- A Takımını bekleyen sosyoloji-
31 Mart Seçim Tablosunda gördüğümüz “Durum”u ortaya çıkaran süreçlerin ivedi olarak düzeltilmesi ve AK Partinin teşkilat performansında bizzat CB Erdoğan’ın sitem ettiği performans düşüklüğüne ilişkin tespitler çerçevesinde; teşkilatların Türkiye Yüzyılı vizyonuna hazırlanması için “Teşkilatlardan sorumlu genel başkan yardımcısı” olarak atanan Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş’ün paylaşımıyla, CB Erdoğan’ın da tensibleriyle, söz konusu “AK Parti Teşkilat Vizyonu”na hizmet edecek Teşkilat Başkan Yardımcıları belirlendi.

Bursa 27. Dönem Milletvekilimiz Mustafa Esgin “Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı” oldu. Öncelikle hayırlı olsun hem Esgin vekilimize hem de diğer yardımcılara.
CB Erdoğan’ın uzun yıllar görev yapan Erkan Kandemir sonrası teşkilatı emanet edeceği isim çok önemsendi. Çünkü 2017’den bu yana yerelde ve genelde (Milletvekili) ölçeğinde bir hem “Oy kaybı” hem de teşkilatlarda “Heyecan kaybı” yaşanıyordu. CB Erdoğan bu durumu “Metal/Mental yorgunluğu” diye resmediyordu. Daha önemlisi teşkilat AK Partinin “Kendini yenileyen hücre” gibi hizmetin organları ve partinin anatomisi/bedeniydi. Ancak hücre yenilenmesinde yavaşlama söz konusuydu; bedenin yaşlandığı hem dışarıdan görülüyor hem iç organlarda hasarlar oluşuyordu.
Oysa AK Partinin karşısında 100. yaşını kutlamış ve 25 yıldır AK Partiye karşı her türlü yalana, dolana, provakasyona, operasyona başvurmuş bir CHP vardı. Ve aziz milletin CHP’nin temsil ettiği zihniyete karşı Menderes, Özal, Erbakan çizgisinden sonra “100. yılını kutlayacak” bir Milli vizyon partisi bulmuştu: AK Parti.
Aziz Millet nice yüzyıllara diyeceği kendi vizyonunu siyasallaştırmıştı. Yani sosyoloji, AK Parti için gerekli 100. yaşını kutlayacak enerjiyi AK Parti liderine ve teşkilatına vermişti. Liderlik yönüyle milletin bu sosyolojik emanetini nice yüzyıllara taşıyacak performansı CB Erdoğan gösterdi. Fakat AK Parti teşkilatı 2017 sonrasında hem liderinin gerisine düştü hem de halkın sosyolojisinin gerisinde kaldı. Teşkilatın Erdoğan’ın vizyon ve performansı karşısında geriye düşmesi çok doğaldı. Çünkü CB Erdoğan dünya çapında bir portre ve performans çiziyordu.
Ancak AK Parti teşkilatının halkın sosyolojisinden geriye düşmesi çok ciddi bir zaaftı. Zaten 2017’den beri partideki tartışma da bu sosyolojiden geriye düşmek ekseninde müzakere ediliyordu. Neden? Halkın sosyolojisi neydi ki; geriye düşülüyordu? Sadece Oy kaybı, heyecan kaybı değil bir de “Nesil kaybı” grafiği vardı orta yerde!…!?
Nitekim teşkilatlanmanın emanet edildiği Genel Başkan Yardımcısı Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş olunca; Şu heyecan oluştu: Halkın sosyolojisini yakalayacak “Yeni vizyon” aynı zamanda “Yeni Nesil Gençlik” olacaktı. Bugün paylaşılan A Takımına da baktığımızda çok net bir karar görüyoruz: Teşkilat ne liderinden ne de halkın sosyolojisinden uzak düşecek?
Kuşkusuz CB Erdoğan’ın gelecek vizyonuna ve buna inanan halkın sosyolojisine eşlik edecek “Yenilenen Teşkilat”ın yol haritasında kritik kodlar/uygulamalar devreye girecektir. Bu kritik kodların neler olabileceğine ilişkin bazı ip uçlarını 27. Dönem Bursa Milletvekili Mustafa Esgin’i tanıyanlar hemen listeleyecektir.
Biz bu ip uçlarından sadece bir kaçını yakalamakla/vermekle yetinelim.
1) Liderin 25 yılda ülkeye ve bölgeye kazandırdıklarını kendisine “Hafıza” edinmiş ve Türkiye Yüzyılı projeksiyonu içinde “donanım programına” girmiş bir “Yeni Nesil/Gençleşen Türkiye Yüzyılı” hareketi etkinleşecektir. Mustafa Esgin’in Milletvekilliği ve bazı illerdeki koordinatörü olduğu dönemde bu çerçevede yaptığı çalışmalar bu etkinleşmeyi sürpriz kılmayacaktır. Zaten sayın Ahmet Büyükgümüş’ün de sicili ve performansı bu yöndedir.
