1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. İMAMOĞLU’NU TUTUKLAYAN DEVLETTİR! | Servet hocaoğulları?

İMAMOĞLU’NU TUTUKLAYAN DEVLETTİR! | Servet hocaoğulları?

Politik ÜÇ-GEN: Muhalefet-İktidar ve DEVLET

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Politik ÜÇ-GEN: Muhalefet-İktidar ve DEVLET.

  • İmamoğlu operasyonunda “DEVLET” nerede?-
  • Devlet siyaset mi yapar; Operasyon mu?-

Bir yazıya sığmaz bu başlığı açmak. Ancak müzakereyi açmak için bir yazı detaylı izaha yeter.

Doğru soru şudur: Muhalefeti ve İktidarı nereden takip edebiliriz/ediyoruz? Cevap çok net: PARTİ

Partileri nereden takip edebiliriz? Tereddütsüz: PARTİ YANDAŞLARI ( Parti Genel Merkezi/Teşkilat – Yandaş Medyası- Yandaş STK’sı ve seçmeni)

Muhalefet partilerinin YANDAŞ ağı ile İktidarın YANDAŞ ağı hakkında detaylı takibi sağlayan bir imkan zenginliği de elimizde var: Dijital Mecralar…

Hepimiz Muhalefetin YANDAŞLARINI ( Teşkilat-Medya-STK-Seçmen taraflarını) çok net biliyoruz ve takipte zorlanmıyoruz. Aynı şekilde İktidarın da YANDAŞLARINI ( aynı bütün unsurlarıyla) biliyoruz ve takip ediyoruz.

Peki ya Devlet?!… Devleti nasıl takip edeceğiz ve DEVLET YANDAŞI unsurlar neler ki; biz onlara odaklanırsak Muhalefet ve İktidar ile karıştırmadan/ayrıştırarak izleyebiliriz?

Gelin beraber Devletin takip edileceği odak alanı ve DEVLET YANDAŞI unsurları birlikte hatırlayalım ve deşifre edelim.

***1) DEVLET “METİN” ile çalışır.

Yani hem muhalefetin hem iktidarın kamuoyuna sunduğu metinler veya liderlerin konuşma metninde kendini hissettirir ve buyruklarını ihsas ettirir.
Örneğin; Erdoğan’ın AK Partinin kapanma davası sonuçlanmak üzere iken; Basın toplantısında yaptığı konuşma metninin ana başlıkları ve alt cümleleri ile; Öcalan’ın çağrı metninde olan kodlar ve alt cümleler aynı içerikte ve söz vermede aynı idi. Detay için YouTube kanalımızdaki şuvideomuz izlenebilir.
https://youtu.be/41i-QPEqTWg

Özgür Özelin 31 Mart gecesinden sonraki ilk uzun açıklama metni de Devletin orada olduğu metindi. Meral Akşener’in altılı masadan kalktığında okuduğu metinde de devlet vardı.

İMAMOĞLU’nun en büyük handikapı bugüne kadar hiç bir METİN’de devlet yoktu!… Çünkü İmamoğlu’nun METİN alma adresi hala DEVLET DIŞI adresler. Bir ip ucu vereyim: Zaman Gazetesi genel yayın yönetmeni EKREM DUMANLI’nın Erdoğan’a muhalefet içerikli yazdığı ve Zaman gazetesinde yayınladığı Mektuplar var. O mektupların içeriğine bakın; Ve Ekrem Duman’lının tutuklanıp Savcı ve Hakim karşısındaki savunma biçimine bakın. İmamoğlu’nun Erdoğana seslenişi ile Savcı-Hakim karşısındaki tutum ve sözlerin birebir aynı olduğunu göreceksiniz.

