- Bir “Savaş Ekonomi”si Filmi-
- Almanya Neden “Gıda Stoklayın!” Çağrısı Yaptı-
- Altının yükselişi “Altını Oyma” Hamlesi mi?-
Not: Aşağıdaki metin bol betimleme-metafor içermektedir. Çünkü etrafımızda film çevriliyor!…
Düğünlerde de “TAKI(ntı)” oldu: Dolar mı Çeyrek Altın mı taksak diye… Hatta isim isim notlar bile alınıyor düğün sahibi tarafından: Alacak-Verecek planlana bilsin diye :)
Tabi “Savaş Ekonomisi” bir “Düğün!” değil. Pandemi gibi, Salgın gibi, Afet gibi… Öldürücü-Yıkıcı bir süreç….
Haber oldu: “Almanya onca yıl sonra vatandaşlarına “Savaş kapıda! Şakası yok! Tedbirli olalım! Gıda stoklayalım…!” çağrısı yapıyor.”… Neden? Rusya-Almanya savaşı mı başlayacak!
Tabi ki, Hayır! Bu bir “Savaş Ekonomisi” çağrısı!… Yanı silahlı çatışmadan değil paralar savaşından bahsediliyor. Fakat “Sıcak savaş!” havası verilerek yapılıyor bu iş. Çünkü başka türlü halkı yönetemezsiniz; enflasyonu, para değer kaybını, olası iktisadi krizi… “Para savaşı var! Tedbir alın!” diyerek yönetemesiniz.
Üstelik “Para” işin içine karışırsa; işler iyice karışır… “Stok” çağrısı da bombardıman olacak ve sığınaklarda kalınacak diye değil; mutfağın ana malzemelerine gelecek enflasyon tusinamisi için halkta psikolojik tedbir oluşturma seansı. Yani tipik “”Gıda tedbiri” taktiği… Ancak çok önemli: Çünkü “Savaş Ekonomisi Başladı!” sirenidir bu!.
Gelin “Savaş Ekonomisi” filiminden ( Başrollerde görünür ülke zemini: ABD-ÇİN var!… Tabi bir de gerçek “Küresel Para Adresleri” var…) kısa bir fragman geçelim. Tabi film fragmanı dediğimiz için; bir sinemografi dili ve “sahne” betimlemeli yazacağız:
1) ERDOĞANI TEKRAR “SAVAŞ EKONOMİSİ” SEÇTİRECEK (Mİ).
Trump Bir “Kovboy Politikası” uyguluyor. Kendini zaten “Dünyanın Şerifi” ilan etmiş durumda. Yalnız kanun-manun tanımayan bir şerif!…
Bu Kanunsuz Şerif’in belinde iki silah var: Para ( Dolar markalı ruhsatsız silah) ve bir de ruhsatlı silah: Altın Tabanca…
Trump, ikinci döneminde iki silaha aynı anda sarılarak ateş ediyor!…
Dünyadaki ülkelerin çoğu zaten “Kasaba Bar’ında İçmek ile meşgul… Elindeki malı da harca-mezat satma derdinde!..”. Zaten Kasaba Şerifi “Toplanın!…” diye havaya sıkınca; “SıkIysan gitme!” durumu. Bir de tabi arada bir Bara girip “İçkiler benden!” gibi şovları da var…
Peki ya biz!… Kasabanın neresindeyiz! Buna iki cevap verilebilir. Birincisi; Kasaba sakini değiliz!… İkincisi Kasaba’dayız!
Eğer Kasaba sakini değilsek en kritik soru şudur: Biz Kızılderili miyiz!
Bu soruyu ne ile/araçsallıkla cevaplandır biliriz: Cevap çok açık değil mi: Elimizdeki/Belimizdeki Silah!…
Türkiye’nin “Silah”ı ne? İster kendini savunmak adına ister bir çatışma çıktığında galip gelmek adına ; Silahımız ne?
