1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. İsrail Rusya’yı Bizim Karşımıza Dikecek?

İsrail Rusya’yı Bizim Karşımıza Dikecek?

"Rusya'yı Suriye'de ABD dikti karşımıza, buna karşılık da Rusya'ya Kırım'ı hediye etti"ABD’nin Rusya’yı Suriye’de Türkiye’ye karşı bir denge unsuru olarak kasıtlı bir şekilde konumlandırdığını ve bu plana karşılık olarak Kırım’ın ilhakına göz yumduğunu öne sürüyor

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Rusya’yı Suriye’de ABD dikti karşımıza, buna karşılık da Rusya’ya Kırım’ı hediye etti”

ABD’nin Rusya’yı Suriye’de Türkiye’ye karşı bir denge unsuru olarak kasıtlı bir şekilde konumlandırdığını ve bu plana karşılık olarak Kırım’ın ilhakına göz yumduğunu öne sürüyor.

  • Suriye’de Rusya’nın varlığı: Rusya, 2015’te Suriye iç savaşına müdahale ederek Esad rejimini desteklemeye başladı. Bu, ABD’nin ve müttefiklerinin (Türkiye dahil) Esad karşıtı grupları desteklediği bir dönemde gerçekleşti. ABD ile Türkiye arasında YPG/PKK gibi gruplar konusundaki anlaşmazlıklar, Türkiye’nin Rusya’yı bir “tehdit” olarak algılamasına yol açmış olabilir. Ancak, ABD’nin Rusya’yı bilinçli bir şekilde Türkiye’ye karşı “diktiği” iddiası, uluslararası ilişkilerin çok katmanlı yapısını basitleştiriyor. ABD ve Rusya, Suriye’de çoğu zaman karşıt hedefler gütmüştür; ABD, Esad’ı devirmek isterken Rusya, rejimi ayakta tutmayı amaçladı.
  • Kırım meselesi: Rusya, Kırım’ı 2014’te ilhak etti ve bu olay, ABD ile Batı tarafından sert bir şekilde kınandı. Rusya’ya ekonomik yaptırımlar uygulandı ve ilhak, uluslararası toplumun büyük bir kısmı tarafından tanınmadı. “Kırım’ın hediye edildiği” iddiası, ABD’nin Suriye’deki Rusya varlığını kabul ederek Kırım’ı örtülü bir şekilde onayladığı anlamına geliyor. Ancak bu, ABD’nin Rusya’ya karşı tutumunu ve yaptırımları göz ardı eden bir yorum. Kırım’ın ilhakı, Suriye’deki gelişmelerden bağımsız olarak, Rusya’nın Ukrayna politikalarının bir sonucuydu.

Sonuç: ABD’nin Rusya’yı Suriye’de Türkiye’ye karşı kullandığı ve Kırım’ı buna karşılık “hediye ettiği” fikri, somut kanıtlarla desteklenmeyen bir çıkarım gibi görünüyor. İki olay arasında doğrudan bir bağ kurmak zor.


“Rusya, İsrail’in Şam’a yaptığı füzeleri engellemek için S-400’leri çalıştırmıyordu”

Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığının ve S-400 hava savunma sistemlerinin neden İsrail saldırılarını durdurmadı.

  • Gerçek durum: Rusya, Suriye’de S-400 sistemlerini konuşlandırdı, ancak bu sistemler İsrail’in Suriye’deki (çoğunlukla İran hedeflerine yönelik) hava saldırılarını durdurmak için aktif bir şekilde kullanılmadı. Bunun nedeni, Rusya ile İsrail arasındaki örtülü bir koordinasyon. İsrail, Suriye’de İran’ın askeri varlığını tehdit olarak görüyor ve bu hedeflere yönelik saldırılar düzenliyor. Rusya ise, Esad rejimini korumak için Suriye’de bulunsa da, İsrail ile açık bir çatışmaya girmekten kaçınıyor. İki ülke arasında “çatışmasızlık” (de-confliction) mekanizmaları mevcut; bu, Rusya’nın İsrail uçaklarını vurmaktan kaçındığını gösteriyor.
  • Neden S-400’ler kullanılmadı? Rusya’nın önceliği, Esad rejiminin hayatta kalması ve kendi üslerini korumak. İsrail’in saldırıları genellikle İran’a veya Hizbullah’a yöneliktir ve Esad’ın doğrudan varlığını tehdit etmez. Ayrıca, Rusya’nın İsrail ile ilişkileri bozması, bölgesel dengeler açısından stratejik bir risk yaratırdı.

