– İnsan ve Afet İlişkisinde Yalanlar!-
Los Angeles yangını ile birlikte ABD’de başlayan/başlayacak tartışmalar ile 6 Şubat depremi ile Türkiye’de yaşanmış tartışmalar arasında birebir örtüşmeler var. İnsanın ve Devletin Doğa ile ilişkisindeki “Çarpık ve/veya Çarpıtılmış” ilişkisi hiç değişmiyor. Yalanlar ve Gerçekler hep aynı “Hikaye” içinde yer alıyor. Gelin bu ortak insan hikayesini deşifre edelim.
İnsan doğası ile dünyanın doğası arasında inatla sürdürülen bir zıtlaşma/kavga hüküm sürüyor. İnsan ısrarla dünyanın doğasının kendisine hizmet etmesini istiyor; üstelik bunu tek taraflı ve insan çıkarına uygun olacak şekilde zorluyor. İnsan bizzat “Doğa“yı sömürmekten yana örgütleniyor. Üstelik buna insanların arasından bir kısmı ( Zengin-Güçlü-Zorbacı olanlar ön planda) erişebildiği için; çoğu yaşanan “Doğa Olayı” sonuçları itibariyle hem İnsanın hem Dünyanın kayba uğradığı “Afet” ile sonuçlanıyor.
Depren fay hatları ;Yangın fay hatları; Sel fay hatları; Kasırga fay hatları; Yanardağ fay hatları… haritası ortada iken; Bu fay hatları üzerinde veya komşu bir “Yaşamsal alan” kurulmak istendiğinde yapılması gerekenler ( Yapı kuralları; Yayılma şartları; Tedbirler; Doğa olayı ve sonrası Organizasyon; Can kaybını azaltacak her türlü koşulu sağlama; Yeniden aynı bölgenin normalleşmesi adına hazır tutulacak lojistik alanlar; Olay sırası ve sonrası görev alacak insan kaynağı; her türlü yasal düzenleme… vesaire.) bilimsel olarak ve bürokratik tecrübe olarak biliniyorken….
Her şey ortada iken… Israrla, inatla, iflah olmaz hızda insan doğası dünyanın doğasını sömürmekten vazgeçmiyor ve her defasında “Afet üzerine konuşmalar” kendini tekrar edip duruyor.
Çünkü; Dünyanın doğasını sömüren kesim ( Zenginler/Güçlüler/Zorbalar) Devleti kullanarak; kendi kapitalist dünyalarını yaymakta ısrarlılar. Kuşkusuz bu kesimin Canı çok tatlı olduğu için “Afet” durumlarında genelde başkalarının ölümüne sebep olurlar. Mallarına zarar geldiğinde de bunun yükünü başka yöntemlerle halkın geneline yayarlar….
Los Angeles yangını ile beraber neyi tartışıyor ABD? İklim şartları ve Orman ağaç yapısı sebebiyle “Yangın Fay Hattı” diyeceğimiz bir bölgeden bahsediyoruz. Binlerce kez Orman yangını yaşamış bir bölge burası. Fakat Deniz kenarında başlayan yapılaşma; Ki deprem bölgesi de olması hasebiyle yatay mimari, müstakil ev tipolojisi ve deprem yönetmeliğine en uygun yapılar yapılmış; Fakat sömürge kafası; hızla dağa, Ormanlığa doğru yapılaşma hızla yayılmış. Çok riskli bir yayılma olmuş. Neden? Çünkü yayılanlar hep zenginler!… Zengin olunca herşey mübah ve meşru olabiliyor… Peki Risk bölgesine yani Yangın bölgesinin içine doğru evler hızla yapılırken; tedbir ne durumda? Örneğin olası bir yangında alınacak tedbirlerin başında olan Su rezervi ne durumda? Şiddetli rüzgarların da olduğu bir bölge; dolayısıyla kontrolsüz yangın ihtimali hep var! Peki İtfaiye ekibi, Afet durumda organizasyon kabiliyeti ne durumda? Zenginleri sömüren Şirketlerin kontrolünde olan su rezervleri ve para karşılığında organize olacak taşeron şirketler!…
Sonuç? Yangın Fay hattı üzerinde “Yangına tedbirli yapılaşma” kuralı çiğnenmiş… Hatta kural dışı yapılaşma alıp başını gitmiş!… Şimdi de ekranlarda “Su“, “Organizasyon“, “Yanlış Yapılaşma”, “Yanlış malzeme kullanma”, “Yasal boşluklar” başlıkları altında ABD tartışıp duruyor…
Tıpkı bizim Deprem ile ilgili büyük bedeller ödediğimizde yaptığımız tartışma başlıklarıyla ve mantığıyla aynı!…
Los ángeles daha önce de bu tarz yangınlar yaşamış; benzer tartışmalar olmuş! Fakat can ve mal kaybı daha az olunca! Herkes çabuk unutmuş ve ders çıkarmak yerine; yavaş yavaş Yangın hattı üzere yapılaşma alıp başını gitmiş!…
Fakat bu sefer öyle şiddetli rüzgar esmiş ki; Yangın önüne kattığı her yapıyı ateş topuna çevirmiş ve sonra bu topu dört bir yana savurmuş!… Sonuç: Bir şehir kül oldu!…
Bu Afet üzerinden iktidar ve muhalefet kapışıyor tabi. Tıpkı bizde deprem olduğunda yaşadığımız gibi.
Sahi Los angeles ile Kahramanmaraş kardeş şehirler miydi?






















