1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. Kendine “DEVA” neden olamadılar?

Kendine “DEVA” neden olamadılar?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

-Ali Neden Erdoğan’a “BABACAN” Davranmaya Başladı?-

Sayın Erdoğan’ın bir huyu var ve kendisinin ifadesidir: ” Kesilecek bir racon varsa; Raconu ben keserim!…”.

Sayın Erdoğan’dan ayrılıp, ağzına geleni söyleyen; Erdoğan’ı devirmek için tek şartı “Erdoğan düşmanlığı olsun yeter!” olan; hatta hızını alamayıp “Ben olmasaydım; zaten Erdoğan diye biri olmazdı!” diyecek kadar kendisini “Kurucu” diye gören birine; Erdoğan’dan önce davranıp had bildirmeye kalkarsanız; hızınızı alamayıp “Reis sen kendini yorma! Onca işin arasında; bir de bunlarla mı uğraşacaksın!… Biz gereğini yaparız!” diyerek karşınıza alırsanız; çok geçmeden sayın Erdoğan’ın size “Kesilecek racon varsa; ben keserim!… size ne oluyor?” diyerek sizi payladığını görürsünüz ve hatta sizin salvo çektiğiniz ve “Vefasızlar!…” diye hırçınca etiketlediğiniz kişiyi; bir bakmışsınız sayın Erdoğan “Müttefik” yapmış; Kabineye almış, Hatta Cumhurbaşkanı yardımcısı kılmış!…Seçim Müttefiki yapmış!

Ne diyordu/demeye başladı sayın Babacan: “Erdoğan’ın vatan sevgisinden; Allah’a olan inancından zerre kadar şüphem yok!… En ufak bir kızgınlığım ve kırgınlığım da yok!… Sadece aynı hedeflere farklı metotlarla gittiğimiz için; anlaşamadığımız yerler var!…”.

( Ara Fasıla: Yalan söylüyor!. Hem de açık bir yalan! ( Buradaki “Yalan” ifadesi strateji gereği söylüyor anlamındadır! Politik Yalan!… O nedenle bizim bu sert ara vurgumuz; Racon kapsamına girmez. Müzakere için Fasıl açmak anlamındadır…)

CB Erdoğan da bunun çok açık-kasten “Politik yalan” olduğunu biliyor. Ancak bu kabul; ittifaka veya beklenmedik transferlere engel değil!… Hatta CB Erdoğan açısından “Reel politika demek; kayda girmiş skor demek!…”. O nedenle her an her türlü ittifak bir seçenek olarak masada durabilir. Bu kadar net!

Sayın Babacan’ın Hakan Çelik ile yaptığı sohbete de baktığımızda; Erdoğan ile perde arkasında başlayan bir diyalog-uzlaşma seanslarını sürdürdüğünü görüyoruz. O nedenle bu aralar DEVA’ya racon kesmek isteyenlere hatırlatalım!…


O zaman şu kritik bir sorudur: CB sayın Erdoğan’ın ajandasında “Müttefik” ve hatta “Kabine Paylaşımı/Milletvekili Uzlaşması” muhatabı olacak biri için; biz neden “Kimseye Deva olmaz!” diyelim ki!… Yani sayın Erdoğan’a rağmen neden racon keselim!…? Değil mi?

Hemen altını çizip devam edelim: Bizimkisi racon değil! Bizimkisi “Müzakere” için tereddüt etmeme!…Fasıl açma! Fırça atma! değil!

Hemen fasıl notları paylaşalım: Sayın Babacan’ın partiyi kurduğu ilk günden beri “Özel” toplantılarında çekirdek kadroya çok açık talimatı var: “Bizim parti için başlangıç yılı 2028’dir. Öncesinde ne iktidar ihtimalimiz var ne de hesabımız. 2023 hesabımız bir şekilde grup kuracak şekilde meclise girmemizdir. Bunun için taşıyıcımız CHP olacak!…”.

Yorum yapmıyorum; Kesin bilgi ile hatırlatıyorum/pylaşıyorum.

Bu aralar… Ali beyin İktidara karşı “BABACAN” tavrı; aslında partinin kurulduğu ilk ayda; söz konusu kritik/özel toplantıdaki iddianın/planın doğal parçası…

Fakat Ali Babacan’ın planını bozan biri oldu; Ve asla buna ihtimal vermiyordu: İmamoğlu!

Babacan İmamoğlu isminin bu kadar hızlı, planlı ve “Kazaen” Cumhurbaşkanı olabilmesi organizasyonunun devreye alınacağına; rüyasında bile görse, onun rüya olduğuna inanmazdı; ihtimal dışı görüyordu.

Çünkü Babacan’ın parti kurmasındaki tek sermayesi/öngörüsü AB merkezli kabul göreceği ve ardından İngiltere-ABD tarafından aslında gerçekten Erdoğan’ı devirecek “Asıl İmamoğlu” olduğuna inanmasıydı. Yani Ali Babacan kendisinden önce piyasaya sürülen sahte bir kahramanın kaza kurşununa denk geldi….

Her ne kadar “CHP üzerinden mecliste grup kuracak kadar vekil almaktır hedefimiz 2023 seçimlerinde!… ” planı tutsa da; Babacan’ın asıl planı “Erdoğan sonrası beklenen Lider” olduğuna inanması ve bunun garantörünün Batı dünyası olarak görmesidir.

Çoğu insan “Abdullah Gül’ün Vekili” diye baktı Babacan’a. Hayır! Abdullah Gül “Batı desteğinin” garantörüydü!. Gül’ün planı “Parlamenter sistem”de kalmak; kendisi Cumhurbaşkanı iken Ali Babacan’ın Başbakan olmasıydı.

