1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. Muhalefetin “AHLAK” ile İktidarın “Hukuk” ile İMTİHANI!?

Muhalefetin “AHLAK” ile İktidarın “Hukuk” ile İMTİHANI!?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

-Veya Ahlak ve Hukuk İstismarcılığı –

Hadi bi daha “rollerimiz”i kodlayalım: Seçmen, Vatandaş ve Müslüman.

Seçmen “Siyasi”dir. Dili, mücadelesi, tercihleri ve tabi “skor”a odaklı saha sürüşü “siyasi”dir.

Sosyal medya ortamında sicilini, cibileyetini, kariyer hikayesini bildiğimiz, tanıdığımız bir çok arkadaş “Hukuk” ve “Ahlak” dersi vermekle meşgul. Oysa bütün yorumları özde de sözde de siyasi.

Çünkü bir seçmen olarak iktidara muhalif ve iktidara gelmek için yola çıkmış başka siyasi parti(ler)de bizzat görevli arkadaşlar. Yani sadece “seçmen” olarak değil; aynı zamanda parti yönetiminde kendini aktifleştirmiş insanlarımız bunlar. Fakat bütün söylemlerinde sürekli bir adalet ve ahlak semineri üzere konuşuyor-yorumluyorlar.

Mesela bunun en tipik/basit resmi şu olabiliyor: İktidara karşı mücadele veren partide olunca; İmamoğlu sürecinde, verdiği bütün ahlak ve adalet dersi, ısrarla, İmamoğlu tarafında durarak olmak durumunda!

Oysa gerek yok bu çelişkili/paradoks psikolojilere. İnsan “Seçmen” olarak zaten siyasidir. Politikacının ( Parti yönetimi anlamında) siyasi durumu/etkinleşmesi ile seçmenin siyasi durumu/etkinleşmesi ahlak ve hukuk bağlamında eşittir zaten. Dolayısıyla siyasi olanın ( Seçmen ve Parti yönetiminin) ahlak ve hukuk söylemi siyasi karakterlidir. Doğrusu da budur.

Gelin çok kısa seçmen, vatandaş ve müslüman bağlamında; işin aslı-astarını deşifre edelim:

1) SEÇMEN OLARAK;

Örneğin; İmamoğlu şöyle siyasi bir senaryo işletiyor: “Kamu parasını siyasetime kullanırım; her türlü yolu meşru görürüm; bana hukuk işletilirse ” Müstakbel Cumhurbaşkanı benim; Halk bende karar kıldı!… Bana yapılanlar; ahlak ve hukuk dışıdır!…derim!”. Evet, İmamoğlu’nun bu kadar basit-net bir senaryosu var.

Şimdi “Masumiyet karinesi” diyerek; bu kadar ahlak ve hukuk dışı bir süreci uygulamaya koyan İmamoğlu safında durup iktidara ahlak ve hukuk dersi vermek de neyin nesidir?! Geçin bunları; Seçmen olarak sosyal medya ortamında herkes istediği siyaseti üretebilir. Fakat bunu ahlak ve adalet dersi maskesiyle yapmamalıdır.

Efendim, soruşturma sürecinde asıl-usul veya seçenek-tercih açısından tartışmaya-müzakereye sebep bir çok uygulama hatası-sorunu-tarafgirlik varmış!… Tamam; Makul da; Bu eleştiri ve hatta tepkiyi “ahlak” ve “hukuk” etiketiyle neden yapıyorsunuz?!

Amaç şu aslında “Ahlak-Hukuk” dili ile iktidarın meşruiyetini boşa çıkarmak. İktidarın seçimle gelmesini meşruiyet için yeterli görmemek; Muhalefetin de her türlü ahlak ve hukuk dışı tutum ve politikalarını “İktidara gelemeyen ahlak ve adalet temsilcisi” etiketiyle iktidara yaklaştırmak. Yani ahlakı ve hukuku bizzat siyasallaştıran bizzat muhalefet cephesi.

Efendim, İmamoğlu’na yapılanlar bizzat bir zamanlar Erdoğan’a da yapılmış; adalet herkese lazım mış!… Bu külliyen yalan ve hatta safsata. Geçmişte Erdoğan’a yapılanların niteliği, bağlamı ve hatta yöntemleriyle İmamoğlu süreci arasında tek bir benzerlik yok!…

Dolayısıyla seçmen olarak herkes siyasidir. Her konuya siyasi bakar ve istediği etiketi kullansın; özü de sözü de siyasidir!.

2) VATANDAŞ OLARAK

Seçmen, bütün siyasi gerekçeleriyle, sandığa gider ve oyunu verir. Kararı da saf-katıksız siyasidir. İki seçim arasında da seçmen oy verdiği partiyi her koşulda “Bardağın dolu tarafından” sahiplenir. Meydan gösterileri, propaganda, müzakere gibi bütün yöntemlerde de siyasi davranır. Bakmayın siz, araya bir sürü demokrasi, ahlak, adalet, eğitim gibi ara cümleleri yerleştirmesine… Bütün bunlar şunun için: Siyaseten bunları mümkün kılan biziz! demek için.

Fakat bir de “Vatandaş/Vatanperver” diye bir başka sorumluluk/rolümüz var. İşte bu rol-durum “siyasi” değildir. Özde de sözde de bu sorumluluk-rol “Kimlik” ile ilgilidir. Yani bildiğimiz devlet, millet, vatan, bayrak başta olmak üzere hepimizi toplum-devlet şemsiyesi altında toplayan bu “Kimlik” sahibi olmaktır.