Bu İmamoğlu’nun FETÖ iltisaklı olduğundan değil; METİN KAYNAĞI DEVLET DIŞI olmasından kaynaklanıyor…

O nedenle İmamoğlu’na yönelik operasyonda DEVLET AKTİF. Ancak “Ne yapacağız” merakını giderecek metni henüz göremiyoruz. Fakat metnin içinde olduğu zarfın üzerinde “GÖNDEREN” kısmında isim yoksa da; Pula dikkat edin! Pul’da Devlet Bahçeli’nin fotoğrafı var. Dikkat çekiyorum: METİN-ZARF demiyorum; Pul diyorum… Onun için hiç bir gelişme Sürpriz değil!…

***2) DEVLET “TAKİP” ile çalışır.

Ne demektir bu… Süreçlere asla müdahale etmez; Olgunlaştırır. Olgunlaştırmasından temel amaç SUÇLUYU CEZALANDIRMAK değildir! Suçluyu kendine hizmet ettirmesidir. Cezalandırma sürecini işe yaramayacağına inanırsa devreye alır. O nedenle “Cumhurbaşkanı olacağım!…” diyen veya bunu rüyasında gördüğünü söyleyeni devlet başından itibaren takibe takibe alır. Bir de İBB’nin muazzam bütçesini kendi kariyerine kullanma kurnazlığına girmiş olanı hepten takibe alır ve yıllarca hissettirmeden süreci olgunlaştırır. Sabırla; aylarca ve yıllarca.

İmamoğlu’na yönelik operasyonlarda Devletin takipçiliğini açıkça görüyoruz. Asıl soru şudur: Devletin takipçiliğini sadece soruşturma-kovuştıurma yani YARGI alanlarında mı görürüz. Hayır. O olgunlaştığını gösterir.

Asıl TAKİP işi DOSYA ile yapılır. Biligler, görüntüler, alış-verişler, gizli tanıklar, gönüllü ispiyoncularla dosya doldurulur. Ve dosyadan sorumlu mutlaka biri/leri dosya muhatabının etrafına yerleştirilir. İmamoğlu’nun etrafında ( en güvendiklerinden biri) Devletin dosya takibi için görevlendirdiği biridir.

Ayarca, yıllarca hissetmeye bilirisin. Zaten Erdoğan’ın 17-25 aralıkta gördüğü de tam da buydu. Dosyasını takip edenler bizzat kendi içinde/ekibiydi. o günden sonra zaten Erdoğan DEVLET tecrübesinin birinci ligine çıktı/çıkarıldı!…

***3) DEVLET “HALK” ile çalışır.

Devletin elindeki en büyük koz halktır. Ne yapacaksa kesinlikle halka yaptırır. Halkın ruhu tek şey hisseder bu süreçte: DEVLET beni göreve davet ediyor!… Peki devlet halkı nasıl etkinleştirir/kendine hizmet ettirir? İki yöntemi hep kullanır: “Bir Vatandaş Tipolojisi” seçer. Bir de “Sokak eylemeri/Yürüme bandı” kullanır.

Birincisinde bir vatandaş tipini/örneğini alır ve tüm halk bunu konuşur. Bu cinayete kurban gitmiş bir vatandaş örneği olabilir; kısa sürede zengin olmuş biri olabilir, veya varoştan liderliğe giden bir başarı öyküsü olabilir… Bu vatandaş tipi üzerinden halkın hafızasını yönlendirir; Bir bakmışsınız; iktidar değişmiş…

İkincisinde; Yani Sokak eylemleri ise devletin en rahat sonuç aldığı süreçlerdir ve tamamında devletin test ettiği gençler vardır.

Fakat burada/sokak olaylarında İKİZ ETKİSİ vardır. Yani o sokak eylemi devletin halkla çalışması mıdır; yoksa muhalefet ve iktidarın kendi paçasını kurtarmak için kullandığı gençlik aparatı mıdır? bunu netleştirmek lazım. İmamoğlu sürecinde çok net gördük/göreceğiz sokaktaki gençler halk değil. Gençlerin elindeki dövizlerde “Tayyip halk biziz!” dese de; aslında CHP’nin paçasını kurtarmak için kullandığı çocuklar. CHP yönetimin çocukları sokakta değil!…

Dolayısıyla; Türkiye’de bütün darbeler, reformalar ve büyük iktidar dönüşümlerinde halkın aldığı tüm pozisyonlar bir “Made in Devlet” örneğidir. En klas örneği 14-28 Mayıs 2023 seçimleridir.

( Hatırlayalım: 28 Şubat sürecinin çok büyük hasar vermesinin sebebi; Halkın yarısı başörtüsü karşıtı pozisyon aldı ve az kalsın sonuç alınacaktı….)

