İsrail, Ocak ayında başlayan ateşkesi 18 Mart’ta sonlandırarak Gazze Şeridi’nde başlayana yeniden başladı. Bu arada İsrail ordusu, güneydeki Refah kentinin boşaltılması için sivillere çağrıda bulunuyor. 7 Ekim’den sonra kuzeyden kaçarak güneye sığınan yüzbinlerce Filistinli, şu anda denizle sınırlı dar bir bölgede sıkışmış durumda. İsrail ordusu, Refah’ın kuşatmasını tamamladığını duyurdu ve bir sonraki hedef olarak Han Yunus’u belirledi. Han Yunus’taki sivillere, kentlere kayıtlıki Al-Mawasi’ye gitmeleri talimatı verildi.
İsrail ordusu, “Morag Koridoru” adını verdiği yeni bir oluşumla Han Yunus ve Refah kentlerini birbirinden ayırdı. Daha önce kuzeyde ele geçirdiği Netzarim Koridoru ile birlikte, bu köy Gazze Şeridi’ni fiilen üçe böldü. Dün yapılan resmi olarak belirtildi, 36. Tümen’in Refah ile Han Yunus arasındaki güzergâhta mevzilenmeyi tamamladığı belirtildi. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Mısır bölgesindeki Philadelphi Koridoru ile Morag Hattı arasındaki tüm bölge operasyon alanına dahil edildiğini ifade ederek, “Çatışmalar yakında daha da şiddetlenecek” dedi.
İsrail’in bu adımlarında, Gazze’deki askeri güçlerin güçlendirildiği ve saldırı genişletmeyi planladığı görülüyor. Bununla birlikte, sivillerin tahliyesinin ömrü ve insani yardım bağlantılarının özellikleri seçenekleri sunar.
Gazze’nin Bölünmesi ve GazzedekiBelirsizlikler
İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki son askeri köyleri, bölgedeki çatışmayı ve insani krizi yeni bir boyuta taşıyor. 18 Mart’ta ateşkesi sonlandırarak Refah’a yönelik operasyonlarını yoğunlaştıran İsrail ordusu, şu anda Han Yunus’u hedef alıyor. “Morag Koridoru”nun çiçeklerle Refah ve Han Yunus birbirinden ayrılırken, Netzarim Koridoru ile birleştiğinde Gazze üçe bölünür. Bu yayın hamlesi, İsrail’in Gazze üzerindeki denetimi artırmayı ve Hamas’a baskıyı yoğunlaştırmayı amaçladığını gösteriyor.
Ancak bu planların bedelini en çok siviller yapabilirsiniz. 7 Ekim’den bu yana kuzeyden güneye kaçan yüzbinlerce Filistinli, şimdi Al-Mawasi gibi sınırlı ve mevcut durumda yetersiz bölgelerde bulunuyor. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın “çatışmalar şiddete dönüşecek” açıklaması, önümüzdeki günlerde daha fazla yıkım ve kaybedilebilecek yaşanabileceğine işaret ediyor. Gazze’nin üç bileşeni, insani yardım sunumunu zorlaştırırken, bölgesel olarak oluşan temel ihtiyaçlara katkı da ekleniyor.
Uluslararası toplumda bu krizlere nasıl yanıt vereceği belirsizdir. İsrail’in askeri stratejisi, kısa sürede sağlanan kontrol sağlayabilir gibi görünse de, uzun süreli barış ve istikrar umutlarını baltalayabilir. Acil ateşkes çağrıları yapılmalı ve sivillerin korunması için somut adımlar atılmalıdır. Aksi takdirde Gazze’deki insani hayatta daha da derinleşecek.






