Örneğin; İHA-SİHA, Örneğin Olimpiyatlarda şampiyonluklar, Yerli Milli Markalar, diğer ülkelerde başarılı temsiliyetler, Kahramanlarımız… (çoğaltılabilir); hepsi “Kimlik” şemsiyesi altında bizi biz yapan şeylerdir. Ve tereddütsüz ve gururla sahiplenilir.

Fakat, iktidarıyla ve muhalefetiyle; bölünmüş sosyoloji durumundayız. Vatandaşlığımızı seçmeliğimize kurban vermiş hallerdeyiz. Seçmenlik bir kafese dönüştürülmüş ve vatandaşlık bu kafeste tutuluyor. Kimlik unsurlarına “Hangi Partili” diye bakarak yaklaşmak bir “seçmen taşkınlığı”dır. Oysa bütün muhalif partilerin seçmenlerinin de evinde-arabasında gururla Kimlik unsurları olabilmeli. İktidar karşıtlığı ile bilinse de; her başarılı kişiyi sahiplenmek de iktidar seçmeninin görevidir.

Türkiye’de ciddi bir “Vatandaş olmak” sorunu var. Asıl sorun da bu! Yoksa iş ahlak ve hukuk ölçüsü üzerinden bakılacaksa; partiler arası mücadele bir tarafa; toplum içinde, günlük hayatta bile yeterince ahlak ve hukuk konusu olacak bin bir halimiz var!… Partilere bile sıra gelmez.

Vatandaş kimliğinden bir somut örnek verelim: Belediye başkanlarının kamuya ait bütçeyi kullanma biçimi ve hizmet için verilmiş bütçeyi ihale etme tarzı “partiler üstü/seçme üstü” bir konudur ve takip etmek vatandaşlık ödevimizdir.

Türkiye’de kamu bütçesini bütün vatandaşlara hizmet edecek şekilde kullanma; ve ihale-atama-rant üçgenini vatandaşlık ölçeğinde ele alma çok önemli ve ortak bir gündemimiz. İşte bu alanda iktidar ve muhalefet demeden; hesap sormamız gereken, takip etmemiz gereken çok konu var.

Özellikle 23 yıldır AK Parti veya CHP tarafından yönetilmiş şehirlerdeki belediyelerde bu konu seçmen değil vatandaş olarak takipte olmamız gereken bir zemin. Fakat seçmenlik o kadar “tutucu-tarafgir” dozajda ki; ne CHP seçmeni ne de AK Parti seçmeni bu alanda “Vatandaş” moduna-frekansına girmiyor-giremiyor; girmek istemiyor. Zaten vatandaşlık frekansına girilse; Parti ayrımı olmadan; neler çıkar neler!…

3) MÜSLÜMAN OLARAK

İşte tam da “AHLAK” ve “HUKUK” dilinin en çelişkili, en tarafçı ve de sert olacak ama “istismar” edildiği ölçek-bağlam burada yaşanıyor.

Maalesef, sosyal medya ortamında gördüğümüz bir “hastalıklı” durum var: En yakın arkadaşlar, dostluklar, hatırı-hatırası olan çevreler; politik bir mevzu üzere önce yorumlaşıyorlar ardından iki taraf konunun tarafları olmadığı halde; bir bakıyorsunuz; bir daha görüşmemeye karar verecek kadar; işi ilişkileri zehirleyecek hale getiriyorlar. Bir de bunu ahlak ve hukuk dersi etiketiyle yapıyorlar ya; insan gerçekten üzülüyor….

Örneğin; sırf iktidar seçmeni değil diye ve hatta başka partilerde siyaset üretiyor diye; İmamoğlu’na yönelik süreçte soruşturmaya konu olan suç örgütü kurmak, kamu malını şahsi çıkarlara transfer…gibi hiç bir konuda ahlak ve hukuk işletilmiyor; “Mahkum olana kadar bu konuda ahlak ve hukuk işletilemez!” demeye getiriliyor; Fakat İmamoğlu’nun sanki masumiyeti mahkeme kararı ile netleşmiş de; buna rağmen iktidarın provakasyonları oluyor da.. O nedenle iktidara sürekli ahlak ve hukuk dersi veriliyor….

Neyse… En komiğine işaret edip bitirelim: “Tutuksuz yargılanmalı!…” tespiti yapan arkadaşlar; bu olmadığı için ahlak-hukuk eleştirisi yapıyorlar. Yani tutuksuz yargılansaydı; suçlamaya konu olan konularda İmamoğlu’na yönelik soruşturma kapsamındaki konularda ahlak ve hukuk soruları sorulacak mıydı?!

Geçelim bunları. Türkiye’de yargının dokunduğu/soruşturduğu kim ve ne varsa; zaten seçmeniyle ve partileriyle konu her zaman siyasi ele alınır ve siyaseten cepheleşme konusu yapılır. Olan da budur!

Ahlak ve Hukuk dersi verebilmek için; öncelikle bu dersi verenlerin seçmen ve parti görevlisi olsa bile; Vatandaşlık sicili ve Müslümanlık tanıklığı güven telkin etmeli!…

Bu yoksa; geriye tek tek seçenek kalıyor: İktidara gitmek isteyenler var ve mücadele ediyorlar!… Makul. İktidarda olan da mücadelesini veriyor! Bu da makul.

Olan da bu!

Muhalefetin “AHLAK” ile İktidarın “Hukuk” ile İMTİHANI!?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.