2) Halkla ilişkileri “Seçmen ile ilişki”ye indirgemeyen Erdoğan’ın enformatik zekasını rahmetli Erol Olçok iyi yansıtıyordu. 15 Temmuz’da şehid olmasından ötürü bu “zekayı yansıtma” çizgisi yerini “Seçim döneminde ajans hareketleri” eşiğine düştü.
Dolayısıyla teşkilatlar ar-ge odaklı ve sosyoloji okumaları üzerine bir halkla ilişkiler konsepti geliştirmek yerine; genel merkezin ajans setini sahada dağıtan bir “politik kargoculuk” rolüne evrildi. Bu şu demekti: Sokakta halkla konuşulsa bile; halkın söyledikleri okunamadı!…
Sayın Mustafa Esgin’in siyasi hayatının her aday-görev alanında ar-ge odaklı ve sosyoloji okumaları üzerine enformatik ilişki kurma becerisi ile sayın Ahmed Büyükgümüş’ün aynı tarzdaki geçmiş karnesinin uyumu ve inanıyorum ki diğer görev alanların da seçilme bağlamı bu enformatik performans sebebiyledir.
3) AK Partinin CB Erdoğan’ın tüm ısrarına rağmen bir türlü algılayamadığı ( algı seçiciliğinde tutmadığı anlamda) bir örgütlenme parkuru vardı: Teşkilat bir Partinin olduğu kadar halkın da örgütlendiği bir Sivil Toplum Kuruluşudur. Fakat AK Partinin uzun süre iktidarda olması sebebiyle olsa gerek; Parti kendini siyasi teşkilat gördüğü kadar resmi bir kurum olarak da gördü. O nedenle dili de pratiği de günlük mesaisi de daha çok devlete yakın düştü. Adeta bir “hizmet valiliği”ne evrildi. Evet, yine hizmet vardı anacak işleyişi artık “Bürokratik” omurgalı ve dili de “memur sözlüğü” gibi etkinleşiyordu. CB Erdoğan’ın “Parti dava adresidir; Ticarethane değildir!…” serzenişi, uyarısı da bu yapılaşmaya/dokuya dikkat çekmekti.
Dolayısıyla gerek yeni genel başkan gerekse başkan yardımcıları teşkilatın damarlarındaki sertliği yani bu devlete yakın düşen bürokratik doku ve dilini; halkın örgütlendiği ve çocuklarının geleceğini emanet ettiği bir halk örgütlenme adresine dönüştürmek noktasında rikkat gerektiren ve yorucu bir ödevi yüklenmiş görülüyorlar.
Son olarak; Bölgemizdeki gelişmelerin olası sonuçlarını öngören ve CHP başta olmak üzere tüm muhalefet partilerinin halkın ekonomik ve sosyal dertleri üzerinden inşa ettikleri politik dezenformasyonu durdurmak için; gerek genel başkan sayın Ahmet Büyükgümüş, yardımcılarından sayın Mustafa Esgin ve diğer mesai arkadaşları şunun farkındalar:
Türkiye Yüzyılı içinden nice Recep Tayyip Erdoğan’lar çıkaracak milli vizyonu betimlemektedir. Nice Erdoğan’ların hazır kıta olduğu hizmet ordusu da AK Parti teşkilatıdır. Sayın Gümüş ve Esgin başta olmak üzere; Erdoğan soyadını kendine rüzgar kılmamış; “Burada nice Erdoğanlar hazır!” çizgisinde kendini ispatlamış dava adamlarının teşkilat emanetini alması; heyecan verici olduğu kadar milletin vebalini, ahını alacak riskin de farkındadırlar.
Halkın yorgunlu ve içinde sürüklendiği sosyoloji dikkat alınırsa; “Bu A Takımı iyi gelecek!” umudu veriyor.
İnanıyoruz ki; diğer genel başkan yardımcılıklarında umut ettiğimiz gibi; özellikle Teşkilat alanında hizmet verecek bu A takımı başarılı olacaktır. Başarının da liderin vizyonu ve halkın sosyolojisinden geriye düşmemekle mümkün olduğunu hatırlayacaklardır.
Özellikle halkın sosyolojisinde var olan iki ana damarı dikkate alınacak ve hizmet, örgütlenme bu damarlarda akacaktır; Mülkün toplumun geniş kesimlere yayılması noktasında halkla beraber aynı sofrada olmayı ihmal etmemek ve tabi AK Partinin25 yıllık kazanımlarını Erdoğan sonrası da yaşatacak kurumsallığı sağlayarak halkın çocuklarını gönderdiği en güvenilir sivil adres kılmak.
Kadim dostum Mustafa Esgin vekilimizi ve A takımını tekrar tebrik eder, başarılar dileriz. Hayırlı olsun…