Zaten 17-25 Aralık operasyonu yapanlar da bu plana destek için yaptılar. 17-25 aralık ve Gezi olayların tamamında Abdullah Gül Erdoğan’ı yormak ve gardını düşürmek stratejisini yürüttü. Hatta Millet İttifakına “Hepinizin onayı olmak kaydıyla ben hazırım!…” dedi. Abdullah Gül’ün ise hesabını bozan şey 15 Temmuz oldu ve bu saldırıya yeltenen Gülencilere “Geri zekalılar! Ne yapıyorsunuz!…” tepkisinden ibaretti.

Yine dikkat! Racon yok!….

CB Sayın Erdoğan sayın Gül ilişki hala düzenli-kabullü iletişim içindedir ve belirli düzende görüşmektedir. Neden? Konu Racon mu? Hayır!

CB Erdoğan’ın inandığı bir politik strateji var: Rakiplerinle diyalogsuz; kendinle iletişimi kopardığın andır!…


Şimdi kritik soru şudur: Ali Babacan’ın eğer iki aşamalı planı varsa; birinci aşaması meclise girmek ikinci aşaması ise 2028 seçimlerinde start vermek ise!… O zaman Babacan açısından “yolunda gitmeyen!” ne var?

Babacan; Batı dünyasının asıl “İmamoğlu”su olarak hazırlık içindeyken; yerine bir dublörün kullanılmasını hiç öngörmemişti. Bu durum “Yolda kaza var!… Trafik ondan kitli!” durumu var!.

( Ara not: “Asıl İmamoğlu” vurgusu; muhalefetin ve arkasındaki Batı dünyasının adayı anlamındadır. Değilse kişilik-ahlak olarak kıyaslamak abesle iştigal olur. İçerideki hem hırsız hem ahlaksız. Babacan özel hayatı ve politik sicili açısından temizdir. Fakat politik hayali olan Batı muhataplı “Dahi oğlan!” rolü ile yerine kullanılıp harcanan dublörün rolü aynıdır!…


Hakan Çelik ile yaptığı sohbette şu mesajları veriyor Babacan; “Türkiye Erdoğan liderliğinde benim ikinci adamlık rolümde; Batı ve NATO’nun parçası olmak için ciddi mesafe almıştık; Fakat Fransa ve Almanya korktu! Frene bası! NATO Korktu bize vermesi gereken savaş uçaklarını, füzeleri vermeye direndi!… Erdoğan mecburen; kendi yolunu çizmek zorunda kaldı!… Erdoğan bu mecbur bırakıldığı yolda bizi NATO ve Avrupa’dan çok uzaklaştırdı. Fakat NATO ve AB kıymetimizi bilmeye başladı; Tekrar uzlaşma-onama zamanı geldi…

Tabi, Babacan akrostiş formülüyle şu cümleyi de kuruyor zımnen: “Erdoğan da gereğinden fazla uzaklaşıldığını fark etti. Tekrar, yeni şartlar içinde, hem NATO hem AB ile kaldığımız yerden devam noktasında!… Doğrusu da bu!… İşte tam bu süreçte biz DEVA olacağız!….”.


Şu kritik bir sorudur: Sayın Erdoğan gerçekten NATO ve AB’den gerektiğinden fazla uzaklaşıldığını düşünüp; tekrar ama yeni şartlar içinde NATO ve AB içinde bir etkin role yöneldi mi? Yöneldiyse; Babacan’a ( Tabi Gül’e) ihtiyacı var mı?

Şahsi gözlemimi paylaşarak bitireyim: Sayın Erdoğan reel politik olarak; Gül ve Babacan gibi “Batı garantörü” misyondaki isimlerle ilişkisini her zaman ilişkisini günceller! Ve seçenek kapatıcı Racon kesmez!

O nedenle; Erdoğan karşısında bir sürü taktiğe, oyuna girişenlere karşı ve Erdoğan lehine racon kesmeye kimse kalkmasın! Çünkü her türlü birliktelik, ittifak kapısı sonuna kadar açık!

Hatta sayın Babacan’a “Kurtarıcı dahi çocuk!” güzellemesi yapıp, Erdoğan’a racon kesen DEVA mensubu üyelerde-yöneticiler de, bence Racon kesmesinler!…

Çünkü ittifak kapıda!…


Fakat; ilkeli kalmak adına: Müzakere notları düşülebilir herkes.

Biz de düşelim müzakere notumuzu: DEVA’nın kendisine “DEVA”sı kalmadı!… DEVA sadece ve sadece Ali Babacan’ın kariyer sicilini sürdürecek Kartvizit olarak kalmıştır!… Zaten sayın Erdoğan “DEVA oyları”nı muhatap almıyor; çünkü ortada oy yok!… Fakat sayın Erdoğan sayın Gül ve aynı bahçenin bahçıvanlarına karşı her zaman uyanıktır!… Gıyabi racona izin vermez!…

Fakat sayın Erdoğan oyuna dahil edeceği herkesi oyunda tutmak için onun kendisinde bir DEVA iksiri olduğuna ikna edecek kadar “Politik Aktar!” tecrübesi de var.

O nedenle not alın: Transfer işinde racon olmaz! Racon kesilecekse onu sayın Erdoğan keser! Çünkü racon arkasını getirmek zorunda olduğun önemli bir meydan okumadır!…

Belki müzakerelere fasıl açılabilir!

Fasıla evet! Fırçaya hayır! :)

Kendine “DEVA” neden olamadılar?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.