Devrimin başarısı üzerine sokaklara dökülen insanlara, coşkulu bir şekilde meydanları dolduranlara, apar topar toplanıp ülkelerine koşanlara, Sednaya cehenneminde yer altına hapsedilmiş tutsakların kurtarılması için canla başla çalışanlara hep terörist diyorlardı.
Ama PKK’ya tek laf etmediler. Onunla iş birliği yapıp DEAŞ’ı bahane ederek bu insanları ezdiler, bombaladılar, katlettiler, ülkesinden sürdüler. Bu insanlar Türkiye hariç gittikleri ülkelerde aşağılandı, tacizlere tecavüzlere uğradı. Avrupa’da binlerce sığınmacı çocuğu kayboldu ve hâlâ kayıp.
Türkiye’de de bunu yapmak istediler ve bazılarını bunun için kullandılar da. Ama hükümet direndi. Suriyelilere karşı provokasyonlar tezgahladılar ama hükümetin sayesinde tutmadı.
Suriye gerçeği olağanüstü bir derstir.
PKK/PYD Kürtlerin temsilcisi ise bunlar ardına bakmadan kaçarken Kürtler nerde? Neden bunlara sahip çıkmıyor?
Bunların başını çektiği SDG, adındaki gibi ‘demokratik’ bir örgütse niçin zorla ve tehditle eleman topluyor?
Niçin çocukların eline silah verip onları terörist eylemlere ve çatışmalara yolluyor?
Neden diktatör Esad’la, İşgalci Amerika’yla, soykırımcı İsrail’le iş birliği yapıyorlar?
Bunların kontrolündeki yerlerde halk niçin onları taş ve sopalarla kovalıyor?
Niçin devrim güçlerinin gelip kendilerini kurtarması için çağrılar gönderiyor?
Geldiklerinde onları niçin coşkuyla karşılayıp PKK’lıların saklandıkları yerleri, gizli sığınaklarını, tuzaklarını, tünellerini onlara gösteriyor?






















