İç cephe, devletin bekası ve toplumsal birlik üzerine dikkat çeken analiz; Türkiye’nin tarihsel tecrübeleri üzerinden iç tehditlere odaklanıyor.
ANALİZ!
Biz bu rezilliğe hangi yollardan geldik, onlar ruhlarında taşlaşacak kadar kin büyütürken biz uyuyor muyduk?
Nasıl bir tezgahta doğmatik bir nefret dokumuşlar ki, ağzınızla kuş da tutsanız onların hırsızı dahi zihinlerinde kutsiyet tahtına yerleşmiş.
Erdoğan’ın yediği bir kase manda yoğurdunu dillerinde hulahop gibi sabah akşam çevirirken, hırsız benim hırsızım, çalar size ne mayhoşluğunda mankurtlaşmışlar.
Baktılar olmuyor, Devlete güvenmiyoruz deyip paralel illegal Devlet kurmuşlar.
Parti içinde paralel parti kurmuşlar.
Yetmemiş, çalıp çırpıp, bir havuzda toplayıp paralel ekonomi kurmuşlar!
Tespih tanesi gibi tek tek bunları infaz ipine dizmeden ne millete ibret olurlar ne de sürdürmekle yükümlü olduğumuz Devlete!
Acımayacak top yekün temizleyeceğiz, mankurt müridleri de elbet birgün duman dağılacak bu zehirli efsundan arınacaklardır.
Sabırla bu içeriden yapıyı dağıtmak zorundayız.
Unutmayalım bu topraklara Moğol’u geldi, Bizans’ı, İlhanlısı geldi.
İnglizi, Fransızı geldi ama bu topraklarda kurulan kadim 15 Türk Devleti de zinhar bu gelenlarden değil hep içeriden yıkıldı.
İç cephe vurgusu bu yüzden önemlidir. Dışarıdan kimse bizi yıkamaz, yıkılırsak 2500 yıl olduğu gibi yine içeriden yıkılırız.
Devlet önce kendi varlığını koruyacak ve içerideki bu hain beslemelerine nefes aldırmayacak.
Arkalarından ağlayıcılar elbet birgün yola gelir.
O ne der, bu ne der, Avrupa, batı ne der Faslı artık kapanmıştır.
İç cephe temizlenecek, başka yolu yok!
İnci Salar






