( Efendim… İHA-SİHA… demeyelim lütfen! Bunlar “Savaş Ekonomisi” enstrumanı değiller!… Askeri operasyonlarda savunma-atak unsurular…)
Dolar silahımız var mı? Yok! Altın silahımız var mı? Yok. Hammadde silahı var mı? Yok! Yüksek Teknoloji/İnovatif yetişmiş İnsan gücü var mı? Yok. Bilim İnsanı-İdeoloji/Doktrin Kurmayları var mı? Yok!….
Bu şu demek: Ya ABD ya da ÇİN tarafında durmak zorundasın!
ÇİN seçeneği Türkiye için imkan dahilinde mi? Hayır. Geriye ne aldı: ABD!
O zaman malum “Şerif” ile hareket edilecek! Hangi konuda? Yazımızın konusu üzere; Savaş Ekonomisi!…
Peki “Savaş Ekonomisi” paketinde neler var? Açalım; Çünkü CB sayın Erdoğan ancak/tek seçenek “Savaş Ekonomisi” enstrumanları üzerinden tekrar seçilebilir/seçilecek/seçilme planı var!
Trump-Erdoğan “Uyumu” aslında bir “Savaş Ekonomisi Uyumu”ndan ibarettir. Ancak bizde Dolar ve Altın silahı olmadığı için; Trump’ın planında Türkiye’yi ekonomik savaşta kullanmak yok!…
Zaten Kovboy/Şerif parası olduğunu bildiği ülkeye silah doğrultup. “Sökül bakalım paraları!” diyor. Dolayısıyla bize silah çekmiyor; Çünkü sökülecek bir şey yok!…
O zaman Trump’ın kafasında olasılığı en yüksek iki rol var: ” Tutuklananların başında bekçi olacak Şerif yardımcılığı!…”. Veya sıcak çatışma bölgelerine sürülecek “Kovboy süvarisi” içinde yer almak! Hangisi?….
2) TÜRKLER BATI İÇİN KIZIL DERİLİDİR!…
Zaten biz de Elma’mıza “Kızıl” demiyor muyuz!…
Aslında silah, doğa, aile, meta-mal, tabu-ritüel, folklorik dindarlık, kan bağına bağlılık ve komşuluk hukukuna riayet kültürümüz gerçekten de “KIZIL” derili kültürüne çok yakın; Üstelik onlar gibi Yerli-Gelenekli hallerdeyiz. Kuşkusuz o kadar benzer yanlarımıza rağmen temel bir ayraç-fark da var aramızda: “Kafa derisi/Kafatascılık” konusunda özde benzeşmeyiz! Türklerin arasında “Kafatascı” çok ama çok az-istisna çıkar!…
Türkiye’de hatırı sayılır “Kızılderili” gerçeğinden utanan ve Kovboyluğa özenenler daha doğrusu Kovboy kasabasında yaşamayı önemseyen çevreler var. Hatta “Şerif Yardımclığı”na tav olanlar da çok…
Ancak, kesin olan bir hafıza var: Batı dünyası için Türkler “Kızılderili”dir! Yani kendilerinden saymazlar!…
Şimdi Trump’ın Ortadoğu’da Türkiye için bir planı var: “Atsız ve Silahsız Şerif Yardımcısı” rolü vermek!
Kuşkusuz bu Trump’ın planı. Bir de Türkiye’nin kendi Planı var! Peki bu plan nedir? Para ve Altın silahı olmadığına göre!
Hadi At bulmak ve binmek-sürmek konusunda yeterince tecrübemiz var! Peki sadece “Atlı!” mı şenleneceğiz! Çıplak yumrukla mı dalacağız savaşın her türlüsüne!… Silah şart! Ve bu silahın “Savaş Ekonomisi” enstrumanı olması lazım?
Peki o nedir?
- Devam edeceğiz – Çünkü bu film fragmanıydı. Ve bu film “Seri Film” özelliği taşımaktadır. Tabi bu arada “Savaş Ekonomisi” alanında silahımızın ne olduğunu bilen varsa; Filimin ikinci serisini beklemeden; hatırlatabilir!…






















