demokratikleşin çağrısı var yani terörden münezzeh siz de meclisde Kürt hakları partisi olun denmiş.
O halde Marksist bir DEM tek başına Kürtleri temsil edemez, acilen muhafazakar bir Kürt partisi daha kurulmalıdır.
Maalesef ki, ben de çok umut bağlamış olmama rağmen HÜDA-PAR muhafazakar kürtleri temsil edememiştir.
Bu Ülke Erdoğan ve Bahçeli’ye çok şey borçludur, elbet tarih bunu da yazacak!
İnci Salar






















