1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. Kayıp Medeniyet ve Yitik Hayatlar?

Kayıp Medeniyet ve Yitik Hayatlar?

Ontolojik intihardan Sosyolojik Sapkınlığa- Ev'siz evlilikler ve Kirletilmiş Mahal'ler--Değer'sizleştirilmiş Odalar üzerine Müzakereler-"Tanrısız insan" tasavvuru; "Cinsiyetsiz Aile" talebi; "Otoritesiz Birey" trendi

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ontolojik intihardan Sosyolojik Sapkınlığa

– Ev’siz evlilikler ve Kirletilmiş Mahal’ler-

-Değer’sizleştirilmiş Odalar üzerine Müzakereler-

“Tanrısız insan” tasavvuru; “Cinsiyetsiz Aile” talebi; “Otoritesiz Birey” trendi… Çağımızda altın çağını yaşıyor.

“Sanayileşme ve İmarlaşma”anın devletleşmesi; “Devlet ve Kamunu düzeninin” yatırım fonu kılınması; “Aile ve Toplum çeşitliliğinin” politik sermaye yapılması… Halkların modernleşmeden anladığı “moda” kılındı.

Nüfusun bina stoğunda boğdurulması; Kentleşmenin kadim/gelenekli şehirleri metalaştırması; zamanın metropolitan kentlerde pazar payı kılınması… Yapay Hayatlar talebini çoğalttı.

Ve karşımızda “Yeni İnsan” iddiası… “Yeni hayatlar” felsefesi…

Oysa bu ne bir “değişim” ne de “gelişim” süreci. Bu bir ontolojik intihardan sosyolojik sapkınlığa evrilme/düşüş ivmesi…

Bu “durum”un bir analizini/tahlilini yapmak istediğimizde şu “yer değiştirmeler”le karşılaşmaktayız.

1) İnsan duygu ve düşüncelerini “eşya”laştırmadan vazgeçti. Yani her türlü duygu, düşünce, hayal dünyasını sembolize edecek renk-şekil ile bezenmiş eşya ile ifade etmeyi; dolayısıyla evi bir “hayat sergisi” kılmaktan vazgeçti. Modernleşme adı altında evler artık bir maden dizaynı/beton-çelik müzayede salonuna evrildi. Aslında şu cümle durumu çok iyi özetleyecektir: “İnsan kendisinden önce çevresini robotlaştırma peşinde”. Yani yapay zeka süreci hayatı yapaylaştırmak ile başladı. O nedenle evlerimizin dışı da içi de insan kokmaktan uzaklaştı. Ev artık bir “Hatırat” değil bir “Gayr-i Menkul” kılındı. Hikayesiz eşyalarla dolu evler ve evler artık doğanın parçası değil!…

2) İnsan hayatı resim yapar gibi hayatını nakışlamayı terk etti. Günlük hayatında koku-renk-şekil ile gıda-söz-sohbet-bir aradalık arasındaki “hayat desenleri” üretme aşkı kayboldu. İnsanlar kendi evlerinde birer “Cep telefonu kabini” oldu ve hayat artık bir telekominikasyon süreci. Sohbetler birer Call-center hattı. Bakışlar, gülüşler, nazlar, değerler, duruşlar bir kimlik ibrazı olmaktan çıktı; onun yerine şirket tadında evlilikler, rasyonel komşuluklar, alım gücü mahal’ler ve kışkırtılmış arzu-ego parkları öncelendi. İnsan artık yitirdiklerini robotlarına yükleme peşinde.

3) Şiir, kitap, sanat, muhabbet, örf, akrabalık edinme, konuk alma, musiki, şerbetler, ikramlar… İnsanın kendisini terbiye etme odaları iken; insan artık para, seks, fonlama, kariyer, imaj merdivenlerine koşuşturan bir “skor zombisi” tiynetinde… Her insan için bir diğeri artık bir “Basamak” değerinde. İnsan artık “İnsan görünmek” zorunda kaldığı özel durumlarla karşı karşıya olduğunu düşünüyor; değilse, artık insan kendisini “Tanrı suretinde” göstermek trendinde. Yani insan başka insanı tüketebildiği ölçüde kendini var kılıyor.

4) İnsan taşı, toprağı ve ahşabı “İlkel dönem malzemeleri” olarak tarifledi. Çelik, Plastik, Metal ve Kimyasal olanı “Akıl çağı ürünleri” diye yüceltti. Yücelttiklerini endüstrileştirdi ve insan kendini şuna ikna etti: “Yaşarken değil; Ölünce değeri olanı/satın alma gücü olanı” tercih etti. Bu şu demekti: Bozdurulunca kar payı vermeyen herşey ölü yatırımdı. Bu şunu getirdi: Aşk, Özlem, Sevgi, Vefa artık “Turistik eşya” gibiydi. Hatta ilişkiler kapısında / Gönül kapısında sadece bir “Magnet” gibi hatıra çağrışımıydı. İnsanın en büyük şehveti/bağımlılığı bizzat kendisinin münafığı olmasıydı.

5) Evler, arabalar, ibanlar “tapınak tadı” veriyor oldu. İnsan para etmeyen ve “aynı safta durmaya” zorlayan herşeyi kendisi için aşağılayıcı ve hatta haksızca bulur oldu. İnsan “Ortaçağ” diye bir “mitoloji dönemi” uydurdu kendi tarihinde ve o döneme ait her ne varsa onu “geride kalması gereken geçmişin gerçekleri” saydı. Belki en fazla filmlere konu “nostalji turu” yaptı. İnsan henüz yaşanmayan gelecek kurgularını çok daha sevdi. İnsan “Akıllı ev”, “Akıllı araç”, “Akıllı robot”… diye çıktığı yola; “Yapay zeka dünyası” ile hız veriyor… Artık “tatminsiz” kalmış her duygu, düşünce, hayalin tatmini için bir yapay zeka ürünü yapılacak ve artık insan “Canlı”dan keyf almayı terk edip; ürettiğinden zevk isteyen bir zevk patronu olacak. Bu şu demek: İnsan artık anne ve eş kokusunu “çocukluk dönemi gelişim unsuru, ergenlik isteğindeki geçici deneyim” sayacak. Sapık Seksler ve Çeşitlendirilmiş şiddetler, artık mahrem/özel sapmalar değil; tercih edilebilir eğlenceler görülecek.

Hasılı… Hasılattan nasibimiz: Kaybettiğimiz resme bakınca; aslında neleri kaybettiğimizi anlıyoruz.

Kayıp Medeniyet ve Yitik Hayatlar?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.