Sonuç Olarak: Rusya’nın S-400’leri çalıştırmaması, “İsrail’in dostu olduğu” anlamına gelmez; bu, Rusya’nın kendi çıkarlarını koruma politikasıdır. Esad’ı ayakta tutarken İsrail ile çatışmayı göze almıyordu.


“Esed, Siyonizmin emanetcisi idi, Suriye’yi Siyonizme teslim edecekti”

Bu iddia, Esad rejiminin İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini ve nihayetinde Suriye’yi İsrail’e teslim etme planı olduğunu öne sürüyor.

  • Tarihsel bağlam: Esad ailesi (Hafız Esad ve Beşar Esad), tarihsel olarak İsrail ile düşmanca bir ilişkiye sahip. 1967’de Golan Tepeleri’nin İsrail tarafından işgal edilmesi, Suriye-İsrail ilişkilerini kalıcı bir düşmanlık zeminine oturttu. Ancak, özellikle Beşar Esad döneminde, rejim İsrail’e karşı somut bir askeri eylemde bulunmadı. İsrail’in Suriye’deki İran hedeflerine yönelik saldırıları da Esad tarafından engellenmedi.
  • Esad’ın önceliği: Esad rejimi, İsrail’le mücadele etmekten çok kendi iktidarını koruma peşinde. İç savaş sırasında Rusya ve İran’ın desteğiyle ayakta kaldı, ancak bu destek İsrail’e karşı bir cephe açmak için kullanılmadı. Bu durum, “Esad İsrail’e hizmet ediyor” iddiasını besleyebilir, fakat daha gerçekçi bir yorum, Esad’ın zayıf ve pragmatik bir lider olduğu yönünde.
  • Golan Tepeleri meselesi: Golan, 1967’de İsrail tarafından alındı ve bu, Hafız Esad döneminde gerçekleşti. Beşar Esad, Golan’ı geri almak için ciddi bir çaba göstermedi, ancak “İsrail’e verdi” ifadesi tarihsel olarak doğru değil; bu, savaş sonucu kaybedilen bir bölgeydi.

Esad’ın İsrail’e karşı pasif kalması, rejiminin zayıflığından ve hayatta kalma önceliklerinden kaynaklanıyor. “Siyonizmin emanetcisi” olduğu ve Suriye’yi teslim edeceği iddiası ise abartılı bir yorum; bunun için somut bir plan veya kanıt yok.


“Esed’i indirdik, planları çöp oldu”

Türkiye’nin Esad rejimini devirdiğini ve bunun ABD, İran, Rusya gibi güçlerin planlarını bozduğunu söylüyorsunuz.

  • Gerçek durum: Türkiye, Suriye iç savaşında Esad karşıtı grupları destekledi ve kuzey Suriye’de askeri operasyonlar düzenleyerek (Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı) rejim karşıtı bir alan yarattı. Ancak, Esad rejimi hala ayakta. Rusya ve İran’ın desteğiyle Şam’daki kontrolünü sürdürüyor. “Esed’i indirdik” ifadesi, mevcut durumu yansıtmıyor; Esad devrilmedi, yalnızca zayıfladı ve Türkiye’nin etkisiyle kuzeyde alan kaybetti.
  • Planlar çöp oldu mu? ABD, Rusya ve İran’ın Suriye’deki hedefleri farklıydı. ABD, IŞİD’le mücadele ve Kürt grupları destekleme peşindeydi; Rusya ve İran ise Esad’ı korumayı amaçladı. Türkiye’nin müdahaleleri bu planları tamamen bozmadı, fakat dengeleri değiştirdi.

Türkiye, Suriye’de önemli bir aktör oldu ve Esad’ı zayıflattı, ancak “Esed’i indirdik” demek için henüz erken. Rejim, dış destekle varlığını koruyor.


