1. Haberler
  2. Yaşam
  3. Kafası kesildiginde bile konuşmuştu… (Hazreti Yahya Peygamber…)

Kafası kesildiginde bile konuşmuştu… (Hazreti Yahya Peygamber…)

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hazreti Yahya Peygamber;
Öldükten sonra konuşan peygamber. Babası Zekeriyya Aleyhisselam gibi Yahya Aleyhisselam da Şehit edilmişti. Sebebi yanlış nizama dur dediği için. Yanlış yapana “Sen yanlış yapıyorsun,”dediği için. Çünkü o Musa Peygamberin dinini tebliğ eden son Peygamberdi. İsa Peygamberden 6 ay önce dünyaya gelmişti. İsa Peygambere Peygamberlik verilip İncil gelene kadar Musa Peygamberin dinine tabii olmuştu. İsa Peygambere Peygamberlik verildikten sonra İsa Peygambere tabi olmuş ve İncilden bölümler okuyarak tebliğ etmiştir.
O devri hatırlayın. Öyle bir kavim ki peş peşe uyarıcıları Şehit etmiş ve çarmıga germiştir.
Yahya Peygamberin babası Zekeriyyayı agaç kovugunda testere ile diri diri kesmişler. Hazreti Yahya Peygamberin kafasını ve kollarını kesip Şehit etmişler. Aynı devirde yaşayan İsa Peygamberi ise işkencelerle bir tepeye çıkartıp çarmıga germişlerdi.
Bırakın böyle bir ortamda insanları hak dine çagırmayı. Siz yanlış yapıyorsunuz dahi denmiyordu. Denecek gibi de değildi.
Bugüne bir bakalım mı. Her kötülük alenen işlenirken,her haksızlık açık açık yapılıyorken doğruyu konuşanın hükmü kalmamışcasına tutum sergilenirken.
Ama yine de demenin farz olduğu bir dönemde kim kolundan vazgeçiyor. Kim kafasından vazgeçiyor. Kim kendi çarmagına yürüyor.
Diri diri testere ile dogranırken kim Allah’a teslim olur.
Daha o azgınlaşmış kavim kadar olunmadı ama pekte bir fark kalmadı. Ben bir farkımızın olduğuna iddiam yok denecek kadar azaldı.
Geri dönelim Yahya Peygambere. Babası Zekeriyyanın kabul olmuş duasıydı. 90 yaşın üstündeydi Zekeriyya Peygamber ve Allaha dua etmişti.
Duasında;
Zekeriyyâ’yı da an! Hani o, rabbine şöyle niyaz etmişti;
 Rabbim! Geride kalanların en hayırlısı sensin, yine de sen beni yalnız (çocuksuz) bırakma…! Biz onun da duasını kabul ettik ve ona Yahyâ’yı verdik; eşini de bunun için elverişli kıldık.
90 Yaşından Sonra Baba Olan Peygamber Hz. Zekeriya Peygamber “İşte o sırada Zekeriya Rabbine niyaz edip “Ya Rabbî’ dedi, ‘Bana senin tarafından tertemiz, hayırlı zürriyet ihsan eyle. Ve duası kabul oldu. Allah Yahya Peygamberi Zekeriyya Aleyhisselama hayırlı bir evlat olarak verdi.
Hazreti Yahya Peygamber;
Âl-i İmrân sûresi 39. âyet-i kerîmede Hz. Yahyâ’nın dört mühim hususiyetine dikkat çekilmektedir:
Allah’tan bir kelime olan Hz. İsa’yı tasdik edici olması; Hz. İsa, babasız bir şekilde sırf Allah Teâlâ’nın “Ol!” emriyle dünyaya geldiği için “kelime” olarak isimlendirilmiştir. Bu tasdik, Yahyâ’nın ana karnına düşmesiyle başlamıştır. Çünkü hayız ve nifastan kesilmiş, kısır, çok ihtiyar bir kadının hamile kalması âdetullâha aykırı bir durumdur. Dolayısıyla Yahyâ, Cenab-ı Hakk’ın âdete aykırı şeyler yaratabileceğine ve dilediğini yapabileceğine fiilen bir şâhittir. Şu halde burada Meryem’in de, normal şartların dışında hamile olabileceğini bir tasdik sözkonusudur.
Seyyid olması; Hz. Yahyâ mü’minlerin efendisi; ilim, hilim, kerem, ibâdet ve takvâ hususlarında toplumun önderi; bâtıla tenezzül etmeden en güzel şekilde insanların rızâsını kazanabilen; yaşıtlarına üstün ve liderliğe layık bir insandı. Çünkü o, hiçbir hatâya bulaşmamış, hiçbir günahla kınanmamış ve hiçbir mâsiyeti de arzu etmemiştir.
Hasûr olması; (hasûr); nefsine hâkim; kudreti olduğu halde nefsini bütün şehvetlerden, arzulardan hapseden, muhâfaza eden, bunu fazlasıyla ve lâyıkıyla yapan demektir.
Sâlihlerden bir peygamber olması; (salâh), hayrın her türlüsünü içine alan bir sıfattır. Hz. Yahyâ, peygamberlerin sulbünden gelmiş, sâlihler içinde yetişmiş ve vakti geldiğinde de ilâhî vahye mazhariyetle peygamberlik rütbesine erişmiştir.

