Coni’nin oluşturduğu olanaklarla ŞİA genleşmesinin durdurulması, önce Hizbuseytan’ın, sonra Esed şeytanının başının ezilmeye başlaması son derece olumlu gelişmelerdir, Gazze katliamı son derece üzücü ama şer’den de hayr çıktı Hizbuseytan’ın destabilize edilmesi bunun en güzel örneğidir, zira bu Hizbuseytan öyle zannettiğiniz gibi İsrail’e karşı değil, Sünni Müslümanlara karşı kurulmuş bir terör örgütüdür, İsrail her daim onların bahanesi olmuştur, İsrail’i bahane ede ede İslam coğrafyalarını işgal ediyorlardı, Coni’de buna çanak tutuyor, alan açıyordu.
Nasıl alan açıyordu?
Sünni liderleri (Saddam, Kaddafi, Mursi v.b.leri) ortadan kaldıracak, IŞİD, DAES gibi kendi kurduğu sahte cihat örgütlerini bahane ederek Sünni nüfus üzerinde baskı, asimilasyon, sürgün, tecrid, katliamlar uygulanıyordu, düşünsenize son 40 yıldır sözde ABD – İran çekişmesi var, ama ne hikmetse 5 milyon belki daha fazla ölen Müslümanların neredeyse tamamı Sünni, göç ettirilen, evinden barkından ettirilenlerin tamamı Sünni, onların yerine ise ya PKK/PYD ya da Şiiler yerleştirildiler.
Ya sözde ABD İran çekişmesi var, ama realiteye baktığınızda tüm zulümler, katliamlar, sürgünler Sünnilere uygulanıyor ve Şiiler sürekli genleşme, yeni hakimiyet alanları ve topraklar kazanıyorlar.
Bugün itibariyle Şiî genleşmesi, Şiî çöküşüne yerini bırakmıştır, Hizbuseytan’dan sonra sıra Esed’de, daha sonra sıra Rafizi Molla rejimini yıkmaya gelecek, inşallah. Bu pislikler temizlendiğinde Jahuda diye bir devletin varlığı zaten kendiliğinden ortadan kalkacaktır, hepsi birbiriyle alakalı şeyler, iç içe geçmiş roller paylaşmış bâtinî yapılar bunlar.






