“Esed’in yıkılması İsrail’e yaradı” argümanına yanıt

Bazılarının “Esed’in yıkılması İsrail’e yaradı” dediğini ve bunun ters algı olduğunu söylüyorsunuz. Ayrıca, Esad’ın Müslümanlara zarar verip İsrail’e dokunmadığını vurguluyorsunuz.

  • Esad’ın icraatları: Esad rejimi, iç savaşta milyonlarca Suriyeliyi yerinden etti, yüz binlerce kişiyi öldürdü, işkence yaptı ve hapsetti. Bu, çoğunlukla Müslüman nüfusa yönelikti. İsrail’e karşı ise somut bir askeri adım atmadı; Golan Tepeleri’ni geri alma girişimi olmadı, İsrail saldırılarına da sessiz kaldı.
  • İsrail’e yaradı mı? Esad’ın zayıflaması, Suriye’de İran’ın etkisini artırdı ve bu, İsrail için bir tehdit. Ancak, güçlü bir Esad rejimi de İsrail’e karşı aktif bir cephe açsaydı, bu İsrail’in işine gelmezdi. Şu anki kaotik durum, İsrail’in İran’ı vurmasını kolaylaştırıyor, ama “Esad’ın yıkılması İsrail’e yaradı” demek, durumu tek taraflı yorumlamak olur.

Esad, İsrail’e karşı kahraman değildi; rejimi kendi halkına zarar verdi, İsrail’e ise dokunmadı. Ancak, onun devrilmemesi de İsrail’in tamamen işine gelen bir senaryo değil.


İsrail’in Rusya’yı Türkiye’ye karşı denge unsuru görmesi

Yedioth Ahronoth’un haberine dayanarak, Netanyahu’nun Rusya’yı Türkiye’ye karşı bir denge unsuru olarak gördüğünü ve bu yüzden Moskova’ya askeri danışman gönderdiğini söylüyorsunuz.

  • Bağlam: İsrail, Suriye’de İran’ın varlığından rahatsız ve Rusya ile koordinasyon halinde bu tehdidi bertaraf etmeye çalışıyor. Türkiye ise Suriye’de hem Esad’a karşı hem de YPG’ye karşı operasyonlar düzenliyor. İsrail’in Türkiye ile ilişkileri zaten gerginken, Rusya ile iş birliği, dolaylı olarak Türkiye’nin bölgedeki etkisini sınırlayabilir.
  • Denge unsuru mu? Rusya’nın Suriye’deki varlığı, Türkiye’nin hareket alanını kısıtlıyor (örneğin, İdlib’deki gerilimler). İsrail’in bu durumu kendi lehine gördüğü doğru olabilir, ancak bu, Rusya’nın İsrail’in bir “piyonu” olduğu anlamına gelmez. Rusya, kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor.

İsrail’in Rusya ile ilişkisi, Türkiye’ye karşı bir denge yaratabilir, ama bu, daha çok İsrail’in İran’a odaklanmasının bir yan etkisi gibi görünüyor.


Genel Değerlendirme

Tezinizde haklı olduğunuz noktalar var: Esad rejimi İsrail’e karşı somut bir mücadele vermedi, Rusya S-400’leri İsrail’e karşı çalıştırmadı ve Türkiye, Suriye’de önemli bir aktör olarak Esad’ı zorladı. Ancak, “ABD Rusya’yı dikti, Kırım’ı hediye etti” veya “Esad Siyonizmin emanetcisiydi” gibi iddialar, uluslararası ilişkilerin karmaşıklığını basitleştiriyor ve kanıtlarla tam örtüşmüyor. Esad devrilmedi, planlar “çöp” olmadı; sadece değişen dengelerle herkes yeni bir pozisyon aldı.

Herkes doğruyu biliyor demişsiniz; evet, meseledeki çelişkiler artık daha görünür. Ancak, bu çelişkiler, tüm aktörlerin (ABD, Rusya, İran, İsrail) kendi çıkarları için hareket ettiğini gösteriyor. Türkiye’nin müdahalesi bu oyunu bozduysa da, sahne tamamen kapanmadı. Esad hala ayakta, ama eski gücünde değil. Gerisi, sizin de dediğiniz gibi, algı savaşları ve yorum farkları.

İsrail Rusya’yı Bizim Karşımıza Dikecek?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.