1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. Koca Kari Değil “Koca Karia” İlacı?

Koca Kari Değil “Koca Karia” İlacı?

Binlerce yıldır dilden dile gelen sözcük veya tabirlerin zamanla kulaktan kulağa değişime uğraması sık rastladığımız bir durumdur

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklamı kaldır

Binlerce yıldır dilden dile gelen sözcük veya tabirlerin zamanla kulaktan kulağa değişime uğraması sık rastladığımız bir durumdur. İşte böyle azizliğe uğramış olan bir tabir de “Koca karı ilaçları” deyimidir. Bu tabirin aslı “Koca Karia”dır.

Tarihsel Arka Plan

MÖ 5’nci yüzyılın Nisan ayıydı. Bahar, Akdeniz ile Ege’nin buluştuğu topraklara merhaba demişti. Knidoslular, bugün Deveboynu dediğimiz Kap Krio’da taze baharı kutluyordu. Şarkılar söyleniyor, şiirler okunuyor, şaraplar içiliyordu. Bu keyifli kutlama, bir anda bir çığlıkla kesildi. Knidos kralının kızı, yörenin en zehirli yılanı olan 1,5 metre boyundaki kurşuni renkli engerek tarafından sokulmuştu. Genç kız acı içinde yere yığıldı. Kralın en küçük ve tek çocuğu olan kızının durumu çok ciddiydi. Yüzü morarmış, ateşi yükselmiş, narin bedeni titriyordu. Hekimler, prensesin kurtarılamayacağını belirttiler.

Balıkçının Mucizevi İlacı

Genç kızın acı içinde geçirdiği gecenin ardından, umutsuzluğuyla kahrolan kral, bir haber aldı. Bir balıkçı, kızını kurtarabileceğini söylüyordu. Bu balıkçı, Simi’den gelmişti ve yanık tenli, yeşil gözlüydü. Boynundaki meşin keseden çıkardığı tahta kutunun içindeki merhemi genç kızın tüm bedenine sürdü. Balıkçının dedesi, bu merhemi yörenin endemik otlarıyla yosun karışımından yapmıştı ve çok zehirli balıkların soktuğu insanlarda kullanılmıştı.

Ertesi gün, balıkçının dediği gibi genç kızın şişlikleri indi ve ateşi düştü. Bir sonraki gün ise tamamen iyileşti ve ayağa kalktı.

Bilimsel Tıbbın Doğuşu

Kızıyla birlikte Knidos kralı da hayata döndü ve balıkçıyı ailesiyle birlikte saraya getirdi. Kral, bu mucizevi ilacın kaynağını bulmak için saray hekimlerine emir verdi: “Bu topraklardaki dağları, taşları, ormanları tarayın. Tüm çiçekleri, otları bitkileri araştırın. Denizlerdeki yosunları inceleyin. İlaçlar yapın, insanları kurtarın. Krallığım bu konuda size her türlü desteği verecek.”

Rivayetlere göre, tarihin ilk bilimsel tıp adımı işte o gün atıldı. Tıbbın babası Hipokrat’ın da bu adımlardan yola çıktığı söylenir. Tarihin ilk bilimsel farmakoloji merkezi Anadolu’da kuruldu. Karia İmparatorluğu, bu şifa dolu topraklarda yüzlerce ilaç geliştirdi ve binlerce hastayı iyileştirdi. Bu yüzden “Koca Karia İlacı” sözü, yüz yıllardır Anadolu’da “Koca Karı İlacı” olarak kullanılmaktadır.

Koca Kari Değil “Koca Karia” İlacı?
0
Reklamı kaldır

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Reklamı kaldır