Oysa… İmamoğlu ısrarla “halk yanımda” diyor. Herkese parmak sallıyor. Terör ile ilgili tüm soruların muhatabının CHP genel merkezi olduğunu söyleyebiliyor…

Hayır. Halk İmamoğlu’nun yanında değil. Sadece CHP seçmeni var. Devlet karar vermeden halk birinin yanında durmaz. Özellikle “Terör” ve “Yolsuzluk” kafesine alınmış birine.

( Dikkat! Halk 17-25 Aralık operasyonu sırasında bile Erdoğan için sokağa inmedi!… Bekledi. Fakat Erdoğan’ın en zor günlerinde olan 15 Temmuz gecesinde Erdoğan’ın çağrısını beklemeden sokağa indi!… )

Dolayısıyla Devlet her zaman halkla çalışır. Fakat hak çoğu zaman kime çalıştığını bilmez;Fakat içinden “inşallah devlettir.” diye hüsnü zan eder.

***4) DEVLET DİĞER DEVLETLERLE ÇALIŞIR.

Devletlerin en çok zorlandığı tarafı budur. Çünkü devletin yarısı halka dönük yarısı küresel güç odağı devletlere dönüktür. Hem ülkede olup bitenleri izah etmek hem kendi yolu tamamlansın diye başka devletlerle iş birliği yapmak zorundadır. Devletlerin etkin, bağımsız ve güçlü olma yolundaki yavaşlığı, bağımlılığı işte bu alandaki süreçlerdir.

İmamoğlu’nun İBB başkanı olduğu günden beri Yabancı ülkelerin büyük elçileriyle irtibata geçmesi ve DEM ile ittifağı bu alanı kendi lehine kullanma çabasıydı. Oysa Devletin en asabını bozacak şey kendisinden izin almadan diğer devletlerle çalışmasıdır. Zaten FETÖ’nün onlarca yıl sabırla sinsice hareket etmesinin sebebi budur. FETÖ başı son dakikaya kadar bunu sakladı, Ne zaman ki “Devlet izin verdi!” deyip harekete geçti; Bir baktı ki izin veriyormuş gibi davranan bizzat devletmiş!…

SONUÇ OLARAK;
Şu hep merak edilir: PARTİ takibi gerçek hayatta/Şühud aleminde mümkün. Ortada insan var, örgüt var.. yandaş var….

“Devlet GAYB alanında mı ki; PARTİ gibi takip edemiyoruz!… “. Hatta bazı arkadaşların çok hoş tepkisi oluyor: “Devleti kutsamaylım; gaybileştirmeyelim! Sanki tanrısal özellikle var dış gibi; Hatta bir HAYALET gibi anlatmayalım!….”.

Oysa bu arkadaşlar şu gerçeği görmüyorlar: Devlet ne tanrısal bireydir; ne de gayBi. Gözümüzün önündedir. En az Parti kadar izi takip edilecek bir HALK AKLI!dır… Ancak onun izini süreceğin yeri bilmek gerekir. Bunun içinde uzman olmana gerek yok. Yapacağın tek bir hareket var: Muhalefetin ev İktidarın sana verdiği VR gözlüğü çıkaracaksın. Zaten VR gözlüğü çıkardığın anda ilk gözlerinin gördüğü Karartı devlettir.

Fakat Muhalefet ve İktidar gözlüğü olarak o politik VR gözlüğünü takmışsan, yıllarca bu gözlükle yatıp-kalkmışsan… Politik VR gözlükte görüşlerini artık gerçek hayat sanıyorsan… O zaman zaten Devleti görmen zor; takip etmen daha zor!…

Peki devlet vatandaşının “Politik VR Gözlük” takmasından memnun mu? Hemen cevap verelim. VR gözlüklerin üstündeki marka ismine bakmanız yeter.

İmamoğlu-CHP kurultayını politik VR gözlük olmadan; çıplak gözle izlemeyi deneyelim. İlk gördüğünüz karartı devletin slüetidir. Ancak bu süreci netleştirmek için yukarıdaki kodları bulmanız gerekir.

E, şimdi ne olacak?! sorusu VR gözlük takılı iken ki, dudak alışkanlığımızdır.

Değilse “olan nedir?” demek lazım. Bizim cevabımızı “VR gözlük olmadan” paylaşmıştık bu videoda: İlginize
https://studio.youtube.com/video/Hn6yQT6pYjs/edit

İMAMOĞLU’NU TUTUKLAYAN DEVLETTİR! | Servet hocaoğulları?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.