Jerusalem Post, Suriye’nin artık Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası haline geldiğini ve bunun İran’ın Irak’taki etkisine benzediğini öne sürüyor. Türkiye’nin Suriye’deki boşluğu doldurmaya çalıştığı ve Erdoğan’ın liderliğindeki Sünni eksen ile İran’ın Şii ekseni arasındaki mücadelenin küresel bir boyut kazandığı belirtiliyor. Analiz, İsrail’in ABD ile yakın işbirliği yapması ve Türkiye’nin bölgesel hedeflerinin sadece Suriye ile sınırlı olmadığını vurgulayarak Kudüs’ü hedeflediğini iddia ediyor.
- Haberin Detayları

Suriye’deki rejimin çöküşü, İsrail’de alarm zillerini çaldırıyor. The Jerusalem Post’ta yer alan bir analiz, Suriye’nin artık “yükselen Osmanlı İmparatorluğu’nun ayrılmaz bir parçası” haline geldiğini öne sürüyor.
Türkiye, Suriye’deki boşluğu doldurmaya çalışıyor ve İran’ın Irak üzerindeki etkisine benzer bir etki yaratıyor. Bu gelişmeler, “radikal İslam ile modern dünya” arasındaki küresel mücadelenin bir parçası olarak görülüyor.
Türkiye, Şii eksene yönelik İsrail saldırılarının yarattığı boşluğu doldurmak istiyor. İran ve Türkiye liderliğindeki Sünni eksen arasındaki mücadele, İslami hilafet kurma çabalarını içeriyor. Bu rekabet, Batı’da radikal hücrelerin oluşumuna yol açıyor.
Erdoğan, askeri ve diplomatik alanda olduğu kadar enerji alanında da bir güç merkezi inşa etmeye çalışıyor. Türkiye, İran’ı devre dışı bırakacak alternatif bir enerji güzergahı oluşturmayı hedefliyor. Ancak İsrail-Suudi Arabistan-ABD işbirliği, Türkiye’nin planlarını bozabilir.
Türkiye’nin NATO üyeliği, İsrail için bir tehdit oluşturuyor. Türkiye’nin bölgesel hedefleri Suriye ile sınırlı değil ve Kudüs’ü İslami sembolizm açısından önemli görüyor. Erdoğan, Suriye’deki Sünni grupları destekleyerek ve PKK/PYD’nin özerklik taleplerini bastırarak bu hedefe ulaşmaya çalışıyor.
ABD, İran’ın yanı sıra Türkiye’nin Sünni eksenine karşı da dikkatli olmalı. Trump yönetiminin İran’a yönelik olası askeri müdahalesi durumunda, Türkiye ve Katar yakından takip edilmeli.