Allah Kuranı Kerim’de birçok yerde Yahya Peygamberden bahsetmiştir.
“Orada (Beyt-i Makdis’te) Zekeriya Rabbine dua etti: Bana tarafından hayırlı bir nesil bağışla! Şüphesiz Sen duayı hakkıyla işitensin. dedi.” (Ali İmran Suresi ayet 38)

“Doğrusu ben, arkamdan iş başına geçecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından bana bir veli (oğul) ver!” (Meryem Suresi, ayet 5)

“Ki o, bana vâris olsun; Ya’kûb hânedânına da vâris olsun! Rabbim onu rızana lâyık kıl.” (Meryem Suresi ayet 6)

“Zekeriya mâbedde durmuş namaz kılarken melekler O’na şöyle nidâ ettiler: Allah sana, kendisi tarafından gelen bir kelimeyi tasdîk edici, efendi, iffetli ve sâlihlerden bir peygamber olarak Yahya’yı müjdeler.” (Ali İmran Suresi 39)

Yahya Peygamber çok güzel vasıflı bir Peygamberdir.
Kur’an-ı Kerim’de Hz. Yahya Allah’ın kelimesini tasdik edici, iffetli, salih, temiz kalpli, takva sahibi, anne ve babasına karşı hayırlı Allah’a saygı besleyen bir kişi olarak tanımlanmaktadır. Müfessirlere göre ayette geçen “kelime” sözcüğü Hz. İsa’yı simgeler.
Anne babaya hayırlı bir evlat olmuş. Hayırlı bir kul olmanın yanısıra. Hayırlı bir evlatta olmuş. Peygamberken peygamberine itaat eden. Hayırlı bir dost olmuş.
Ne zor duygular değil mi.
Uyarıcıyken kavme gönderilen peygamberken bir başka peygambere iman etme noktasında bulunmuş. Bu geçiş başlı başına imtihan olmuştur.
İmtihanın bir diğer tarafı ise nizamı bozan bozgunculardı. Bunlardan en hırçını o devrin kralı Heroddu. O kral asilerdendi. İman etmeyen zavallılardan nasipsizlerdendi. Öyle ki Allahın yasak koyduğu şeylerde ısrarcı olmuş ve bu uğurda Peygamber canına kıymıştı.

İsrailoğullarının hükümdarı Herod Agrippa, kardeşinin kızıyla evlenmek istiyordu. Yahya da bunun İncil’de yasaklandığını ve nikâhın imkânsız olduğunu bildirdi. Bu duruma içerleyen kızın annesi, Yahya’nın öldürülmesini istedi. Bunun üzerine Herod Agrippa, Yahya Peygamber’i önce hapise attırdı sonra da başını ve kolunu kestirdi.
Kesilmiş olmasına rağmen Yahya aleyhisselamın başı mucize olarak: “Bu kızı almak sana helâl değildir.” diye defâlarca söyledi. Allahü teâlâ Yahya aleyhisselamın intikâmını almak için onların başına bâzı musîbetler gönderdi. Bâzı rivâyetlerde Herod ve evlenmek istediği kızı, Karun gibi yerin yuttuğu bildirilmektedir.

Yahya Peygamberin çilesi derdi davası insanlara yol göstermekti. İman noktasında bir güzellik ve başlı başına bir teslimiyetti. Sadakatin ispat noktasında yüzlerce farklı bir haldendi. Peygamberdi.

Sancısı öyle agırdı ki kafası kesilmesine rağmen konuşmaya devam etmişti.

Bu devrin tüm çilesi o devrin bir benzeriydi. Orada Herod varken bu zamanda her kalp bir nebze herodlaşmış haldedir. Neye iman ettiği neye isyan ettiği belli belirsiz boş bir şekilde hayatlar idame edilir. İman ettigin şey etmen gereken şey değilken iman etmemen gereken şeylere canı pahasına iman eder hale geldik. Zalim miyiz mazlum mu. Cahil miyiz bilen mi. Buna anlam veremedik. Bunu bilemedik ve bir türlü göremedik. Nefsimizi öldürmeden de göremeyecegiz.

Bizi ne halde olduğumuzu bir nebze olsun anlamak istiyorsak şayet. Yahya Peygamberin kol kemiğini gidip görün ve yüzleşin. Biz hangi tarafı temsil ediyoruz deyip düşünmeye itelim kendimizi,nefsimizi,aklımızı,kalbimizi.

Bugün Hazreti Yahya Peygamberin kolu Topkapı Sarayında bulunurken başı Şam Emevi caminde bulunmaktadır…

Kafası kesildiginde bile konuşmuştu… (Hazreti Yahya Peygamber…)
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.