Yeniçerilerin sudan sebeplerle zırt pırt kazan kaldırması padişahın canına tak etmiş. O da sebeplerini ellerinden almak için denetimleri sıkılaştırmış.
Bir gün yine aniden ocağın mutfağına baskın vermiş, bakmış ki aşçılar pilav koydukları kepçeyle hoşafı da koyuyor. Doğal olarak da hoşafın yüzeyinde bir yağ tabakası oluşuyor. Çerilerin bunu bahane edebileceklerini düşündüğünden pilavla hoşafın ayrı kepçelerle dağıtılmasını emretmiş.
Akşama doğru haber gelmiş ki çeriler yine kazan kaldırmış.
Sebep?
‘Hoşafın yağ neden kesildi’.
Doğalgazda %60, elektrikte %70 devlet desteği var. Malum kesimin ya bundan haberi yok, ya da biliyorlar ama iktidara yarar kaygısıyla kulaklarının üzerine yatıyorlar. Zaten izledikleri fonlu basın bu tür şeylerden hemen hemen hiç bahsetmez. Örneğin önceki seneki ‘ücretsiz doğalgaz’ uygulaması bu kesimin hiç gözüne gelmedi.
E Devletin gücü de bir yere kadar. Neticede kamu gelirleriyle finanse ediliyor. Enerji Bakanı açıkladı 2025’de zam yapılmayacak. Ama üst gelir düzeyi için bu sübvansiyon kalkıyor.
Peki bu nasıl tespit edilecek? Kullanıma göre. Örneğin Türkiye ortalamasının iki katından fazla kullanımda devlet desteği uygulanmayacak. Böylece hem kullanımda tasarruf teşvik edilmiş olacak hem de az kullanan destekten yararlanmayı sürdürecek. Tabi bu enerji maliyetlerinin aşırı yükselmesinin kaçınılmaz sonucu. Devlet bir şekilde telafi etmek zorunda. Bu arada Avrupa’nın, Ukrayna-Rusya savaşı yüzünden büyük bir enerji kriziyle karşı karşıya olduğunu da unutmamak lazım.
Yakında malum kesimden ‘hoşafın yağı neden kesildi’ sesleri yükselmeye başlarsa şaşırmamak gerekir.






















