İmamoğlu Mahkemede Ne Dedi?
-İmamoğlu Mahkemede “Demirtaş Cumhurbaşkanlığı seçiminde benim lehime çekilecektir!…” dedi mi?-
SÖZ EFSANE YALNIZ!…” Hakkında Kriminal Rapor –
Cezaevi Propagandası mı, Gerçeklik mi?
İmamoğlu her mahkemeye çıktığında şu cümleleri/anlamı/bağlamı/propagandayı yapıyor:
“Millet beni yeni Cumhurbaşkanı olarak ilan etti. Sadece sandık gününü bekliyor!… Erdoğan bunu hazmedemedi; Milleti de cezalandıramıyor! Beni içeri attı! İçeride durayım diye de; Kumpas düzenledi! O nedenle beni Cumhurbaşkanı ilan eden halkımız, hakkımdaki suçlamalara cevap vermemi değil; ülke meselelerinin çözümü konusunda benden açıklamalar bekliyor!… O nedenle mahkemelerde sorulara değil sorunlara cevap vereceğim!… TRT de canlı yayınlarsa inşallah; Milletimiz Türkiye’yi cezaevinden de yönete bildiğimi görüp rahatlayacak!…”.
Psikolojik Algı Operasyonu mu?
Şu soru akla gelebilir;
“Politik Şizofren mi?!” bu adam?
Değil! Suçlamalardan ceza almamak için “Deli” görüntüsünü böyle mi veriyor?
Kesinlikle değil!
Bir Strateji mi yürütüyor kendince?
Bir ihtimal ama uzak!…
E, O zaman bütün olup biten nedir?!
CHP’yi Kullanıyor mu, Kandırıyor mu?
“Bağımsız aday” olmayacağına göre; tabi ki ve de şimdilik “İçerideki CHP genel başkanı olarak” yapıyor, her ne yapıyorsa!
Özgür Özel vekaleten yürütüyor genel başkanlığı!…
Daha net cümle kuralım:
Cumhurbaşkanı olmak için CHP’yi kullanmıyor; CHP genel başkanı olmak için Cumhurbaşkanlık adaylığını istismar ediyor.
“Halkın cezaevindeki lideri!” pozları bir strateji olamaz çünkü. Çünkü bu kadar aşağılanmaya izin vermez Halk.
Fakat CHP örgütü ve seçmeninin önemli bir kısmı buna katlanır!… Çünkü çaresiz!…
Zaten İmamoğlu tutuklandığı günden beri meydanlara inen de CHP teşkilatı ve tabi “Erdoğan’a nefretim belli olsun!” diyenler!.
Asıl Sürpriz Demirtaş!
Fakat İmamoğlu için asıl sürpriz Demirtaş!
Oysa birlikte planlamışlardı her şeyi.
Birlikte Cumhurbaşkanı adayı olacaktı ikisi de;
Hatta bir ara İmamoğlu müjdeyi vermişti:
“Bir Türk olarak ben; bir Kürt olarak Demirtaş; İki güçlü Cumhurbaşkanı adayı olarak; hem demokratik yarış yapacağız hem de ülkeye barış getireceğiz!…”.
Strateji Sahnede, Ama Oyunu Kim Bozdu?
İşte bu bir stratejidir!…
Hem de Cumhur İttifakı bunu çok erken fark edip, tedbir almasaydı; bu strateji saat gibi sahada işleyecekti!…
Demirtaş Çıkacak mı? İmamoğlu Ne Olacak?
Peki…
Demirtaş cezaevinden çıkacak mı?
Çıkar!
İmamoğlu çıkar mı?
Yeni Stratejiye bağlı!…
Psiko-Cumhur Sendromu mu?
Fakat gelinen çok net aşama var:
Kendini “aday” bile değil; “Halkın sandık dışı seçtiği yeni lider!” ilan etmiş;
Sabah uyandığında kendisini Cumhurbaşkanı olarak yaşayan bir “Psiko-Cumhur” olarak gören İmamoğlu’na müjde yakında ulaşacak:
“Demirtaş çıkıyor efendim ve Cumhurbaşkanı adayı olarak demokratik yarış için sizi bekliyor!…”.
Çekilecek mi, Çekilmeyecek mi?
Demirtaş da cezaevinde bavulunu toplarken O’na soruluyor:
“Halkın seçtiği fakat cezaevinde tutuklu olan Cumhurbaşkanı İmamoğlu lehine çekilecek misiniz?
Veya İlk demecinizde İmamoğlu lehine çekildiğinizi ilan edecek misiniz?!…”.
Gerçeklik ve Kabus Arasında
Demirtaş bu soru karşısında kararsız kalıyor;
Bedenini zorluyor: Rüya mı değil mi! diye emin olmak istiyor!…
Biz buna “Kabustan çıkmak için; bedenini zorlamak!” diyoruz.
Geçmişteki Anlaşma Ne Diyor?
Sahi Demirtaş çekilecek mi?
Çünkü daha önce CHP ile (Tabi içeride iken de 2023 yılında) İmamoğlu ile geçmişte bir anlaşması vardı:
Erdoğan’ı başkan yaptırmayacaklardı!…
Geleceğin iki güçlü Cumhurbaşkanı adayı olarak centilmence yarışacak ve ülkeye barış getireceklerdi!
Cezaevi Ne Öğretir?
Demirtaş’ın İmamoğlu lehine çekileceğini düşünmüyorum.
Çünkü Demirtaş’ın cezaevi tecrübesi çok yüksek!
Ne der tarih:
“Sahte kahramanları cezaevi kendilerinin beklenen kahraman olduklarına inandırmaz!…
Onları terbiye ederek topluma katar!…”.
Cezaevi bir tek tarihin kahramanlarını ağırlarken onlara saygı duyar;
Kahraman olduklarını telkin etmez;
Sadece “Zamanın ruhu” gelip kapıyı açmadıkça; Onları salmaz!.
Öcalan’dan Tarihi Notlar
Ne diyordu terör başı Apo:
“Cezaevinden çıkmayı hiç düşünmedim.
Tarih beni lider diye ansın diye beklentim yok!
Sadece Türk milletinden ve Kürt milletinden tek talebim olur:
PKK kendini feshettikten sonra; Barışa hizmet etmemden ötürü beni “İhanet” ile iki taraf da suçlamasın!…”.
Mümkün mü?
Değil!
Çünkü Öcalan’a cezaevi tarihin şu veciz sözünü hatırlattı:
“Tarih masum insanları öldürenleri ‘kahraman’ diye anmaz!
Belki umutları çalınmış, kandırılmış bir kuşağın çocuklarına neden onunla birlikte olduklarını anlatırken ‘Efsaneleştirme’ fırsatı verir!…”.
Sahte Kahramanların Yeni Nesle Efsaneleştirilmesi
Yani sahte kahramanlar, bazen taraftarları tarafından yeni nesillere “Efsaneleştirerek” bir Kahraman gibi anılmalarını sağlayabilir!
Son Cümle
Ne diyelim.
“Yalan söyleyen tarih utansın!…”.
Pardon; Konumuz bu değildi;
Konu şuydu: Demirtaş İmamoğlu lehine çekilecek mi?





















